|
 |
|
|
Halkın kızgınlığı yok mu?
İçinde bulunduğumuz eylül ayı belalı ay. 6-7 Eylül var, 11 Eylül var, 12 Eylül var. 6-7 Eylül için yazılmayan kalmadı. 50. yılı olması mı, hâkim Fahri Çoker'in belgelerinin açıklanması mı, nedense pek canlı hatırlandı.
Şimdi ben müsaadenizle "şeytanın avukatlığı"nı yapacağım. İlk önce NTV radyoda halkın sesine kulak verelim.
Önce Mazlum Bey. Mazlum Bey 12 Adalar'da oturuyor. Yani Yunan vatandaşı bir Türk. "Burada Türk okulu yok. Çocuklarımız Türkçeyi unuttu. Camide ezan okunması yasak. Bizim vakıf mallarımız kayboldu. Bize Türk değil, Müslüman Yunanlı deniyor. 3 bin 400 kişiyiz, Türkiye bize sahip çıkamıyor. Rodos'ta, İstanköy'de Türkler yok edildi. Ankara bunlarla ilgilenmeli."
NTV radyo programına katılan Kamil Uslu'nun sözleri ise şöyle:" Önce şunu söyleyeyim. Böyle programları, yani eleştirici programları Yunanistan'da yapmak mümkün mü? Değil. İstiklal Caddesi'nde Rum şarkıları bangır bangır çalınıyor. Kurtuluş Savaşı sırasında azınlıklar vatandaş gibi davranmadı. İstanbul'u İngilizler işgal ettiğinde kaç Rum vatandaş bu işgale karşı çıktı? İstanbul'u Yunan bayraklarıyla donatanlar, gövde gösterisi yapan onlar değil miydi?"
* * *
Rahmetli Ömer Sami Coşar'ın hazırladığı ve Ankara Ticaret Odası'nın yeniden yayımladığı İstiklal harbi gazetelerinden iki alıntı:
"İstanbul'da Rumlar dün şenlik yaptı
Taksim bahçesinde sabaha kadar eğlenildi, Yunan Kızılhaç'ı için para toplandı."
"İzmir'de katliam
Yunan işgal kuvvetleri saat 8.40'da karaya çıktı, Metropolitan tarafından takdis edildi. Şehirdeki tecavüz ve yağmanın bir türlü sonu gelmiyor. Çok sayıda şehit verdik.
On binlerce yerli Rum, ellerindeki Yunan bayrakları ve çiçekler ile Kordon Boyu'nu kaplamıştı. Çılgınca Yunan işgal kuvvetlerini alkışladılar.
Yerli Rumlar, mavi beyaz roplar giymiş Rum kızları Yunan yürüyüş kolunun her iki tarafını sarmış vaziyette yürüdüler. Yerli silahlı Rumlar da bu yürüyüşe katıldı.
Türk esir kafilesi vapura götürülürken yol boyunca yerli Rumlardan ve hatta Rum kadınlarından ateş, süngü ve dipçik darbeleriyle dokuz subay şehit edildi, 21 subay yaralandı.
Şu anda şehirde tecavüz, yağmacılık ve katliam devam etmektedir."
Bunlar şimdi unutuldu. Unutulmasında da yarar var. Yarar var ama, buna rağmen 50 yıl önceki 6-7 Eylül olaylarında halkın reaksiyon yanının varlığı unutulmamalı.
ÖZGÜRLÜK - GÜVENLİK
Terörle Mücadele Yasası'nda yapılacak değişiklik nedeniyle ortaya çıkan "Özgürlük mü, güvenlik mi?" tartışması yersiz. Çünkü özgürlükle güvenlik bir arada olmalı.
Bomba patlamayan bir ortamda yaşamak özgürlüğün gereği değil mi? Öyleyse bombacı ve onu teşvik eden cezalandırılacaktır.
HÜKÜMET
Asker, polis, hâkim
Bu hükümetin iki görüntüsü var. Bir yanı zayıf, bir yanı kuvvetli.
Yüzde 35 oyla Meclis'in yüzde 65'ine hâkim bir parti top atsanız yıkılmaz. Peki, rakipleri için aynı avantaj yok mu?
Rakip yok ki. CHP, AKP'nin rakibi olmadı, olamıyor.
Peki bu hükümetin zayıf yanı neresi? Zayıf yanı, maalesef onun döneminde Türkiye'nin şimdiye kadar yaşamadığı ciddiyette bölünme tehlikesi yaşaması.
Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir'e bakın.
ABD'de eğitildiği söylenen bu adam sanki Güneydoğu'nun geçici başbakanı. Avrupa Parlamentosu'na rapor sunabiliyor ve bu raporda "Asker, PKK ile birlikte silah bıraksın" diyebiliyor. Osman Baydemir 18 sayfalık raporunda PKK'dan Kürt muhalefeti ve Kürt hareketi, dağdaki teröristten de dağdaki yurttaş olarak söz ediyor. Kürtlerin şiddet kullanmasının, devletin inkâr ve baskı politikasıyla ilişkili olduğunu öne süren yine Baydemir oluyor.
Kuvvetli hükümet Türkiye'yi bu duruma düşürür mü?
ÜÇ OLAY
Hülya, Gamze, Pamuk
Üç olay haftaya damgasını vurdu. Önce Hülya Avşar boşandı.
Sahi o evli miydi?
Sonra, Gamze Özçelik'in tecavüz şikâyeti üzerine savcılığa ifade veren ve mahkemeye sevk edilen Gökhan Demirkol serbest bırakıldı. Demirkol'un serbest bırakılmasında şu sözlerinin etkili olduğu sanılıyor:
"İki yıldır Gamze ile beraberiz. Zaten karı-koca gibi yaşıyorduk. Öyleyse niye Gamze ile rızası dışında birlikte olayım?"
Doğru söze ne denir?
Haftaya damgasını vuran üçüncü olay Başbakan'a suikast girişimi oldu.
Bana sorarsanız, bu adam, yani suikast planlama sanığı, akıl hastası...
Haftaya damgasını vuramayan ama vurmak isteyen bir olay daha var. O da Orhan Pamuk davası...
Kretschner ve Rehn sussa daha iyi edecek.
dheper@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Türkler, Kürtler ve manyaklar BUGÜN size iki yayından bahsedeceğim. Önce,"T... | |  | Çetin ALTAN | | "Sol" kavramı cacıklaştığında, "değişim"in çarkları affetmez... Fenerbahçe-Milan gibi gece maçları saat 24'e ... | |  | Melih AŞIK | | Şimdiden kutlarız! Tayyip Erdoğan, bugünlerde yine Amerika'da...... | |  | Fikret BİLA | | Baykal: Erdoğan milletin kafasını karıştırıyor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD yolunda... | |  | Hasan CEMAL | | Tank sesiyle uyanmak!(3) Bir sabah vakti yine tank sesiyle uyanır mıyı... | |  | Yılmaz ÇETİNER | | Beleş maaşlı çöpçü kadroları ne oldu? Geçmiş siyasi iktidarların dönemlerinde, İsta... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Anayasa'ya estetik Anayasa'yı "parçalı bohça" zihniyetiyle bir k... | |  | Can DÜNDAR | | Tan baskını Cumartesi "Bay Provokatör" başlıklı yazımda 6... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Mortgage ile emlak fiyatları uçar mı? Emlak fiyatları 2001 mali krizinde dolar bazı... | |  | Doğan HEPER | | Halkın kızgınlığı yok mu? İçinde bulunduğumuz eylül ayı belalı ay. 6-7 ... | |  | Semih İDİZ | | Fransa'ya fazla güvenen Rumlara hüsran Rumların AB'de oynamaya çalıştıkları temel oy... | |  | Hasan PULUR | | Kuş yumurtası üretmek, yumurtaya taş vurmak... "KUŞ yumurtası üretmek" diye bir deyim duydun... | |  | Derya SAZAK | | Umudumuz Schröder Almanya'da pazar günkü seçime doğru, anketler... | |  | Meral TAMER | | İstanbullular sanattan yorgun düşecek Dünyanın en muhteşem kenti İstanbul'da bu yıl... | |  | Yaman TÖRÜNER | | Özelleştirme soruları Özelleştirme konusunda kendimize sormamız ger... | |  | Güngör URAS | | Koç, Tüpraş'ı coşturmak, koşturmak zorunda Koç, 4 milyar 140 milyon dolar ödeyerek Tüpra... | |  | Serpil YILMAZ | | Cıngıllıoğlu gayrimenkul sektörüne yöneliyor... Geçtiğimiz gün, kendi içinde "büyük", Türkiye... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Bu iş bizi bozmaz Bu yazıyı belirli bir çekinceyle yazıyorum. Z... | |
|
|