Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 15 Eylül 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Bu iş bizi bozmaz


Bu yazıyı belirli bir çekinceyle yazıyorum. Zira dün öğleden sonra, Brüksel'de 25 üye ülke daimi delegeleri bir araya geldiler ve Türkiye konusunda yayınlayacakları Karşı Deklarasyona (KD) son şekli vermek için masaya oturdular. Ben bu yazıyı yazarken toplantılar henüz bitmemişti. Ancak siz bugün diğer sayfalarda kesin sonucu okuyabilirsiniz. Ne olursa olsun, bu yazıda size anlatacaklarımla toplantının sonucunun birbirinden çok farklı olmayacağını sanıyorum.
Herşeyden önce, AB'nin üstünde çalıştığı Karşı Deklarasyon, Türkiye'nin daha önce yayınladığı Kıbrıs Deklarasyonuna bir yanıt niteliğinde olacak.
Nasıl bizimki tek yönlü ve sadece bizi bağlayan bir Deklarasyon idiyse, AB'nin Kıbrıs Deklarasyonu da aynı şekilde tek yönlü ve kendi görüşlerini açıklamaktan ileri gitmeyen, hiçbir bağlayıcılığı olmayan bir belge olacak. Yani fazla telaşlanmaya, onur meselesi yapmaya hiç gerek yok. Ankara beğenmezse, çıkıp "Ben sizinle aynı görüşte değilim. Deklarasyonunuzu da kabul etmiyorum" der ve sırtını döner, kendi işine bakar yani müzakere masasına oturur.
Şu anda tartışılan taslağın ne anlama geldiğini şöyle anlatabiliriz: (Bakınız tam metin yanda)

1. Türkiye'nin ek protokolü imzalaması olumlu, ancak Kıbrıs hakkındaki Deklarasyonundan üzüntü duyar.
2. Türkiye'nin Deklarasyonu tek yanlıdır, bizi bağlamaz. Deklarasyon, Türkiye'nin yükümlülüklerini etkilemez.
3. Türkiye, Kıbrıs gemilerine limanlarını açmak zorunda. Türkiye'nin bu kurala uyup uymadığı 2006 yılında kontrol edilecek. Gerekirse, bu anlaşmazlığı çözmek için mekanizmalar çalıştırılacak. Eğer Türkiye, Kıbrıs gemilerine hava ve deniz limanlarını açmazsa, başlıklar (Ulaşım, Malların serbest dolaşımı ve Gümrükler gibi...) açılmayacak.
4. Türkiye, Kıbrıs'ın 1 Mayıs 2004'ten bu yana AB'nin tam üyesi olduğunu unutmamalı ve buna göre hareket etmeli.
5. Türkiye tam üye olmadan Kıbrıs'ı tanımak zorunda .
6. AB, Kıbrıs sorununun BM çerçevesinde çözümü gerektiğini kabul eder.
7. AB bu sorunları 2006 yılında yeniden ele alıp görüşecek. (NOT: Bu cümle, yeni bir karar gerektirdiği anlamına gelmiyor.)

Bu taslak aynen kabul edilirse, Türkiye'yi bozmaz. Kimileri, AKP hükümetini eleştirir ancak 3 Ekim müzakerelerini engellemeyeceğinden dolayı önemli değildir.
Asıl önemlisi, bundan sonra görüşülmeye başlanacak olan Müzakere Çerçeve Belgesidir. (MÇB) yukarıdaki fikirler MÇB'ye de sokulursa kötü olur. Zira MÇB bağlayıcıdır. Özetle asıl önemli tartışmalar bundan sonra başlayacak.

* * *

TASLAK DEKLARASYON AYNEN ŞÖYLE:

