|
Sonuçlar Türkiye'yi sevindirdi
Almanya'da pazar günü yapılan genel seçimlerin sonuçları tahmin edileceği gibi 3 Ekim öncesinde Ankara'yı hem rahatlattı hem de sevindirdi. Seçimler yaklaştıkça Hıristiyan Demokrat Parti'nin başkanı Angela Merkel'in Türkiye aleyhindeki söylemini artırması; Sosyal Demokrat Parti Başkanı Gerhard Schröder'in ise aynı sırada Türkiye'nin AB üyeliğine artan bir kararlılıkla destek vermesi, duyulan sevinci artıran hususlar oldu.
Olumlu sayılan gelişmeler
Nedeni ise malum: Bu çıkışlar Türkiye'nin AB üyeliğine karşı gelmenin Alman siyasetinde zannedildiği kadar prim yapmadığını; Türkiye'ye bu konuda güçlü destek vermenin siyasi maliyetinin de bazılarınca yansıtıldığı gibi, yüksek olmadığını ortaya koydu. Hatta, Ankara'daki bir değerlendirmeye göre, Merkel'in Türkiye karşıtı söylemi, özellikle Schröder'in ikna edici, "Dış politikayı anlamıyorsunuz" suçlamaları karşısında ters dahi tepmiş olabilir.
Türkiye'nin AB üyeliğine ilke olarak karşı olmayan, hatta bunu desteklediklerini açıklamış bulunan Liberallerin (FDP) bu seçimlerde oylarını artırmış olmaları da Ankara'da "olumlu" sayılan gelişmelerin başında yer alıyor. Zira bu da Merkel'in Türkiye aleyhtarlığının aslında dayanaksız olduğunu ortaya koyuyor. Alman siyasetinde FDP'nin, CDU/CSU'dan oluşan Hıristiyan Birlik partilerinin "doğal koalisyon ortağı" sayılması ise bu sonucu daha da anlamlı kılıyor.
Bilinmeyen faktör
Başka bir ifadeyle, mutlak anlamda bakıldığında, pazar günü yapılan genel seçimlerden Türkiye'nin AB perspektifi için daha az değil, daha çok destek çıkmış oldu. Yeni bir parti olmasına karşın beklentilerin üstünde bir başarı sağlamış olan Sol Parti ise bu denklemde "bilinmeyen faktör" olarak görülüyor.
Bunun başlıca nedeni ise, Sol Parti Başkanı Oscar Lafontaine'in seçim kampanyası sırasında Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan bir söylem kullanmış olması. Ancak, partiye yakın kaynaklar, dün yaptıkları açıklamalarda, bunun daha çok bir "kampanya söylemi" olduğunu ve -CDU'nun aksine- Sol Parti'nin programına böyle bir hususu almadığını söylediler.
Avusturya'nın yanlışları
Ankara'daki değerlendirmeye göre, Sol Parti de, ilke olarak, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olmadığını açıklarsa, o zaman bu, Merkel'in hararetli destekçisi olduğu "imtiyazlı ortaklık" fikrinin -en azından Almanya açısından sonu olabilir.
Almanya'daki seçim sonuçlarının Ankara'yı memnun eden bir diğer boyutu ise Avusturya ile ilgili. Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olanların başında gelen Avusturya Başbakanı Wolfgang Schuessel, son dönemde yaptığı açıklamalarda, Alman seçimlerinin bu konuda haklı olduklarını ortaya koyacağını sık sık tekrarlamıştı. Oysa ortaya çıkan sonuç bunu yapmadığı gibi, aksi yönde bir sinyal vererek aslında Avusturya'nın yanlış hesaplar ve değerlendirmeler içinde olduğunu ortaya koydu.
semihi@cnnturk.com.tr
|
|