Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 15 Eylül 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Anayasa'ya estetik


Anayasa'yı "parçalı bohça" zihniyetiyle bir kez daha değiştirecek çalışma tamamlanmış.
Anayasa "estetik cerrahi" ile güzelleştirilen kadın değildir. Burnunu düzelt... Yüzünü, gerdanını botoksla... Gözlerine lens tak... Göğüsleri silikonla... Belindeki yağları aldır... Butlarındaki silikonları yok et...
Böylece, estetik cerrahın göz zevkine ve el marifetine ataşlanmış bir "görüntü" yaratılır ama "kişilik", "ruh" ve "karakter" değil.
Anayasa ise, kişiliği, karakteri, ruhu olan bir bütündür.
Kendini cerrah gibi hisseden iktidar liderlerinin keyfine ve iktidar partisinin kısa vadeli çıkarlarına göre estetik ameliyatlar dizisinin "kurban bedeni" olamaz.
Ortaya bir hukuk garibesi çıkabilir.
Anayasaların önemli iki özelliği vardır...
Devletin, ulusun ve sistemin "temel yasaları" oldukları için...
1- Ulusal ittifak ve uzlaşmanın ürünüdürler. O nedenle referanduma da sunulurlar.
2- Değiştirilmeleri çok zor kurallara bağlanmıştır.
....................
Bu Anayasa, bir ihtilal döneminin anayasasıdır. Militer izler taşıyor. "Sivilleştirmek" ve "AB'ye uyum" gerekçelerine sığınılarak iktidarlar tarafından estetik cerrahi müdahaleler de geçirdi. Görüntüsü değişti.
Taslak, iskeleti de tahrip edecek gibi görünüyor. Üstelik... Anayasa'ya girmiş bulunan bazı evrensel hukuk değerleri bile yok olmak tehlikesiyle karşı karşıya... Bugünkü iktidarın çıkarlarını gözetiyor izlenimini veren hükümler de var.
.....................
Gerçekten sakıncalı hükümlere birkaç örnek...
-"Seçim yasalarında değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmayacağı" hükmünün Anayasa'dan çıkarılması öngörülüyor.
Bunun anlamı, her iktidarın bir sonraki seçimde kendi işine geldiği gibi seçim yasası değişikliği yapabilmesidir. 1987 seçimleri öncesinde merhum Turgut Özal, seçim yasasında ve seçim yörelerinde öyle değişiklikler yapmıştı ki, neredeyse Anayasa'yı değiştirecek çoğunlukla yeniden iktidara getirdi partisini... Sözgelişi... Yalova'nın İstanbul seçim bölgesine bağlanması olacak şey miydi?
-"Partilerin TBMM'de grup kurmaları için gerekli milletvekili sayısının 20'den 40'a çıkarılması" da önümüzdeki süreçte AKP'nin parlamento egemenliğine yeni parti grupları kurularak taş konulmasını önlemeye dönük olabilir. AKP'den kopmalar olasılığı mı yoksa?..
- Taslakta, "Cumhurbaşkanı seçiminde üniversite mezunu olmak koşulu da kaldırılıyor. Görev süresi de 7 yıldan 5 yıla düşürülüyor. İnanılır gibi değil ama 5 yıllık süre, Sezer için de uygulanacakmış." Bir dizi kuşku üretecek öngörüler bunlar...
Acaba... Çankaya için bir İHL bağlantılı -anlayamadığım- proje mi?..
Sezer'in görev süresini de kapsayacak 5 yıl hükmü, AKP'nin bu Meclis çoğunluğuyla kendi adayını bir an önce Çankaya'ya çıkarma gayreti mi?.. İlk seçimde Cumhurbaşkanı seçecek çoğunluğu bulamamak kaygısı mı? Üstelik daha ilk turda geçerli oyların yarısından bir fazlasını alarak cumhurbaşkanı seçimi öngörülmekte. Böylece, ilk iki turda vasıflı çoğunluk gerektiren mevcut uygulamayı kaldırarak ilk iki turda seçilememeyi AKP adayının siciline düşürmemek çabası mı?
Daha bir dizi "inanılması zor" hüküm...
....................
Bu taslak resmen açıklanmadı. Ama... Medyada yayımlandıktan sonra yalanlanmadı da... Dileriz ki doğru olmasın.
Ne var ki... Elbette hukuk devleti gereği, saygılıyız ama, bu Anayasa, yazının başında da belirttiğim gibi, 1980 askeri ihtilalinin Anayasa'sıdır. Zaten yamalarla tanınmaz hale gelmiştir.
21. şüzyıl Türkiye'sinin evrensel demokratik ilkelere ve AB'ye uyumlu, kendi içinde bütünlüğü olan bir sivil anayasaya ihtiyacı var. AKP iktidarı, muhalefet, üniversite ve sivil toplum örgütleriyle birlikte üzerinde ulusal uzlaşma oluşacak çağdaş bir anayasa yapmalı ve toplumun onayına sunmalıdır.
Ruhu, kişiliği ve karakteriyle estetiği uyumlu bir temel yasa...

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkler, Kürtler ve manyaklar
BUGÜN size iki yayından bahsedeceğim. Önce,"T...
Çetin ALTAN
"Sol" kavramı cacıklaştığında, "değişim"in çarkları affetmez...
Fenerbahçe-Milan gibi gece maçları saat 24'e ...
Melih AŞIK
Şimdiden kutlarız!
Tayyip Erdoğan, bugünlerde yine Amerika'da......
Fikret BİLA
Baykal: Erdoğan milletin kafasını karıştırıyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD yolunda...
Hasan CEMAL
Tank sesiyle uyanmak!(3)
Bir sabah vakti yine tank sesiyle uyanır mıyı...
Yılmaz ÇETİNER
Beleş maaşlı çöpçü kadroları ne oldu?
Geçmiş siyasi iktidarların dönemlerinde, İsta...
Güneri CIVAOĞLU
Anayasa'ya estetik
Anayasa'yı "parçalı bohça" zihniyetiyle bir k...
Can DÜNDAR
Tan baskını
Cumartesi "Bay Provokatör" başlıklı yazımda 6...
Hurşit GÜNEŞ
Mortgage ile emlak fiyatları uçar mı?
Emlak fiyatları 2001 mali krizinde dolar bazı...
Doğan HEPER
Halkın kızgınlığı yok mu?
İçinde bulunduğumuz eylül ayı belalı ay. 6-7 ...
Semih İDİZ
Fransa'ya fazla güvenen Rumlara hüsran
Rumların AB'de oynamaya çalıştıkları temel oy...
Hasan PULUR
Kuş yumurtası üretmek, yumurtaya taş vurmak...
"KUŞ yumurtası üretmek" diye bir deyim duydun...
Derya SAZAK
Umudumuz Schröder
Almanya'da pazar günkü seçime doğru, anketler...
Meral TAMER
İstanbullular sanattan yorgun düşecek
Dünyanın en muhteşem kenti İstanbul'da bu yıl...
Yaman TÖRÜNER
Özelleştirme soruları
Özelleştirme konusunda kendimize sormamız ger...
Güngör URAS
Koç, Tüpraş'ı coşturmak, koşturmak zorunda
Koç, 4 milyar 140 milyon dolar ödeyerek Tüpra...
Serpil YILMAZ
Cıngıllıoğlu gayrimenkul sektörüne yöneliyor...
Geçtiğimiz gün, kendi içinde "büyük", Türkiye...
M. Ali BİRAND
Bu iş bizi bozmaz
Bu yazıyı belirli bir çekinceyle yazıyorum. Z...

© 2005 Milliyet