|
 |
|
|
Erkeğin dengesini bozma oyunu!
Size aşık olmasını istediğiniz erkeğin ritmini bozmak, aşka giden en kısa yoldur!
www.ilhanuckan.com Faks: (0212) 505 63 88
Haydi 2'de 1 oynayalım. Bir erkek sizi telefonla aradığında telefonu bir açın, ikinci aradığında açmayın: Size ulaşması öyle kolay olmamalı, değil mi? Bir davetini kabul edin, sonrakini "üşendiğiniz için" geri çevirin. "Şimdi kalkıp ta oralara gelemem ki, üşeniyorum" deyin mesela: Basit bir gerekçeyle teklifini geri çevirmeniz çok daha etkili. Boş yere düzgün bahaneler aranmayın yani.
Aradığında telefonunu açmadınız ya, sonraki aramasında açtığınızda ise son derece sıcak davranın. Onu şaşırtın, sizi "tahmin" edemesin! Ya da bir görüşüp bir görüşmediniz ya, işte görüştüğünüzde de onu istediğiniz kadar aşkınızla şımartabilirsiniz: Bana yazdığınız mektuplarda, aşık olduğunda sevgilisinin üstüne fazla düştüğü için elinden kaçırdığını söyleyenleriniz bu bölüme özellikle dikkat etsinler. Böylece ilgilerini dengelemiş ve üste çıkmış olacaklar.
Tabii devamı var; şimdi siz böyle iki telefondan birini açıp birini açmadınız, bir davetini kabul edip diğerinde ortadan kayboldunuz ya, oyuna getirdiğiniz kişi öğrenecek elbette bu ritmi. O yüzden sonra dozu yükseltmek ve üç aramadan ikisini açmayıp birini açmak ve iki teklifini geri çevirip birini kabul etmek lazım. Arada şaşırtıp korkutmak ve düzenli bir ritim yokmuş hissi yaratmak için "aksak adım" niyetine üç aramaya cevap vermeyip birine cevap vermeyi unutmayın. Kaos taktiği...
İşte denge kolayca ve lehinize bozuldu.
Formül budur: 2'de 1! Bir öyle, bir böyle! İki öyle bir böyle...
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Maksat erkeği kendi ritminize uydurmak ve onda yarattığınız dengesizliği kontrol edebilmek.
Bilirsiniz, erkeklerin kadınlar gibi zikzak ritmi yok. O yüzden de kendilerini en çok hırpalayan, yani dengelerini en fazla bozan kadınlara aşık olurlar. Şaşmaz! Diğerlerini severler, bağlanırlar ama aslında aşık olmazlar.
Erkeklerin dengelerini bozan kadına aşık olmalarının sebebi, farkında olmadan bir yarışa girmiş duygusuna kapılmaları ve olan bitenin mantıklı açıklamasını bir türlü yapamadıkları için kendilerini eğlenceli birer ava dönüştürmeleri... Av partisi yoksa, aşk nasıl sürsün? Sürek avı...
Birçok kız arkadaşım sevgilileri için kolay ulaşılabilir olmaktan şikayetçiler. Bu bir erkeğe tâbi olmak demek. Hemen bu durumu bozmanız ve alıştığı ilgiyi tekrar kazanmak için ona peşinizde koşmayı öğretmeniz gerekiyor. Yoksa bu uslu halinizi kim ne yapsın?
Aşk ne eğlenceli bir oyun değil mi?
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Hülya Avşar'ın bir "boşanacak" bir "vazgeçti" diye haberleri çıkıp duruyor ya, işte şimdi de "boşanıyormuş" haberlerinin zamanı. Bütün boşanma haberlerini üzülerek okuduğumu söylemem lazım... Ben "boşanmaktan vazgeçti" haberlerini bekliyorum şimdi... Bir öyle bir böyle işte...
İyi oyunlar herkese...
Öptüm sizi
Mehmet Ali Erbil karıcığının kıskançlıklarından bunalmış efendim. Hatta yakın çevresine daha fazla dayanamayacağını, boşanmayı bile düşündüğünü söylüyormuş... Bak şimdi! "Bir kadını çapkınlıklarınıza göz yumması için nasıl eğitirsiniz?" başlıklı bir seminer konusu sanki... "Güzelim sakın beni dar alanlara kapatma, kaçarım sonra ha!" tehdidiyle rahata erme dersleri... Bir kadının böyle durumda söyleyeceği tek laf "Yolcu yolunda gerek" olmalıdır elbette. Tek hamlede erkeğin oyunu bozulur. Öpelim de küçük oyunlara gelmeyelim...
