Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 21 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Merkel / Kızılelma


Bir görüş, diğer dillere çevrildiğinde hâlâ aynı ilgi düzeyindeyse, değerlidir.
Almanya seçim sonuçlarının Türkiye'deki yorumları, başka dillere çevrilmedi ama Avrupa medyasındaki yayınlarla örtüştüğü için en azından "geçerli" notu olmakta.
Birkaç örnek yansıtayım...
.................
İngiltere'de yayımlanan THE GUARDIAN gazetesi:
"Angela Merkel'in Türkiye politikası tam bir yüzkarasıydı.
Viyana'da, Merkel'in açık bir seçim zaferi kazanacağı umuluyordu. Böylece Avusturya'nın eli güçlenecekti. Ancak... Merkel seçimden başarıyla çıkamadı, bu da Avusturya'nın yalnız kalacağı anlamına geliyor.
Türkiye'nin Avrupa'ya alınmaması, medeniyetler çatışmasının gerçekleşmesi anlamına gelir.
Batı demokrasisi ve hoşgörüsünün içi boş bir ikiyüzlülükten başka bir şey olmadığının en iyi kanıtı, insan haklarına çeki düzen vermiş bir Türkiye'nin reddedilmesi olacaktır.
Almanya'daki seçim sonucu, Türkiye'nin tam üyelik perspektifini destekleyen İngiltere'nin elini de güçlendirdi."
...................
İngiltere'de yayımlanan DAILY TELEGRAPH gazetesi:
"Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri Merkel'in seçimleri yitirmesinden sonra hüsran cephesi oluşturdular. Polonya ve Baltık Devletleri, umutlarını Merkel'in kazanmasına bağlamıştı."
...................
İngiltere'de yayımlanan THE INDEPENDENT gazetesi:
"Merkel'in seçimleri kazanamaması, Türkiye'nin yararına oldu.
Avusturya yalnız kalınca, 3 Ekim'de Lüksemburg'ta Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlaması kesinleşmiş oldu."
...................
Bunlar, Türkiye medyasıyla büyük ölçüde örtüşen satırlar...
Ancak... Türkiye medyası, olumsuzluk coğrafyasını Almanya'nın yanı sıra Avusturya, Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan ile sınırlı tuttu.
Oysa... Görülüyor ki, AB'nin yeni üyeleri olan Polonya ve Baltık ülkeleri de Merkel'in kazanması ve Türkiye'nin önünde tam üyeliğe giden yolun kesilmesi için adeta dua ediyorlardı.
Macaristan'ı da bu sepete koymak gerek. Fransa'nın gönlünde "imtiyazlı ortaklık" var. Bunların hepsi "Merkel'i koçbaşı" olarak kullanmak istiyorlardı.
Türkiye, AB yolunda, mücadeleyle yaralar alarak ama söke söke ilerliyor.
Daha çok yakın denebilecek geçmişte, Almanya'nın başındaki Kohl, "Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği söz konusu bile değildir" dememiş miydi?
Dışişleri Bakanı Genscher ile Mesut Yılmaz arasında buzullar oluşmamış mıydı?
Türkiye 3 Ekim'e yaklaşırken çiçeklerle karşılanmıyor. Hiçbir aday üye ile tam üyelik görüşmeleri böylesine serin ve isteksiz başlamadı.
Bütün bunlar gerçek.
Ama...
Türkiye, daha tam üyelik başvurusunu yaparken ince uzun ve zorlu bir yola girdiğinin bilincindeydi.
Hiçbir başarı altın tepside sunulmaz.
..................
Merkel'in Almanya'daki seçimleri alamamış olması, dışarıda bazılarının hayallerini dondurmuştur.
Bu görülüyor.
Ya içeridekiler? Türkiye'nin içindeki "Kızılelma" koalisyonu?
Onlar da AB yoluna taş konulması hesaplarını Merkel'in seçimleri almasına endekslemiş, kenarda bekliyordu.
Merkel kazanacak, Türkiye'yi dışlayacak, imtiyazlı ortaklık için dayatacak, yanına Fransa'yı, Avusturya'yı, Kıbrıs'ı, Yunanistan'ı, Polonya'yı, Baltık ülkelerini hatta Macaristan'ı alacaktı.
Türkiye'de bu dışlayıcı ve aşağılayıcı tavırlar nedeniyle ayranlar kabaracak, meydanlara "AB'ye HAYIR" pankartlarıyla öfkeli insanlarımız akacaktı.
Türkiye için fazla geniş bulunan demokrasi giysisi, elde makasla kesilip biçilecek, daraltılacaktı.
Türk'ün Türk'e propagandasıyla dar alanda milliyetçilik oynanacaktı.
Daha ötesine dönük mide bulandırıcı projeleri yazmak istemiyorum.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kıbrıs'ın sorumlusu Fransa'dır
RUMLAR son derece mutlu. İngiltere'nin hazırl...
Çetin ALTAN
Burjuvalaşma ıkınmalarından son görüntüler...
İsa'dan önceki uygarlıklardan bu yana tarihse...
Melih AŞIK
Telafer katliamı
Amerika bu yılın ilk 7 ayında İskenderun Lima...
Fikret BİLA
Savunma harcaması şeffaf olmalı
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türk Silahl...
Hasan CEMAL
3 Ekim'le muhalefet!
Avrupa Birliği'yle 3 Ekim randevusu yolunda m...
Güneri CIVAOĞLU
Merkel / Kızılelma
Bir görüş, diğer dillere çevrildiğinde hâlâ a...
Abbas GÜÇLÜ
Türbandan sonra şimdi de etek
Başbakan Erdoğan ve bakanlar, türban tartışma...
Hurşit GÜNEŞ
Şarapçılık baltalanıyor
Alkollü içecekler ile sigaraya ağır vergi koy...
Nail GÜRELİ
İlhami Soysal
İlhami Soysal ile 30 yıllık arkadaştık. Yedi ...
Hasan PULUR
İlim, zulüm ya da al gülüm, ver gülüm!..
1970'li yıllar, Türkiye "Bu düzen değişecekti...
Meral TAMER
Kitap mı daha çok yol yapar, tekerlek mi?
Sergiye boşuna "Çekim Merkezi" adı konmamış. ...
Güngör URAS
Merinos'un makinelerini söktük hurdacıya sattık (Merinos özelleşti!)
Özelleştirme Yüksek Kurulu, Bursa'daki ünlü M...
M. Ali BİRAND
Avrupa, Kıbrıs'ta kendini aldatıyor
Avrupa Birliğine üye 25 ülke sonunda anlaştı...

© 2005 Milliyet