|
TL'den atılan sıfırlar, dolara mı ekleniyor?
Metin Ar'ın Venedik Sarayı'nda İtalya Şövalye Nişanı'yla ödüllendirildiği törende, Galataport'a verilen yüksek fiyatın şaşkınlığı vardı
Cuma akşamı saat 19.00 suları. İtalya'nın Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili, İstanbul'daki konutu Venedik Sarayı'nda Garanti Yatırım İcra Kurulu Başkanı Metin Ar onuruna özel bir davet veriyor. Venedik Sarayı, Tophane'den Galatasaray'a çıkan yolda, İtalyan Başkonsolosluğu'nun bulunduğu sokakta enfes bir mekân.
Venedik Sarayı'nın o akşamki konukları arasında Akbank Murahhas Azası Suzan Sabancı, İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen gibi finans dünyasının çok sayıda kalburüstü ismi ağırlıkta. Ar'ın iş dünyasından dostları, aile çevresi, arkadaşları ve basından birkaç sima da var.
TÜPRAŞ, Galataport
Bir önceki akşam Rahmi Koç Müzesi'nin 10. yıl davetinde TÜPRAŞ ihalesinde ortaya çıkan dudak uçuklatıcı rakamın şaşkınlığı yaşanıyordu. Koç Ailesi ve üst düzey yöneticilerinin ağırlıkta olduğuna aldırmaksızın davetliler, pinti denilen Koç'un kesenin ağzını neden bu kadar açtığını yorumlamaya çalışıyorlardı. Venedik Sarayı'nda ise TÜPRAŞ'a ilaveten, 2 saat önce açıklanmış Galataport ihalesindeki 4.3 milyar dolarlık astronomik teklifin şaşkınlığı yaşandı.
Aslında son günlerde finans çevrelerinin ve iş aleminin bulunduğu hangi ortama girseniz, herkes neredeyse o gün gelecek olan yeni bir paradan, yüklü bir sendikasyon kredisinden, randevu için kuyrukta bekleyen gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketleri ya da yabancı fon yöneticilerinden söz ediyor. Garanti Bankası Yönetim Kurulu üyesi Hüsnü Akkan'dan öğrendik. Daha ortada olmayan muayene istasyonları için yurtdışından çok uygun faizle 12 yıl vadeli, 3 yılı ödemesiz kredi almışlar.
Rüya mı, gerçek mi?
Venedik Sarayı'nda esprisi yapıldı: Yılbaşında TL'den atılan sıfırlar, Türkiye'ye gelen dolarlara eklendi sanki. Eskiden Türk bankalarının 100 milyon dolar dış kredi alması haber olurdu. Şimdi bankalarımız kolaylıkla 1 milyar doların üzerinde sendikasyon kredisi buluyor. İşadamları ve finansçılar hem memnunlar, hem de geçmişteki kriz öncesi bolluk dönemlerini anımsayarak "Bu gerçek mi, yoksa rüya mı görüyoruz?" endişesini taşıyorlar.
Neyse ki İtalyan Büyükelçi Carlo Marsili aynı görüşte değil. Türkiye'nin dinamik bir ekonomiye sahip olduğunu ve AB ile uyum sürecindeki reformlarıyla büyük İtalyan gruplarının ilgi odağı haline geldiğini düşünüyor. Bu ilginin önümüzdeki dönemde daha da artacağına inanıyor. 2 ülke arasındaki ekonomik ve ticari işbirliği ortamının geliştirilmesinde ve İtalyan firmalarının Türkiye'ye yaptıkları yatırımlarda büyük katkıları olduğu için de Metin Ar'ı İtalya Cumhuriyeti Şövalye Nişanı ile ödüllendiriyor.
Şövalye'nin teşekkürü
Yatırım bankacılığımızın en deneyimli ve başarılı isimlerinden Metin Ar'ın teşekkür konuşması kısa ve çarpıcı: "İtalyanlar kalkıyorlar, kendi firmaları başka ülkelerde para harcıyor, yatırım yapıyor diye birisine ödül veriyorlar. Türkiye olarak bizim henüz terfi etmediğimiz bir seviye bu. Bence bana nişan verilmesinden daha önemlisi, İtalyanlar'ın böyle bir nişanı verme sistemlerinin olması."
Bardağın hep dolu tarafını gören biri olarak bendeniz de Büyükelçi Marsili'nin iyimserliğine katılıyorum. Türkiye'nin -daha doğrusu İstanbul'un- düne kadar gizli kalmış devasa potansiyeli adım adım keşfediliyor. Keşfedenler, bu çarkın sekteye uğramasına izin vermezler.
Bu umudumu yeşerten nedenlerden biri, İstanbulumuz'un sadece finans kesimi ve iş dünyası tarafından değil dünya sanat çevreleri tarafından da her geçen gün biraz daha popüler hale gelmesi... The Wall Street Journal Avrupa baskısının cuma günleri yayınlanan Personal Journal hafta sonu ekinin son sayısını görmeliydiniz. 8 sayfalık ekin reklamlar hariç 6 yazı sayfasının tümü İstanbul'a ve bienale ayrılmış. Daha da hoşu ilan sayfalarında Türkiye'den tek bir ilan yok, tümü Avrupalı ve Amerikan şirketlerine ait. Çok değil, daha 1 yıl önce bunu hayal edebilir miydik?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|