1- Avrupa Topluluğu ve Üye Ülkeleri, Avrupa Komisyonu'nun Aralık 2004 tarihinde varmış olduğu sonuçlar uyarınca Türkiye'nin, Türkiye ile Avrupa Topluluğu ve Üye Ülkeleri arasında ortaklık antlaşmasının ek protokolüne attığı imzayı kabul etmektedir. İmza sırasında Türkiye'nin Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilgili açıklama yapma ihtiyacını üzüntü ile karşılamaktadırlar.
2- Avrupa Topluluğu ve Üye Ülkeleri bu açıklamanın tek taraflı olduğunu, Protokolün içeriği olmadığını ve Türkiye'nin zorunluluklarına yasal hiçbir etkisi olmadığını açıkça belirtir.
3- Avrupa Topluluğu ve Üye Ülkeleri Ek protokolün ayrıcılık yapılmadan tamamen uygulanmasını ve taşımacılıktaki kısıtlamaları da içeren malların serbest dolaşımı için bütün engellerin kaldırılmasını beklemektedir. AB tarafı Ortaklık Anlaşması çerçevesinde 2006 yılında uygulamayı değerlendirecektir. Eğer gerekirse, uygulanabilir anlaşmazlıkları çözüm mekanizmalarına yönelecektir. Avrupa Topluluğu ve Üye Ülkeleri Türkiye'nin imza koyduğu obligasyonları yerine getirene kadar ilgili bölümler için görüşmeler başlamayacaktır.
4- Avrupa Topluluğu ve Üye Ülkeleri Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1 Mayıs 2004 tarihinde AB'ne üye olduğunu hatırlatır. Kıbrıs Cumhuriyetini uluslararası hukukun bir parçası olduğundan dolayı tanıdıklarının vurgularlar.
5- Tam üyelik öncesi tüm üye ülkelerin tanınması üyeliğin gerekli bir parçasıdır.Bu nedenle AB, Türkiye'nin tüm üye ülkeler ile ilişkilerinin mümkün olan en kısa zamanda olağanlaşmasına (normalleşmesine) verdiği önemin altını çizer.
6- Bu çerçevede AB ve üye ülkeleri, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorununun kapsamlı bir çözüme kavuşması yönündeki çabasını desteklemek ve kalıcı bir çözümün bölgede barış, istikrar ile uyumlu ilişkilere katkıda bulunacağı konusunda da hemfikirdirler.''
7- Konsey bütün bu konuları 2006 yılında ele alacaktır.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Türkler, Kürtler ve manyaklar
BUGÜN size iki yayından bahsedeceğim. Önce,"T...
Çetin ALTAN
"Sol" kavramı cacıklaştığında, "değişim"in çarkları affetmez...
Fenerbahçe-Milan gibi gece maçları saat 24'e ...
Melih AŞIK
Şimdiden kutlarız!
Tayyip Erdoğan, bugünlerde yine Amerika'da......
Fikret BİLA
Baykal: Erdoğan milletin kafasını karıştırıyor
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD yolunda...
Hasan CEMAL
Tank sesiyle uyanmak!(3)
Bir sabah vakti yine tank sesiyle uyanır mıyı...
Yılmaz ÇETİNER
Beleş maaşlı çöpçü kadroları ne oldu?
Geçmiş siyasi iktidarların dönemlerinde, İsta...
Güneri CIVAOĞLU
Anayasa'ya estetik
Anayasa'yı "parçalı bohça" zihniyetiyle bir k...
Can DÜNDAR
Tan baskını
Cumartesi "Bay Provokatör" başlıklı yazımda 6...
Hurşit GÜNEŞ
Mortgage ile emlak fiyatları uçar mı?
Emlak fiyatları 2001 mali krizinde dolar bazı...
Doğan HEPER
Halkın kızgınlığı yok mu?
İçinde bulunduğumuz eylül ayı belalı ay. 6-7 ...
Semih İDİZ
Fransa'ya fazla güvenen Rumlara hüsran
Rumların AB'de oynamaya çalıştıkları temel oy...
Hasan PULUR
Kuş yumurtası üretmek, yumurtaya taş vurmak...
"KUŞ yumurtası üretmek" diye bir deyim duydun...
Derya SAZAK
Umudumuz Schröder
Almanya'da pazar günkü seçime doğru, anketler...
Meral TAMER
İstanbullular sanattan yorgun düşecek
Dünyanın en muhteşem kenti İstanbul'da bu yıl...
Yaman TÖRÜNER
Özelleştirme soruları
Özelleştirme konusunda kendimize sormamız ger...
Güngör URAS
Koç, Tüpraş'ı coşturmak, koşturmak zorunda
Koç, 4 milyar 140 milyon dolar ödeyerek Tüpra...
Serpil YILMAZ
Cıngıllıoğlu gayrimenkul sektörüne yöneliyor...
Geçtiğimiz gün, kendi içinde "büyük", Türkiye...
M. Ali BİRAND
Bu iş bizi bozmaz
Bu yazıyı belirli bir çekinceyle yazıyorum. Z...

© 2005 Milliyet