|
Hasan Subaşı: Şirketlerin istikbali satın alınır
Levent Erden: "Yabancılarla ortaklık bizim yöneticilere; ortak karar vermeyi, güç birliğinin yararlarını öğretecek"
TÜPRAŞ'ın yabancılara değil de Koç Topluluğu'na gitmesi, Türkiye'nin kaynak yetersizliği nedeniyle yabancı sermayeye şiddetle ihtiyaç duyduğunu düşünenleri bile sevindirdi. Bu durumda Erdemir'in de bir Türk grubu tarafından satın alınacağı kesinleşmiş gibi...
Bırakın Fransızlar'ı, Amerikalılar bile geçenlerde Çinli yatırımcıların Chevron'la birleşen Unocal'ı satın alma girişimini, Kongre kararıyla durdurduklarına göre, burada yükselen duygusal sesleri yadırgamamak lazım.
Ekonomide yeni sezon açılışında aktörlerin ne düşündüğüyle ilgili olarak 3 gündür sürdürdüğüm soruşturmayı, bugün 2 uzman görüşüyle noktalıyoruz. Önce Kalder Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Subaşı'nın görüşleri:
KOMİK BULUYORUM: Hep komiğime gidiyor. Unicredito Koçbank'a ya da General Electric Garanti Bankası'na ortak olunca herkes seviniyor, bir yabancı kuruluş Ereğli'yi almak isteyince üzülüyor. Küreselleşmeyi, serbest ekonomiyi kabul ettikten sonra bunların somutlarına itiraz etmek de beni şaşırtıyor. İSTİKBAL SATIN ALINIR: Şirket el değiştirmelerinde istikbal satın alınır. Önemli olan kuruluşun bugünkü veya dünkü değeri değil, yarınki değeridir. Türkiye'nin AB'ye yaklaşması, tek parti iktidarı, ekonomide istikrar ve öngörülebilirlik... Bizim bir de üretim bazında ucuz işçiliğe rağmen kaliteli üretim gibi bir avantajımız var. Bir ucuz ülkeler var, bir de pahalılar var. Avrupa'ya yakınlığı açısından baktığınızda Türkiye, kalite - fiyat dengesi en iyi olanlardan biri. ÇİN DEMODE OLUYOR: Herkesin bildiği sır, sır olmaktan çıkıyor. Çin ve Hindistan, artık gereğinden fazla değerlendi. Türkiye'de ise hâlâ ortaya çıkmamış bir potansiyel var. Değerli YTL'yi de hesaba kattığımızda, dolar ya da euroda bugün Türkiye'den daha çok getiri sağlayabilecek, göreceli olarak dengeleri oturmuş bir başka pazar yok.ELEKTRONİK VE BEYAZ EŞYA: Türkiye, gümrük duvarlarını indirdiği halde yıllarca ekonomik ve siyasi koruma duvarları altındaydı. Yabancı rekabetini, asıl şimdi görecek bizim şirketler. Elektronikte Vestel ve Beko, beyaz eşyada Arçelik hâlâ ciddi bir dış rekabetle karşı karşıya değiller. Hâlâ korumalar var, ama sıra elektronik ve beyaz eşayaya da gelecek.
Ve son söz, Bilgi Üniversitesi MBA öğretim üyelerinden Levent Erden'in:
YABANCILAR NEDEN GEREKLİ: Operasyonel olarak para kazanmayı, kâr etmeyi bilmeyen birkaç jenerasyon yönetiyor şu anda bütün şirketleri. İster 5, ister 25 yıllık yönetici olsun, fark etmiyor. Yüksek enflasyon nedeniyle sadece finansal odaklı bir 30 yıl geçirdik. Bizim yerli firmalarda ortak davranma kültürü çok az olduğu için yabancıya satmak, bir tür emeklilik ve işin içinden kolay çıkış yolu oluyor. Yabancılarla ortaklık sayesinde, güç birlikleri kurmaya, ortak karar vermeye, birlikte yaşamaya da alışmış olacaklar. SIRA DAĞITIMA DA GELECEK: Üretimde görmeye başladığımız işbirlikleri, aslında dağıtım için de çok gerekli, ama hâlâ kimse yanaşmıyor. Burada büyük israf var. Hizmetin dağıtımında da, ürünün dağıtımında da yabancılarla işbirliklerine gidilecek, başarılı know-how'lardan yararlanılacak.BİZDE HERKESİN HAYALİ EV SAHİBİ OLMAKTIR: 2001 krizinden sonra ertelenmiş ihtiyaçlar, devreye giren tüketici kredileri ve kredi kartında taksit uygulamasıyla imkânların da üzerinde karşılanmaya çalışıldı. Ve sonunda pazarın çekiş gücü azaldı. Türkiye'de herkesin hayali ev sahibi olmaktır. "Kim 500 milyar ister?" yarışma programını 3 sene tarattım. 16 milyar kazanan otomobil, 50 - 60 milyar kazanan mutlaka ev alacağını söylüyordu. İnşaat sektörünün canlanması, bireysel bazda ve mikro markette durgunluğu daha da körükler.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|