Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 14 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hilafete sağduyu


Doğru çağrılar yanlış adreslere yapıldıkça sorunlar yumağının çözülmesi daha güçleşiyor.
Doğru adreslere yapılsa sağduyu çağrılarının yaratacağı sinerji, sorunların çözülmesine yardımcı olacak.
Farkındasınız; sağduyu, itidal, barış çağrılarından geçilmiyor. Elbet bu çağrıların içeriğine karşı çıkmak güç.
Baştan alalım.
Kamuoyunda "aydınlar" olarak anılan 150 kişilik bir grup dağdaki PKK militanlarına silahları bırakma çağrısı yapmıştı. Silah bırakma istemi elbet doğru, ama adres yanlış. Dağdaki militan kendi başına silah bırakma iradesine sahip mi?
Asıl adres ABD'nin Bush'lu yönetimi. Çünkü Kuzey Irak'ta PKK'yı koruyan, besleyen o.
Çağrı, dağdaki militana "silahı bırak" çağrısı değil, Beyaz Saray'a, Pentagon'a yönelik "silah vermeme" çağrısı olmalıydı.
PKK'yı etkisizleştirme girişimleri, ABD'ye yöneltilseydi, bu yolda bir "ortak inisiyatif" oluşturulabilseydi sonuç verebilecek bir umut doğabilirdi.
Oysa o çağrı yeni sorunlara kapı açtı.
Sonrasında Başbakan Erdoğan'ın "Kürt sorunu benim sorunumdur" sözü üzerine doğan Türk-Kürt çatışması belirtilerine karşılık, asıl sağduyu çağrısı şuna buna değil, o sözü söyleyen Başbakan'a yapılmalıydı.
Dahası var.
Biliyorsunuz, "Hilafeti getirinceye kadar cihat" çağrısı yapanlar, kendilerine dokunulmadığını görünce, bu kez Başbakan'ın bir gösteri halinde namaz kıldığı caminin önünde "Hilafeti getirinceye kadar cihat" çağrısını yenileme cüretini gösterdiler. (TDK cihadı "din uğruna yapılan savaş" diye tanımlıyor)
Ve Başbakan bu gösteriyi olağanmış gibi karşıladı, önemsemedi. Sanki halifeliği benimsiyordu. Bir gün "Halife sorunu benim sorunumdur" derse şaşmayız.
Bu olup bitenlerden sonra, hilafetçileri kimlerin kışkırttığını düşünürsünüz?
TV'de gördük: Pazar günü Kadıköy'de 12 Eylül'ü protesto gösterisinde iki polisin yerde sürüklediği bir gence üçüncü bir polisin arkadan gelip hınçla tekme atışını da bu tabloya ekleyiniz.
Polis bu çifte standart cesaretini kimden alıyor?
Elbet İçişleri Bakanı'ndan, elbet Başbakan'dan.
Bunun üzerine kalkıp da "Aman bu hilafetçilere karşı provokasyona gelmeyin, sağduyulu davranın" çağrısını cumhuriyetçilere mi yöneltmek gerekir? Yoksa Tayyip Erdoğan'a mı?

Bir şiir
Dizelerimiz Mehmet Kıyat'ın son kitabı "Kimsenin Umurunda Değil"den (doku yayınları, 2005):
"Bana mısın demiyor eli kanlı zangoç / Gülüşü yapmacık / usu kendi dümeninde / Çekilip küçük bir kıyıya / vurdumduymaz / Evrenin ölümüne tören hazırlamış // Yüreğinden geçmemiş / yaşam umurunda değil"

ngureli@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ben sola oy vereceğim!
ALMANYA'DA yaşayan Müslüman Türkler, eskiden ...
Çetin ALTAN
Nar ağaçları, Şirince, İzmirli dostlar...
Minicik bol yeşil yapraklı nar ağaçları ve sı...
Melih AŞIK
Yetersizlik nerede?
Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere t...
Fikret BİLA
Çiçek'in Roj TV girişimi
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Avrupa Birliği Ada...
Hasan CEMAL
Tank sesiyle uyanmak (2)
12 Eylül 'istikrar' adına yola çıktı. Hem siy...
Güneri CIVAOĞLU
Suikast
Daha yarım saat önce iki kurşun sıkmış bir su...
Hurşit GÜNEŞ
Tüpraş'a 8 milyar dolar çok mu?
Önceki akşam kıran kırana geçen ihalede Shell...
Nail GÜRELİ
Hilafete sağduyu
Doğru çağrılar yanlış adreslere yapıldıkça so...
Sami KOHEN
Bölgesel rol fırsatı
İsrail'in Gazze Şeridi'nden yerleşimcilerin a...
Hasan PULUR
"Bu kadar kitabı olan adamı burada tutmazlar!"
"İZMİR Karşıyaka'dan Dünya'ya..."
Meral TAMER
Hasan Subaşı: Şirketlerin istikbali satın alınır
TÜPRAŞ'ın yabancılara değil de Koç Topluluğu'...
Güngör URAS
'Gitanes' Fransa'da battı, İzmir'den çıkıyor
'Gitanes' Fransa'da batıyor ama, İzmir'den çı...
M. Ali BİRAND
AB, Rumları mı Türkiye'yi mi satacak?
Sizlere sık sık Brüksel'deki havayı yansıtmay...

© 2005 Milliyet