|
Koç, Tüpraş'ı coşturmak, koşturmak zorunda
Koç, 4 milyar 140 milyon dolar ödeyerek Tüpraş'ın yüzde 51'ine sahip olunca iş bitmiyor... Tam tersine Koç için iş ondan sonra başlıyor.
Tüpraş'ı, coşturacak, koşturacak ve de para kazanır hale getirecek...
Yüzük taşı benzetmesi yapılıyor ama... Tüpraş bir yüzük taşı değil... Satın al... Koy kasaya... İstediğin zaman daha yüksek fiyata belki satarsın... Yok böyle bir şey.
Tüpraş'ın yüzde 51'i için belirlenen fiyatı ödemek ile hesap kapanmıyor. Tüpraş'ın modernizasyonu, kapasite artırımı için yatırım yapılacak. Bunun için para lazım. İşletme sermayesi için para lazım.
Tüpraş "yaşayan bir müessese"... Tüpraş, fiyatı her gün değişen bir hammaddeyi işleyerek, fiyatı her gün değişen ürün elde etmek ve de bunu günü gününe satmak durumunda...
Dünyada dev rakipleri var... Türkiye'deki tüketiciler "illa da Tüpraş'ın ürününü kullanmak zorunda değil..."
Böyle dev bir üretim tesisini (çok kimsenin küçümsediği, devamlı eleştirdiği) kamu çalışanları kurdu. Büyüttü. Belli bir çizgiye getirdi.
Almak kolay, işletmek güç
Yönetim sorumluluğu bundan sonra sermayenin yüzde 51'ine sahip olacak Koç grubuna geçiyor.
Bizde usuldendir... Bir işletmeyi bir sermaye grubu satın aldığında, yönetimi hemen değiştirir. Güvendiği insanları işin başına koyar.
Koç, yerli sermaye grupları arasında Tüpraş'ı yönetebilecek olanların başında geliyor.
(1) Koç grubu, profesyonel yönetici kullanan, profesyonel kadroları bilen tanıyan bir grup.
(2) Koç grubu, enerji sektörüne daha önce giren, enerji konusunda deneyimli bir grup.
(3) Koç grubu, Shell gibi petrol sektöründe deneyimli bir grup ile ilişkili. Shell, rafineri işletimi, ham petrol temini, ürün pazarlaması konusunda Koç grubuna destek verecektir.
Koç grubu sahip olduğu avantajları ve imkânları değerlendirerek Tüpraş'ı coşturup koşturdukça, sadece kendi kazanmayacak, bundan ülke ekonomisi de kazanç sağlayacak.
İhaleye katılan diğer Türk sermaye grupları acaba Tüpraş'ın yüzde 51'ini alsa ne olurdu? Ödeyecekleri yüksek fiyat acaba onları ezer mi idi? Acaba bu fiyatı ödedikten sonra nefesleri kesilir, şirketi coşturmaya, koşturmaya mecalleri kalır mı idi? Acaba finansman sorununu çözseler bile bu büyüklükte bir şirketi coşturacak koşturacak yönetim becerisini sergileyebilirler mi idi? Bunları da düşünmek gerekir.
İyi bir alıcı bulundu
Dönelim ihale öncesi tartışmalara. Tüpraş'ın satışı ile ilgili eleştiriler, itirazlar 3 noktada toplanıyordu:
Tüpraş özelleştirilmesin. Kamunun elinde kalan yüzde 51 hisse satılmasın. Tüpraş'ı kamu yönetsin.Satılacak ise yabancı sermayeye satılmasın. Türk sermaye grupları satın alsın.Yok fiyatına, ona bu peşkeş çekilmesin.
Tüpraş, bir Türk sermaye grubuna, iyi fiyat ile satıldı. Demek ki, eleştirilen, tartışılan noktalardan ikisi tatlıya bağlandı. Kaldı bir nokta. O da sadece Tüpraş ile ilgili değil, tüm özelleştirmenin yanlış olduğuna inananların görüşü.
Son bir gözlem: Koç'un özelleştirmeden alabileceği 3 kuruluş vardı. (1) Telekom, (2) Tüpraş. (3) Erdemir. Koç Telekom'u kaçırdı. Erdemir Koç'a yakışırdı. Erdemir'i alması gereken yerli sermaye grubu Koç idi. Ama, Asilçelik'teki kötü hatıraları ve kurduğu çelik tesisini zarar ettiği için daha sonra devlete satmanın ezikliği ile, Erdemir'e sıcak bakamadı. Tüpraş'ı aldı. Hayırlı olsun.
guras@milliyet.com.tr
|
|