|
 |
|
|
Bodrum yolundaki lezzet durakları
Karayoluyla Bodrum'a giderken Çavuşun Yeri'nde ve Köfteci Ramiz'de mola vermeyi unutmayın
Karayolu ile Bodrum'a gidip gelmeyeli yıllar oldu... Bu yıl karayolu ile gidelim de yollar nasıl olmuş, hem yolları görürüz hem de Çavuş'a uğrar sahanda yumurta yeriz dedik.
Devletin parası yok... Devlet bir şey yapmıyor... Devlet görevlileri çalışmıyor... İyi de bu yollar nasıl yapılıyor? Bu yollara kim bakıyor? Eskisini bilmeyenler, hatırlamayanlar bugünkü yolların zevkini alamaz. Yollar çok güzel...
Önce Çavuş'tan söz edeyim... İzmir'den Bodrum'a giderken Bafa Gölü'nü geçince yol kısa bir tünelden sonra Milas Ovası'na yönelir. Tünele gelmeden 3 km. önce sağ kolda Çavuşun Yeri diye adlandırılan bir kır kahvesi vardır. Burası Söke'ye 45, Milas'a 29 km. uzaklıktadır. Yaz-kış açıktır.
Buranın sahibi Samsunlu Satılmış Balcı eski bir astsubay. 1983 yılında emekli olunca burada bir çay ocağı açmış. Karısı Neriman Balcı mutfakta kuru fasulye, pilav, çorba pişiriyor. Sahanda yumurta yapıyor.
Bahçede yeşillikler altında kahvaltı etmenin, fasulye yemenin tadına doyulmuyor.
Kaç yıldır özlemiştik. Mis gibi tereyağı ile sahanda köy yumurtası yedik. Çay içtik. Çavuş ve karısı ile sohbet ettik. "Çocuklar okudu. Başka yerlere gitti. Biz karı-koca yorulduk... Bir alıcı bulup burasını satacağız" diyorlar. Çavuşun Yeri satılmadan uğrayın. Memnun kalacaksınız...
Ramiz'e uğramadan olmaz
Gelelim Köfteci Ramiz'e... Bodrum'a karayolu ile seyahat edeceğimizi duyanlar "Mutlaka Köfteci Ramiz'e uğrayın" diye tembihledi. Bazıları da "Siz hâlâ Köfteci Ramiz'i bilmiyor musunuz?" diyerek bizi küçümsedi.
Akhisar-Balıkesir karayolunun üçüncü kilometresinde kocaman bir BP istasyonu var. Köfteci Ramiz işte o benzin istasyonunda kocaman bir binada ve bahçede müşteri ağırlıyor. Bir masaya iliştik. Garsonumuz, "Salatanızı kendiniz alacaksınız. Ben köftenizi getireceğim" dedi. Kocaman bir turşu ve salata tezgahı. Üzerinde yok yok... Bazıları çok acıkmış ki tabaklarını tepeleme dolduruyor.
Salatalarımızı aldık. Köfteler geldi. Ben köfte meraklısıyım ya... Tereddütle köfteyi tattım. Köftenin eti de, karışımı da, pişirilişi de güzel. Tabağın altına tereyağlı sıcak pideler dizilmiş. Birer de ayran ısmarladık. Çok hoşumuza gitti. Bana köfteler fazla geldi, tabağımdaki köfteleri bitiremedim. Masalar arasında dolaşan, beyaz önlüklü bir bey ilgilendi. "Beğenmediniz mi?" dedi. "Çok beğendik de, doyduk" dedim. Sohbet açıldı. Meğer bu bey Köfteci Ramiz'in oğlu Bircan Taşkınlar'mış.
Bircan Taşkınlar'dan Köfteci Ramiz'in ilginç hikayesini dinledim. Ramiz ve Rasim kardeşler 1915 yılında Manastır'dan gelip Alaçatı'ya iskan edilen göçmenlerden. Alaçatı'dan Adapazarı'na, oradan İstanbul'a gitmişler. İstanbul'da Hüsnü Tabiat Lokantası'nda ve Rumeli Köftecisi'nde çalışmışlar. Sonra 1928'de Akhisar'a gelmişler. Çarşı içinde köfteci dükkanı açmışlar. Bu dükkan hâlâ iş yapıyor. Rasim 1962'de, Ramiz 1970'te ölmüş. Köfteciliği 35 yıldır Ramiz'in çocukları sürdürüyor.
Her yer pırıl pırıldı
Bakınız Köfteci Ramiz, çocuklarını nasıl okutmuş? Kızı Birsen diş doktoru. Oğlu Birol ve Birtan avukat. Bülent işletmeci. Bircan jeofizik mühendisi. Ramiz'in İzmir'de doktorluk yapan kızı dışında dört oğlu köfteci dükkanında müşterilere hizmet veriyor.
Beyaz önlüğü ile masamızın başında bunları anlatan Bircan Taşkınlar İTÜ mezunu... "Biz işimizi seviyoruz. İşimizin başındayız" diyor.
Salata, 7 adet köfte ve içecek için 10 YTL ödeniyor... Her yer pırıl pırıl... Her yer derken tuvaletler dahil... Yolda görebileceğiniz en modern, en temiz tuvalet Köfteci Ramiz'de. Ayrıca yörede yaptırdıkları doğal otları, reçelleri, yöre balını, tarhanayı, bulguru satıyorlar.
|
|
|

|