Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Eylül 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Verimlilik artışlarının sonuna geldik


Dün DİE Kısmi Verimlilik Endeksi verilerini yayımladı. Bu sonuçlar son derece önemli. Birincisi, verimliliğin sürekli artması enflasyonun kontrolü açısından önemli. Verimlilik arttıkça maliyetler aşağıya doğru düşüyor, böylece anti-enflasyonist bir etki yaratıyor. İkincisi, verimlilik ihracatın sürdürülebilmesi için önemli. Çünkü verimlilik arttıkça devalüasyon gereksinimi ortadan kalkıyor ve uluslararası rekabet gücü korunuyor.
Özellikle reel olarak TL'nin değer kazandığı bir süreçte verimlilik artışları anlam kazanıyor. Ancak verimliliğin sürekli artırılması mümkün değil. Şimdiye dek reel ücretlerin bastırılmasıyla elde edilen emek verimliliği bundan sonra yükseltilemeyebilir. İkincisi, sermaye verimliliği belki reel faizlerin düşmesiyle elde edilse de, teknolojik kullanımda mesafe alınmadığı bir gerçek.
2002 yılından bu yana, fakat özellikle 2003 yılından sonra hem büyümede, hem de ihracatta sağlanan başarı verimlilik artışlarına bağlıydı. 2004 yılında bu daha da belirgin hale geldi. Ancak 2005 yılında büyümenin düştüğünü gözlüyoruz. Bu anlamda verimliliğin gösterdiği performans da önem kazanıyor.

Çalışan başına verimlilik (% değişim)
Yıl1. Dön.2. Dön.3. Dön.4. Dön.
20035,53,18,911,9
200410,914,26,42,2
20053,63,8


Yukarıdaki tabloda imalat sanayiinde çalışan başına (yani emeğin) kısmi verimliliği gözleniyor. Kamu kesimindeki artışlar önemli olsa da özel kesimin imalat sanayi içindeki payı çok daha büyük.
İlk çeyreğe baktığımızda 2004 yılında bir önceki yıldan çok daha yüksek emek verimliliği artışları gözleniyor.
Ancak 2005 yılında ise verimlilik artışı olsa da 2003'ten bile düşük. İkinci çeyrekte de benzer bir durum var. Artış 2003 yılının da altında. Bu veriler ilk bakışta verimlilik artışlarında sınıra yaklaştığımız izlenimini veriyor.

Çalışan başına verimlilik
Yıl1. Dön.2. Dön.3. Dön.4. Dön.
20035,41,51,7-0,1
20043,03,22,32,8
20050,5-2,1

İkinci tabloda ise saat başına verimlilik rakamları veriliyor. Dikkat edilirse, devlet kesiminde sürekli verimlilik azalışları gözlenirken, özel kesimde verimlilik artıyor.
Bu yılın ilk çeyreğinde artış geçen yıla göre ciddi ölçüde düşmüş. Üstelik geçen yıl artış oranı 2003'e göre de düşük.
Asıl ürkütücü tablo ise bu yılın ikinci çeyreğinde karşımıza çıkıyor. Kamu kesiminde sürekli üretim azalmalarıyla verimsizlik olgusu ortaya çıkarken, özel kesimde de ilk defa 2005 yılının ikinci çeyreğinde böylesi bir eğilim ortaya çıkıyor.
Henüz ortaya yüzde 1,5 (toplamda yüzde 2,1) düzeyinde bir verimsizlik çıkmış. Ancak en azından şunu anlıyoruz ki, artık büyüme ve ihracat verimlilik artışlarına kolaylıkla dayandırılamaz.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kürtçü harekette büyük bölünme
PKK belli... Terör örgütü ve kurdurduğu parti...
Çetin ALTAN
Değişik dekorlar içinde, değişik yaşamlar...
Hızlı bir yapılanmanın yaygınlaşmasına karşın...
Melih AŞIK
Çöp tartışması
Başbakan Erdoğan, Karadeniz gezisinde yol ken...
Fikret BİLA
Sezer'in etnik çatışma uyarısı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Gaziantep Ü...
Hasan CEMAL
Kamu malı!
Demir-çelik, alüminyum, petrokimya, süt, peyn...
Yılmaz ÇETİNER
Kanal D ekranına canlılık geldi?
TV kanalları geçen yazı, patırtısız, gürültüs...
Güneri CIVAOĞLU
Boş havuz söylemi...
AB'ye ilk üyelik başvurusunu yapan dönemin Dı...
Can DÜNDAR
Atları da vururlar!
"İlk televizyon şehidimiz"i verdik.
Hurşit GÜNEŞ
Verimlilik artışlarının sonuna geldik
Dün DİE Kısmi Verimlilik Endeksi verilerini y...
Doğan HEPER
Bırakın Ermeni konuşsun
Son dakikada, yine ertelenmezse Boğaziçi Üniv...
Semih İDİZ
Türkiye müzakereyi askıya alabilmeli
AB ile Kıbrıs sorununda yaşadığımız sorunlar ...
Sami KOHEN
Bağlayıcı değil, ama...
İlk bakışta AB'nin dün nihayet kesinleşen "ka...
Hasan PULUR
Tuncay, Anelka Schröder, Merkel
Biz sade bir futbol seyircisiyiz; "Taksim" St...
Derya SAZAK
Ofer skandalı
CHP'nin 'Ofer Komisyonu', Tüpraş ve Galatapor...
Meral TAMER
Anish Kapoor'u İstanbul'dan göndermeyelim
İstanbul'da sanat ortamı, daha önceki 8 biena...
Güngör URAS
Okullar bağışsız ayakta kalamaz
Devletin imkânları sınırlı. Eğitime bugün ver...
Serpil YILMAZ
Eğitim üzerinden demokrasi tartışması
Hükümetin iktidara geldiği günden bugüne 60 b...
M. Ali BİRAND
Çarpık toplumda, çarpık olaylar
Türk kamuoyu birkaç haftadır iki olayla çalka...

© 2005 Milliyet