|
 |
|
|
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Fried, Milliyet'e konuştu:
PKK'ya karşı baskıyı artırmakta anlaştık
Fried, "Öncelikle diplomatik baskıyı artırmakta, Avrupa'da PKK ve paravan kuruluşları üzerindeki baskıyı artırmakta anlaştık. Anlaşma önemli bir adım, çok memnunum" dedi
Yasemin Çongar - New York
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Daniel Fried, Irak'ta PKK'ya karşı, "en dramatik eylemi yapacak, derhal bir askeri saldırı başlatabilecek durumda olmadıklarını" belirtti. Ancak Fried, "yapılabilecekler üzerinde çalıştıklarını ve PKK üzerindeki baskıyı artırmaya kararlı oldukları"nı vurguladı.
New York'ta Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın görüşmesine katıldıktan sonra Milliyet'e konuşan Fried, teröristlerin barınamadıkları bir Irak istediklerini kaydetti. Fried özetle şunları söyledi:
Terörist örgüt
ABD olarak, K. Irak'ta PKK'ya karşı nasıl bir eylem planını öngörüyorsunuz?
PKK'yı terörist kabul ediyor ve noktayı burada koyuyoruz. Irak'ta PKK dışında da çok terörist var. Savaştıklarımız bunlar. ABD, Türkiye ve diğer demokratik ülkeler olarak, güvenliği sağlayabilmeleri ve kendisiyle, komşularıyla barışık, işleyen, federal olduğu gibi birleşik bir ülke kurabilmeleri için Iraklılara yardım etmeliyiz.
Türk hükümetinin de, Türk halkının da bu konuda ne kadar kaygılı olduğunu çok çok iyi biliyoruz. Bunu anlıyoruz, hak veriyoruz. Öncelikle, diplomatik baskıyı artırmakta, Batı Avrupa'da PKK ve paravan kuruluşları üzerindeki baskıyı artırmakta anlaştık. Son haftalarda varılan bu anlaşmadan çok memnunum. Sorunu çözmüyor, ama önemli bir adım. PKK ile bulunduğu her yerde savaşmalıyız.
Irak'ta, Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı General Jones ve Irak'taki kuvvetlerimizin ikinci komutanı, CENTCOM komutan yardımcısı General Smith'in katılımıyla, iyi görüşmeler yaptık. Türk Genelkurmayı ile de verimli görüşmelerimiz oldu. İstihbarat paylaşımını artırmakta anlaştık. Üzerinde durduğumuz diğer adımlar da var. Ama Türkiye'nin bildiği gibi, Irak'taki sorunumuz, baş etmemiz gereken çok fazla güvenlik tehdidi olması. Bütün tehditlere aynı anda karşılık veremeyiz. Bu, konuyu umursamadığımız anlamına gelmiyor, umursuyoruz, çok önemsiyoruz.
Konunun Ankara için taşıdığı aciliyeti kavrıyor musunuz?
Meselenin ciddiyetini biliyoruz. Dışişleri Bakanı Gül, bizimle bu konuda dostça, fakat çok açıkça konuştu; ne kastettiğinin yanlış anlaşılmasına imkân bırakmadı. Dışişleri Bakanı Rice da, Gül'ün ne dediğini anladı. Yapılabilecek bazı eylemler konusunda basın önünde konuşmak istemem. Ama yapabileceğimiz şeyler var ve bunlar üzerinde çalışıyoruz.
Türk halkı, PKK'ya karşı K. Irak'ta yakın zamanda somut eylem bekleyebilir mi?
Türk halkının istediği en dramatik şeyleri yapabilecek durumda değiliz. Derhal bir askeri saldırı başlatabilecek durumda değiliz. Ancak Türk halkı, bu konuda işbirliğinin artmasını bekleyebilir. Unutmayın ki, Irak egemen bir devlet. Asıl iletişim kanalı Türk hükümeti ile Irak hükümeti arasında olmalı. Bu sadece ABD'nin değil, Irak'ın da meselesi. Ama baskıyı artırmaya ve yapabileceğimiz şeyleri yapmaya kararlıyız.
Her yerde yok edilmeli
PKK'ya karşı polisiye önlemler imkân sınırları içinde mi?
Operasyonel ayrıntıya çok girmek istemiyorum, ama bu konuyu ciddiye alıyoruz. General Jones ve General Smith bu konuyu Türk muadilleriyle tartıştılar ve yapacaklarımızı bu tartışma üzerine bina etmek istiyoruz. Politikamız, Irak'ın teröristlerden arındırılmasıdır. (...) Türk halkı bundan şu sonucu çıkarabilir: PKK'nın Türkiye'de ve Irak'ta tümüyle ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Oldukları her yerde yok edilmeliler.
