|
 |
|
|
Mardin'in hayat çöreği
Rehber olarak gittiği Mardin'e yerleşen Ebru Baybara Demir'in açtığı Cercis Murat Konağı'nda yöresel yemekleri tadabilirsiniz. Demir aynı zamanda Türk, Kürt, Arap ve Süryani mutfaklarını araştırmak için bir de atölye kurmuş
Hasankeyf'in ortasından geçen nehrin kıyısına yazlık çardaklar dizilmiş... Yaz ayında azalan suyun içine direkler çakılmış. O direklerin üzerine dört karyola büyüklüğünde ahşap tahtlar kurulmuş. Tahtların altı kilim döşeli. Dört yanı ahşap parmaklıkla çevrili. Parmaklıklara kilim yastıklar dayanmış. Çardakta oturanlar güneşten rahatsız olmasın diyerek sazdan tavanlar yapılmış.
Merdiven ile tahta tırmanıyorsunuz. Ayakkabınızı çıkararak bağdaş kurup oturuyorsunuz. Nehrin kıyısında ben diyeyim 30, siz deyiniz 70 çardak yan yana duruyor.
A&B İletişim Grubu'nun becerikli yöneticisi Sibel Asna, "Size sürprizim var. Yemeği burada yiyeceksiniz" dedi.
Ebru Baybara Demir'i o yemekte tanıdık. 29 yaşında genç, güzel bir hanım. Rehber olarak gittiği Mardin'e âşık olmuş. Oraya yerleşmiş. Lokanta açmış. İşini büyütmüş. Sibel Asna'nın daveti üzerine çalışanlarını almış, gelmiş. Nehrin kıyısında misafir ağırlıyor. Hasankeyfli kadınlar sacda börek pişiriyor. Kızartma ve haşlama içli köfteler hazırlamışlar. Buz gibi ayran... Nefis bir öğle yemeği yedik. Batman Valisi Haluk İmga ve Hasankeyf'in genç ve zarif kadın Kaymakamı Huriye Küpeli ile kahve içtik. Sohbet ettik.
Garanti Bankası'nın 2002'den bu yana düzenlediği Anadolu Sohbetleri toplantılarının 28'incisi Mardin'de yapıldı. Toplantının ev sahibi Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, toplantının konuşmacılarını, Mardin'de Cercis Murat Konağı'na davet etti. Ebru Baydara Demir'in lokantaya dönüştürdüğü konakta yukarıya bakıyorsunuz Mardin Kalesi, aşağıya bakıyorsunuz Mardin Ovası.
38 çeşit organik ürün var
Demir; Türk, Kürt, Arap, Süryani mutfaklarını araştırmak için bir mutfak atölyesi kurmuş. Yöre kadınlarına organik üretim imkânı sağlıyor. Kadınların ürettiği 38 çeşit ürün hem lokantada kullanılıyor hem de satılıyor.
Cercis Murat Konağı'nda Süryani içli köftesi, kuzu dolması, peynir helvası yedik. Servis personeli, Mardin yemeklerini tanıtmak için çırpındı.
Kültürlerarası âdet transferi
Lokanta sahibesi Ebru Baydara Demir'in ikram ettiği hayat çöreğini (kiliçeyi) mahalli âdetlere uygun biçimde ortadan kırıp paylaştık.
Mardin'de Cercis Murat Konağı benzeri bir başka konak da Erdoba Konağı. Burada da hem Mardin yemekleri yenilen bir lokanta var hem de az sayıdaki odalarında konaklama imkânı...
Mardin'de, yüzyıllardır bir arada yaşayan etnik gruplar, geçmiş medeniyetler, inançlar, gelenek, görenek, örf ve âdetler çerçevesinde oluşmuş ortak bir yaşam kültürü mevcut. Âdetler, görenekler birbirinden etkilenmiş. Müslüman olanlar ve olmayanlar birbirlerinin adetlerini benimsemiş. İşte bir adı da "hayat çörekleri" olan "kiliçe" böyle bir ortak kültürün güzelliklerinden.
Şeker, tuz, mahlep, zencefil, tarçın ve daha başka baharatlar ile hazırlanan, Ramazan pidesinin daha kalını şeklinde bir çörek olan kiliçe, hayatı ve hayatın her tadını temsil ediyor.
Kiliçenin lezzeti kadar verdiği mesaj da çok anlamlı. Bir Hıristiyan geleneği olarak mutfaklara giren kiliçe, sonraları Mardin'de hemen her kültürde kendisine yer bulmuş, hayata dair kutlanan her törende özenle pişirilip konuklara sunulur olmuş.
Hayatlarını birleştirme kararı alan, aynı yastığa baş koymaya niyetlenen çiftler, nikâhları kıyıldıktan sonra kendilerine ikram edilen "hayat çöreği"ni kırarlarmış. "Hayat çöreği"ni, yani "kiliçe"yi birlikte kıran yeni evliler, gelecek günlerindeki ortak hayatlarını acısıyla tatlısıyla paylaşmaya yemin ederlermiş.
Kiliçe yalnız gelin güvey tarafından kırılmazmış. Nikâh törenine katılan kız ve erkek tarafları da bir araya gelip "iyi bir başlangıç"a şahitlik ettikleri için sunulan kiliçeleri kırarlarmış. Hayata dair verdiği en anlamlı mesaj "iyi başlangıçlar"ı ifade etmesiymiş. Güneydoğu'yu, Mardin'i ilk kez görmeye gelen tüm misafirlere de "iyi başlangıçlar" adına bu çörekten ikram edilirmiş.
Rıdo'da sadece kebap ve köfte
Mardin'in ana caddesi üzerinde bulunan Kebapçı Rıdo'nun şiş köftesi gerçekten nefis. Rıdvan Öztürk'ün kebapçı dükkânında sadece şiş kebap ve şiş köfte var. Tatlı bile yok. Ama kebabı da köftesi de pek lezzetli.
Mardin'in biraz ötesinde Midyat'ta da eski eserler onarılarak lokanta olarak kullanılmaya başlanmış. Çok sayıda eski konağın da otel olarak kullanılmak üzere onarılmasına çalışılıyor.
Midyat'ta Gelüşke Hanı'nı lokantaya dönüştüren Veli Güneş, avlunun ortasındaki çeşmenin yanında güzel bir masa düzenledi. Kömür ateşinde et ızgara hazırladı. Buğday ile hazırlanan soğuk yoğurt çorbası pek nefisti.
|
|
|

|