|
Almanya'da seçim kördüğümü!
Almanya'da seçim oldu ama çare olmadı. Sandıktan kördüğüm çıktı. Pazar günkü milletvekili seçimleriyle birlikte Alman siyaset sahnesi, belirsizliklerin ağır bastığı bir döneme adım atmış oldu.
Neden?
Hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunluğu elde edemedi.
Daha vahimi şu:
Almanya, iki büyük parti, CDU ile SPD anlaşamazlarsa, ikili de değil, üçlü koalisyon hükümetlerine mahkûm olabilecek.
Bir başka deyişle:
Muhafazakârlar ile Sosyal Demokratlar, yani Angela Merkel'le Gerhard Schröder 'büyük koalisyon'a yan çizerlerse, Almanya güçsüz hükümetler dönemine girebilir.
Bu da iş dünyasını titretiyor.
Euro'yu şimdiden sinirli yapıyor.
Çünkü Alman ekonomisinin yeniden büyüme rayına oturması ve yüzde 11.4'e yükselen işsizliği azaltması için radikal reformlar gerekiyor.
Sosyal güvenlik sisteminde, işçi-işveren düzeninde ve refah devleti alanında reformların uzun yıllardır gecikmiş olması, Alman ekonomisinin rekabet gücünü azalttı, büyüme hızını düşürdü ve işsizliği yükseltti.
Şimdi bu sorunların, üç partili koalisyonlar ya da azınlık hükümetleri ile çözülmesi, deveye hendek atlatmaktan daha güç...
Başbakan Schröder, Yeşiller ile iki dönemdir koalisyon halinde yönettiği Almanya'da bu reformların gereğini görmüştü. Harekete geçmiş, bazı cesur adımlar da atmıştı reform yolunda.
Ancak sonuna kadar götüremedi.
Hem nefesi yetmedi.
Hem de gözü yemedi.
İnişe geçerken, erken seçimle birlikte son bir siyasal kumar oynamakta karar kıldı.
Schröder kumarda kazandı!
Seçimi de kaybetmedi.
Ama kazandığı da söylenemez.
Buna karşılık, erken havaya giren Muhafazakâr lider Merkel de, partisi sandıktan az farkla önde çıkmış olsa da seçimin galibi değil. Hatta, seçim araştırmalarında bir ara yüzde 45'lerde seyrettiği göz önünde tutulursa, seçimin mağlubu olarak Angela Merkel ilan edilebilir.
Schröder'in politikacılığı ağır bastı.
Merkel bu açıdan hafif sıklet çıktı.
Muhafazakâr lider, Almanya'nın Bayan Thatcher'i gibi oynamak istedi. Pazar ekonomisine asılan, bunun gerektirdiği reformları Thatcher İngilteresi'ndeki, Reagan Amerikası'ndaki gibi kararlı biçimde devreye sokacak güçlü lider havası vermeye çalıştı kendisine.
Ama başaramadı.
İnandırıcı olamadı.
Özellikle vergi reformu konusunda fazla yalpaladı. Son derece duyarlı olan böyle bir konuda Alman seçmeninin kafasını karıştırdı.
Schröder bundan fevkalade iyi yararlandı. Sosyal pazar ekonomisi kavramını yeniden tedavüle soktu. Ekonomide bir zamanlar vazgeçtiği popülist söyleme seçim kampanyalarıyla birlikte gaz verdi.
Öte yandan, Muhafazakâr lider Angela Merkel, Bush Amerikası'na yaklaşırken, Sosyal Demokrat lider Gerhard Schröder, Irak'ta savaşa karşı, barıştan yana büyük devlet adamı rolünü seçti.
Prim yaptı bu da...
Merkel'i seçim sandığında aşağı çekmesinde, bu rol işe yaradı.
Türkiye konusuna gelince...
Angela Merkel'le Bavyeralı ortağı Stoiber'a, doğrusu, Türkiye karşıtlığı yaramadı.
Bu yüzden de oy kaybettiler.
"AB'de Türkiye'ye hayır!" konusunu Güney Almanya'da bir referandum konusu haline getiren CSU lideri Stoiber'ın oy kazanmadığı, oy kaybettiği dikkati çekti.
Kördüğüm nasıl çözülür?
Belirsizlik nasıl sona erer?
Güçsüz hükümetler dönemi mi? Büyük koalisyon mu? Yeni bir erken seçim mi?
Beklemek gerekiyor.
Türkiye ve seçimler mi?..
Dört ayak üstüne düştük!
Türkiye'nin Avrupa Birliği'yle 3 Ekim randevusu öncesinde Angela Merkel ve Muhafazakârların Alman seçmeninden yemiş oldukları bu tokat bizim için fena oldu denemez.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|