Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 20 Eylül 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
TL'den atılan sıfırlar, dolara mı ekleniyor?

Metin Ar'ın Venedik Sarayı'nda İtalya Şövalye Nişanı'yla ödüllendirildiği törende, Galataport'a verilen yüksek fiyatın şaşkınlığı vardı


Cuma akşamı saat 19.00 suları. İtalya'nın Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili, İstanbul'daki konutu Venedik Sarayı'nda Garanti Yatırım İcra Kurulu Başkanı Metin Ar onuruna özel bir davet veriyor. Venedik Sarayı, Tophane'den Galatasaray'a çıkan yolda, İtalyan Başkonsolosluğu'nun bulunduğu sokakta enfes bir mekân.
Venedik Sarayı'nın o akşamki konukları arasında Akbank Murahhas Azası Suzan Sabancı, İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen gibi finans dünyasının çok sayıda kalburüstü ismi ağırlıkta. Ar'ın iş dünyasından dostları, aile çevresi, arkadaşları ve basından birkaç sima da var.

TÜPRAŞ, Galataport
Bir önceki akşam Rahmi Koç Müzesi'nin 10. yıl davetinde TÜPRAŞ ihalesinde ortaya çıkan dudak uçuklatıcı rakamın şaşkınlığı yaşanıyordu. Koç Ailesi ve üst düzey yöneticilerinin ağırlıkta olduğuna aldırmaksızın davetliler, pinti denilen Koç'un kesenin ağzını neden bu kadar açtığını yorumlamaya çalışıyorlardı. Venedik Sarayı'nda ise TÜPRAŞ'a ilaveten, 2 saat önce açıklanmış Galataport ihalesindeki 4.3 milyar dolarlık astronomik teklifin şaşkınlığı yaşandı.
Aslında son günlerde finans çevrelerinin ve iş aleminin bulunduğu hangi ortama girseniz, herkes neredeyse o gün gelecek olan yeni bir paradan, yüklü bir sendikasyon kredisinden, randevu için kuyrukta bekleyen gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketleri ya da yabancı fon yöneticilerinden söz ediyor. Garanti Bankası Yönetim Kurulu üyesi Hüsnü Akkan'dan öğrendik. Daha ortada olmayan muayene istasyonları için yurtdışından çok uygun faizle 12 yıl vadeli, 3 yılı ödemesiz kredi almışlar.

Rüya mı, gerçek mi?
Venedik Sarayı'nda esprisi yapıldı: Yılbaşında TL'den atılan sıfırlar, Türkiye'ye gelen dolarlara eklendi sanki. Eskiden Türk bankalarının 100 milyon dolar dış kredi alması haber olurdu. Şimdi bankalarımız kolaylıkla 1 milyar doların üzerinde sendikasyon kredisi buluyor. İşadamları ve finansçılar hem memnunlar, hem de geçmişteki kriz öncesi bolluk dönemlerini anımsayarak "Bu gerçek mi, yoksa rüya mı görüyoruz?" endişesini taşıyorlar.
Neyse ki İtalyan Büyükelçi Carlo Marsili aynı görüşte değil. Türkiye'nin dinamik bir ekonomiye sahip olduğunu ve AB ile uyum sürecindeki reformlarıyla büyük İtalyan gruplarının ilgi odağı haline geldiğini düşünüyor. Bu ilginin önümüzdeki dönemde daha da artacağına inanıyor. 2 ülke arasındaki ekonomik ve ticari işbirliği ortamının geliştirilmesinde ve İtalyan firmalarının Türkiye'ye yaptıkları yatırımlarda büyük katkıları olduğu için de Metin Ar'ı İtalya Cumhuriyeti Şövalye Nişanı ile ödüllendiriyor.

Şövalye'nin teşekkürü
Yatırım bankacılığımızın en deneyimli ve başarılı isimlerinden Metin Ar'ın teşekkür konuşması kısa ve çarpıcı: "İtalyanlar kalkıyorlar, kendi firmaları başka ülkelerde para harcıyor, yatırım yapıyor diye birisine ödül veriyorlar. Türkiye olarak bizim henüz terfi etmediğimiz bir seviye bu. Bence bana nişan verilmesinden daha önemlisi, İtalyanlar'ın böyle bir nişanı verme sistemlerinin olması."
Bardağın hep dolu tarafını gören biri olarak bendeniz de Büyükelçi Marsili'nin iyimserliğine katılıyorum. Türkiye'nin -daha doğrusu İstanbul'un- düne kadar gizli kalmış devasa potansiyeli adım adım keşfediliyor. Keşfedenler, bu çarkın sekteye uğramasına izin vermezler.
Bu umudumu yeşerten nedenlerden biri, İstanbulumuz'un sadece finans kesimi ve iş dünyası tarafından değil dünya sanat çevreleri tarafından da her geçen gün biraz daha popüler hale gelmesi... The Wall Street Journal Avrupa baskısının cuma günleri yayınlanan Personal Journal hafta sonu ekinin son sayısını görmeliydiniz. 8 sayfalık ekin reklamlar hariç 6 yazı sayfasının tümü İstanbul'a ve bienale ayrılmış. Daha da hoşu ilan sayfalarında Türkiye'den tek bir ilan yok, tümü Avrupalı ve Amerikan şirketlerine ait. Çok değil, daha 1 yıl önce bunu hayal edebilir miydik?

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Almanya'da demokrasi ve reform
DEMOKRASİLERİN zaman zaman karşılaştığı bir d...
Melih AŞIK
Galataport...
Sami Ofer'in gazetelerdeki resimleri bizim es...
Fikret BİLA
CHP, Unakıtan'ı büyüteç altına aldı
CHP'nin yeni yasama yılında uygulayacağı muha...
Hasan CEMAL
Almanya'da seçim kördüğümü!
Almanya'da seçim oldu ama çare olmadı. Sandık...
Güneri CIVAOĞLU
Çiçek ve Merkel
Angela Merkel, -sanırım- bir buket çiçeğe "en...
Can DÜNDAR
Derbi tribününden...
Futbol tarihimizin rakip taraftarsız oynanan ...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenci işte böyle küstürülüyor
Yeni bir öğretim yılı daha artılarıyla, eksil...
Hurşit GÜNEŞ
Konut kredisi ipotekli mi olsun, ipoteksiz mi?
Olsun da nasıl olursa olsun diyebilirsiniz. A...
Semih İDİZ
Sonuçlar Türkiye'yi sevindirdi
Almanya'da pazar günü yapılan genel seçimleri...
Sami KOHEN
Rengârenk senaryolar!
Çelişkiler ve belirsizlikler ile dolu bir seç...
Derya SAZAK
Almanya seçimleri
Ne olacak Almanya'nın hali?
Meral TAMER
TL'den atılan sıfırlar, dolara mı ekleniyor?
Cuma akşamı saat 19.00 suları. İtalya'nın Ank...
Güngör URAS
'Ayıp' var ise alanda değil satanda
Her özelleştirme ihalesinden sonra "içimize b...
Serpil YILMAZ
Almanya'dan Türkiye'ye esen rüzgâr
Türkiye'nin Avrupa'daki dostu Alman Başbakanı...
M. Ali BİRAND
Bu ayıbın altından kalkamazsınız...
Şu sıralarda 25 ülke başkentleri arasında der...

© 2005 Milliyet