|
 |
|
|
Cacık olmazsa komposto...
Görüş / Bülent Buda
Yıl 1965... Fenerbahçe formasıyla bir maçtan sonra Samim Var Hürriyet'te "Fenerbahçe'de Bülent Buda'dan iyileri var. Ne diye aldılar" türünden bir eleştiri yapmıştı. Günümüze göre hafifti. Ancak ne de olsa futbolcuyuz, çocuğuz ya üzülüyor insan. Sonraları da övgü dolu bir kaç satırla ön yargılı olmadığını göstermişti. Samim Abi de eski bir futbolcuydu. O yıllarda da eski futbolcular, hakemler yazarlardı. Sulhi Garan, Hakkı Gürüz, Eşfak Aykaç, Gündüz Kılıç, Cihat Arman, Doğan Koloğlu ağırlığı olan, nitelikli insanlardı. Medyatik olma gibi kaygıları yoktu. Kalemlerinin ucundan çıkan sözcükler yol göstericiydi.
İtici, sevimsiz yorumlar
Yani demem şu ki, eski futbolcu, eski hakem hep vardı yeni bir şey değil. Eskiye göre yeni olan, günümüz yıldızlarının iştahı, doyumsuzluğu! Daha obez bir cüzdan uğruna karşılarında duran çok şeyi yok edip geçiyorlar insafsızca. Kullanılan tanımlar, sözcükler buram buram kıskançlık kokuyor. Yok etmeye yönelik, itici ve de elbette sevimsiz.
Yani şöyle: "Bugün üç attın yarına bir şey kaldı mı?" Erman Toroğlu bana bunun güldürü ya da takılma olduğunu sakın söylemesin. Bu düpedüz saçmalama. Ahmet Çakar diyor ki, Rıza Çalımbay'ın IQ'su Beşiktaş'a yetmez. Sanki sanırsınız kendileri zeka düzeyi ölçme istasyonu. İki örneği, bu ulemanın futbol dünyasının eğitilmişlerinden saydığım için veriyorum. Daha öyleleri var ki, hatırlayarak gülelim biraz. Bir tanesi çıkıyor "Bu takımdan cacık olmaz." Peki ne olur? Kompostoya ne dersiniz?(!) Bir diğeri "Bu adamdan hakem olmaz." Peki "Uygun görürseniz avukat olsun!" diyesi geliyor insanın. Genç adam, Fenerbahçe formasını giymiş, Şükrü Saraçoğlu'nun çimleri üzerinde ter akıtıyor. Çok eskilerden, saygın bir Sinyor, "Bu adam futbolcu değil" diyor. Olacak şey değil.
Psikolog maç anlatıcıları
Peki o Avrupa'nın televizyonlarının spor programlarında, gazetelerinde, dergilerinde konuşacak, yazacak nitelikte insan sayısı kaçtır bizim güzel spor medyamızda. "Bu takımdan cacık olmaz" diyene, senden de Arnavut ciğeri denirse ne olur? Bir de iyi okumuş, talim terbiye görmüş, genç, yakışıklı, uzman, psikolog, pedagog maç anlatıcılarımız var. Taze, bayatlamamış örnek olduğu için veriyorum. Milan-Fenerbahçe maçında Milan ilk golünü atıyor, bizim dahi çocuk "Aslında değişen bir şey yok. Maç şimdi başladı" diyor. Yahu adamlar golü atıp öne geçmiş, değişmeyen ne?
Formayı giyenden futbolcu, maçı yönetenden hakem olmuyor. Ya bu herşeyi en iyi bilen medya starlarından iyi vakit geçirmek isteyene papağan olur mu? Öylesine derin bir muhabbettir ki bu futbol, an geliyor ben benden sıkılıyorum. Yazdığımdan, konuştuklarımdan. Yine sıkıldım, artık bitiriyorum.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|