Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 15 Eylül 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baykal: Erdoğan milletin kafasını karıştırıyor


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD yolunda, "Baykal, İmralı'dan bilgi alabiliyoruz ama hükümetten alamıyoruz" dediğini aktaran gazetecilere, "Demek ki İmralı ile irtibatları çok sağlam" şeklinde yanıt vermesini CHP lideri tepkiyle karşıladı.
CHP lideri Baykal, dünkü görüşmemizde, Başbakan'ın sözlerini şöyle değerlendirdi:

'Yakıştıramadım'
"Bir kere Başbakan'ın üslubunu ciddiyetsiz, laubali bulduğumu söylemeliyim. Bu konu, bu ciddiyetsizlikte ele alınacak bir konu değildir. Ben, son günlerde artış gösteren olayların ayrılıkçı terör olduğunu, bu terörün arkasında ayrılıkçı siyaset projesinin yattığını, bunu İmralı'nın (Abdullah Öcalan'ı kastediyor) bile söylediğini ama hükümetin söylemediğini ifade ettim. Bu önemli bir tespittir. Ama Başbakan, böyle bir konuya, -demek ki Baykal'ın İmralı'yla irtibatı çok sağlammış- diyerek hafif, ciddiyetsiz bir yanıt verebiliyor. Belki bu üslup Tayyip Erdoğan'a yakışıyor ama Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na yakışmıyor."

'Kafa karışıklığı'
Baykal, Erdoğan'ın terör ve terörün arkasında siyasi proje konusunda kafa karışıklığı içinde olduğunu, terör örgütü liderinin cezaevinden örgütü yönetmesini demokrasi sayabildiğini, daha sonra bu sözlerini yalanlamaya çalıştığını ancak bunu da tam olarak başaramadığını belirtti. Baykal, Erdoğan'a dönük eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"Belli ki Erdoğan'ın kafası karışık, zihni bulanık. Türkiye'nin geleceği açısından yaşamsal önem taşıyan ayrılıkçı terör ve arkasındaki siyasi proje konusunda kendi kafasının karışıklığı bir yana tutarsız açıklamalarıyla milletin de kafasını karıştırıyor. Bu sorumsuz bir tutumdur. Talabani, Erdoğan'a nasıl oluyor da terör örgütü lideri cezaevinden talimat verebiliyor, diye sorduğunu ve Başbakan'ın bu soruyu (demokrasi) diye yanıtladığını açıkladı. Durumun vahametine sonradan varan Başbakan, bir Başbakanlık görevlisine açıklama yaptırdı, bu sözlerini, Talabani'yi yalanlamaya çalıştı. Ama onu da tam başaramadı. Çünkü, (Kayıtlarımızda böyle bir ifadeye rastlanmadı, Başbakan böyle bir görüşme hatırlamıyor) gibi hiç de inandırıcı olmayan bir açıklama yapıldı. Talabani'yle 2003'te görüştüğü ve zabıtlarda bu sözlere rastlanmadığı belirtildi. Ama 2004'te bir konuşması daha var. Ayrıca böyle vahim bir söz Talabani tarafından söyleniyorsa, bu açıklama çok daha net ve kesin olmalıydı. Böyle bir söz söylemedim, söylemem de demeliydi."

'Zarar vermesin yeter'
Baykal'a, Erdoğan'ın ABD seyahatinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken, "Sayın Baykal'dan terörün önlenmesine yönelik bir teklif şu ana kadar duymadım. Varsa söylesin. Sadece olaylar üzerine konuşan bir yaklaşımları var" dediğini anımsatarak, yanıtını sorduğumda şu karşılığı verdi:
"Başbakan, izlediği hatalı politikalarla Türkiye'ye zarar veriyor. Zarar vermeyi kessin yeter. Biz önerilerimizi söylüyoruz. Bu amaçla TBMM'yi de yarın (bugün) olağanüstü toplantıya çağırıyoruz, genel görüşme istiyoruz. Başbakan bunu dahi ciddiye almıyor. Hata yapmasınlar, çözüm daha kolay ortaya çıkar. Milletin kafasını karıştırmayı bıraksınlar. Kuzey Irak'a bir daha girmeyeceğiz diye birkaç milyar dolar kredi için söz verip anlaşma imzalamasınlar. Diyarbakır'da başka, Söğüt'te başka konuşarak halkı kandıracaklarını sanmasınlar. Böyle yaşamsal bir konuda tutarsızlığı bıraksınlar. Güvenlik önlemlerini doğru dürüst alsınlar. Güvenlik güçlerinin mücadelesini sekteye uğratmasınlar. Yasa gerekiyor mu, gerekmiyor mu artık karar versinler."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkler, Kürtler ve manyaklar
BUGÜN size iki yayından bahsedeceğim. Önce,"T...
Çetin ALTAN
"Sol" kavramı cacıklaştığında, "değişim"in çarkları affetmez...
Fenerbahçe-Milan gibi gece maçları saat 24'e ...
Melih AŞIK
Şimdiden kutlarız!
Tayyip Erdoğan, bugünlerde yine Amerika'da......
Fikret BİLA
Baykal: Erdoğan milletin kafasını karıştırıyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD yolunda...
Hasan CEMAL
Tank sesiyle uyanmak!(3)
Bir sabah vakti yine tank sesiyle uyanır mıyı...
Yılmaz ÇETİNER
Beleş maaşlı çöpçü kadroları ne oldu?
Geçmiş siyasi iktidarların dönemlerinde, İsta...
Güneri CIVAOĞLU
Anayasa'ya estetik
Anayasa'yı "parçalı bohça" zihniyetiyle bir k...
Can DÜNDAR
Tan baskını
Cumartesi "Bay Provokatör" başlıklı yazımda 6...
Hurşit GÜNEŞ
Mortgage ile emlak fiyatları uçar mı?
Emlak fiyatları 2001 mali krizinde dolar bazı...
Doğan HEPER
Halkın kızgınlığı yok mu?
İçinde bulunduğumuz eylül ayı belalı ay. 6-7 ...
Semih İDİZ
Fransa'ya fazla güvenen Rumlara hüsran
Rumların AB'de oynamaya çalıştıkları temel oy...
Hasan PULUR
Kuş yumurtası üretmek, yumurtaya taş vurmak...
"KUŞ yumurtası üretmek" diye bir deyim duydun...
Derya SAZAK
Umudumuz Schröder
Almanya'da pazar günkü seçime doğru, anketler...
Meral TAMER
İstanbullular sanattan yorgun düşecek
Dünyanın en muhteşem kenti İstanbul'da bu yıl...
Yaman TÖRÜNER
Özelleştirme soruları
Özelleştirme konusunda kendimize sormamız ger...
Güngör URAS
Koç, Tüpraş'ı coşturmak, koşturmak zorunda
Koç, 4 milyar 140 milyon dolar ödeyerek Tüpra...
Serpil YILMAZ
Cıngıllıoğlu gayrimenkul sektörüne yöneliyor...
Geçtiğimiz gün, kendi içinde "büyük", Türkiye...
M. Ali BİRAND
Bu iş bizi bozmaz
Bu yazıyı belirli bir çekinceyle yazıyorum. Z...

© 2005 Milliyet