"Telefonu açmayarak erkeği aşık etme" dersi:
1)- Konuşma: Sevgilinizin her telefonununu heyecanla açmayın. Arada "A, seni aramıştım ama telefonu açmadın" derse, fazla önemsemeden "Hımm, öyle mi?" deyin dalgın dalgın. Açıklama yapmayın.
2)- Hal ve hareketler: Önemli olan onun aramalarına sebepsiz yere cevap vermiyor olmanız. O yüzden "Üstünde durulacak bir şey yok" der gibi sağa sola bakıp lafı çevirin, bir mağazanın vitrininde gördüğünüz saçma bir şeyden konuşarak devam edin mesela...
3)- Sonuç: O telefonu neden açmadığınızı ve bunu önemsemediğinizi düşünüp kafası karışırken, fazla mesaiye başlayan paranoyası tüm dikkatini size yoğunlaştırmasına neden olacaktır. Bu, sizin onda yaratmaya çalıştığınız zikzak ruh halinin etkisine girmesini sağlayacaktır. Zaten ritmi bir kere şaştı mı, erkeğin size aşık olması an meselesidir... İpler elinizde artık! Canınız çektiğince oynayın...
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
26 yaşındayım, iki ay önce nişanlandım ama nişanlımı değil evli bir adamı seviyorum. Çocukları ve çevresi yüzünden boşanamıyor. Bulunduğum şehirde tanınmış bir işadamı kendisi. Bundan 2,5 sene önce üç aylık bir beraberliğimiz oldu, cinsellik hiç olmadı, sadece öpüştük. Benim de ona ilgim vardı ve evli olduğunu bile bile kabul ettim. Ama bana "boşanacağım, ayrılacağım, mutsuzum, sevmiyorum, bana yetmiyor" gibisinden laflar ediyordu. Sonra bir gün damdan düşer gibi "senden ayrılacağım" dedi. Ayrıldık ve bir sene hiç görüşmedik. Sonra bir telefonla her şey tekrar başladı. Halen ara sıra görüşüyoruz. Biliyorum seviyor, ben de seviyorum ama yapacak bir şey yok. Ben de ondan intikam almak için evlenme kararı aldım. Şu an iki aylık nişanlıyım, yaklaşık 10 ay sonra düğünüm olacak, bunu o da biliyor, çok zor kabul etti. Benim inandığım bir gerçek var ki, bizi kader bir gün bir araya getirecek ve biz beraber olacağız. Şu an için asıl mevzu evliliğimde mutlu olabilir miyim? Onu özler miyim? Kafam karmakarışık. Ne yapacağımı bilmiyorum. Lütfen bana yol gösterin.
N. K.
* * *
Yani ne diyeyim ki, klasik evli ve çapkın adam tuzağına düşmüşsünüz. İntikam almak için nişanlanmak da ne demek? Nişanlınız ötekinden intikam almanıza neden hizmet etsin ki? Adam zaten kendi evli. Hayatınızı rezil edersiniz, olan hem size hem de zavallı müstakbel kocanıza olur. Böyle bir durumda kimseye yazık etmeden bitirin bu nişanlılığı ve aklınızı bir an önce toparlayın. Sizin evli adamcığınız boşanamıyorsa ümidinizi boş yere kadere bağlamayın. Uyanın yani! Kader bahane,
suç hepten sizde!
Sevgiliniz onu aradığınızda telefonunu açmıyor mu?
Bir kızın telefonunuzu yanıtsız bırakmasının yüzlerce nedeni sayılabilir. Ama en önemlileri; sizi peşinden koşturmak istemesi, o sırada nerede olduğunu bilmenizi istememesi, size herhangi önemli ya da önemsiz bir nedenle küsmüş olması, hatta sizi aldatıyor olması olabilir. Aradığınız kişiye ulaşamamanız paranoya yaratıyor değil mi? Peki o zaman siz de sevgiliniz sizi arayana kadar bir daha aramayın. İşte o zaman her şey düzeliverir.
|
|
|

|