Irak konusunda Türkiye-ABD, Türkiye-Irak ve üçlü bazdaki işbirliği, söylem ve ortak hareket bakımından geçen yıla kıyasla iyileşti mi?
Evet, şükürler olsun ki kesinlikle öyle. Söylemde iyileşme var, içerikte iyileşme var. Çünkü en nihayetinde, Türkiye ile ABD, Irak'ta ortak stratejik hedefleri paylaşıyor. Barışçı, güvenlikli, demokratik ve tek bir devlet halinde bir Irak istiyoruz. Anayasal düzenlemelerin devleti parçalamasını değil, güçlendirmesini istiyoruz. Biz ve Türkiye, nasıl bir Irak görmek istediğimiz konusunda bire bir aynı görüşteyiz. Ve tabii, bu Irak PKK'sız olmalı.
FRIED: TÜRKİYE'NİN AVRUPA BİRLİĞİ'NE YÖNELİMİNE İNANIYORUZ
Türkmen kaygısına sempati duyuyoruz
Kerkük ve Telafer, ikili görüşmede ele alındı mı?
Alındı. Türkiye'nin kaygıları, bu kaygıların nasıl giderilebileceği konusunu etraflıca konuştuk.
Türkiye'nin kaygılarını nasıl karşılıyorsunuz?
Türkmen nüfusuyla ilgili kaygılarına çok sempati duyuyoruz. Telafer'de geçen yıl ortaya çıkan kaygıları hatırlıyorum da, bu sefer durum daha iyi. Sorunlar yaşanmadı demiyorum, yaşanmış olabilir. Türkiye'nin Kerkük konusundaki kaygılarını da çok iyi biliyor ve anlıyoruz.
ABD, Kerkük'ün özel statüsünü koruması gerektiğine inanıyor mu?
Irak'ın topraklarının, ayrılıkçılığa yol açacak şekilde bölünmesinin yararına asla inanmadık. Kerkük'ün statüsünün, herkesin çıkarına hizmet edecek şekilde belirlenmesini istiyoruz.
Türkler, üzerine düşenleri yaptı
ABD olarak, BM Genel Sekreteri'ni Kıbrıs'ta çözüm için asıl aracı saymayı kesinlikle sürdürüyoruz. Türkiye'nin Kıbrıs'taki çözüm sürecini ilerleten, çok yararlı ve yapıcı rolünü unutmadık. Türkiye ağırlığını açıkça çözümden yana koydu. Kıbrıs Türk halkı da adanın birleşmesinden yana karar aldı. O zaman çözümün mümkün olmamasına hâlâ üzülüyorum. Ama bu Türkiye'nin ya da Kıbrıs Türklerinin kabahati değil.
Onlar üzerlerine düşeni yaptılar, biz de bunu unutmadık; bunu yansıtan bir dizi jestte de bulunduk. Kıbrıs Rumlarına da söyledim. Adanın bölünmesine hiçbir şekilde hizmet etmeden Kıbrıs Türk toplumuna destek olmanın yolunu bulmak istiyoruz. Onların sıkıntı çekmesine göz yumulmamalı. Türkler biliyor ki, Kıbrıs'ı (Rum yönetimini) resmen tanıyoruz, ama Kıbrıs Türk halkıyla da ilişkilerimiz var ve devam edecek.
AB üyeliğiniz dünya için yararlı
Türkiye'nin yıllardır kararlılık ve başarıyla peşinden gittiği bir stratejik hedefi var. Türkiye'nin yaptığı siyasi reformları ve AB'ye yönelimini destekliyoruz. (3 Ekim öncesi) Türkiye için zor bir dönem, ama Türk diplomasisinin ve liderliğinin bunun üstesinden geleceğine inanıyorum. Ben hep, müzakere sürecini başlatmanın çok akıllıca bir şey olacağını düşündüm.
Birçok Avrupalı bu konuda kaygılı. Onlara ne söylediğimizi gizlemeyeceğim: 'Türk reformlarının devamına olanak verin ve demokratik bir Türkiye'nin AB'ye katılımının bütün dünyaya getireceği yararı düşünün. Bunun Ortadoğu, dünya için anlamını düşünün. Bunun Avrupa'yı ne kadar güçlendireceğini düşünün. Ve geçmişi değil, geleceği düşünün.'
Bazı Avrupalılar bunları ifade etmemizi istemiyor. Ama biz Türkiye'nin Avrupa yönelimine inanıyoruz.
|
|
|

|