|
Verimlilik artışlarının sonuna geldik
Dün DİE Kısmi Verimlilik Endeksi verilerini yayımladı. Bu sonuçlar son derece önemli. Birincisi, verimliliğin sürekli artması enflasyonun kontrolü açısından önemli. Verimlilik arttıkça maliyetler aşağıya doğru düşüyor, böylece anti-enflasyonist bir etki yaratıyor. İkincisi, verimlilik ihracatın sürdürülebilmesi için önemli. Çünkü verimlilik arttıkça devalüasyon gereksinimi ortadan kalkıyor ve uluslararası rekabet gücü korunuyor.
Özellikle reel olarak TL'nin değer kazandığı bir süreçte verimlilik artışları anlam kazanıyor. Ancak verimliliğin sürekli artırılması mümkün değil. Şimdiye dek reel ücretlerin bastırılmasıyla elde edilen emek verimliliği bundan sonra yükseltilemeyebilir. İkincisi, sermaye verimliliği belki reel faizlerin düşmesiyle elde edilse de, teknolojik kullanımda mesafe alınmadığı bir gerçek.
2002 yılından bu yana, fakat özellikle 2003 yılından sonra hem büyümede, hem de ihracatta sağlanan başarı verimlilik artışlarına bağlıydı. 2004 yılında bu daha da belirgin hale geldi. Ancak 2005 yılında büyümenin düştüğünü gözlüyoruz. Bu anlamda verimliliğin gösterdiği performans da önem kazanıyor.
| Çalışan başına verimlilik (% değişim) | | Yıl | 1. Dön. | 2. Dön. | 3. Dön. | 4. Dön. | | 2003 | 5,5 | 3,1 | 8,9 | 11,9 | | 2004 | 10,9 | 14,2 | 6,4 | 2,2 | | 2005 | 3,6 | 3,8 | | |
Yukarıdaki tabloda imalat sanayiinde çalışan başına (yani emeğin) kısmi verimliliği gözleniyor. Kamu kesimindeki artışlar önemli olsa da özel kesimin imalat sanayi içindeki payı çok daha büyük.
İlk çeyreğe baktığımızda 2004 yılında bir önceki yıldan çok daha yüksek emek verimliliği artışları gözleniyor.
Ancak 2005 yılında ise verimlilik artışı olsa da 2003'ten bile düşük. İkinci çeyrekte de benzer bir durum var. Artış 2003 yılının da altında. Bu veriler ilk bakışta verimlilik artışlarında sınıra yaklaştığımız izlenimini veriyor.
| Çalışan başına verimlilik | | Yıl | 1. Dön. | 2. Dön. | 3. Dön. | 4. Dön. | | 2003 | 5,4 | 1,5 | 1,7 | -0,1 | | 2004 | 3,0 | 3,2 | 2,3 | 2,8 | | 2005 | 0,5 | -2,1 | |
İkinci tabloda ise saat başına verimlilik rakamları veriliyor. Dikkat edilirse, devlet kesiminde sürekli verimlilik azalışları gözlenirken, özel kesimde verimlilik artıyor.
Bu yılın ilk çeyreğinde artış geçen yıla göre ciddi ölçüde düşmüş. Üstelik geçen yıl artış oranı 2003'e göre de düşük.
Asıl ürkütücü tablo ise bu yılın ikinci çeyreğinde karşımıza çıkıyor. Kamu kesiminde sürekli üretim azalmalarıyla verimsizlik olgusu ortaya çıkarken, özel kesimde de ilk defa 2005 yılının ikinci çeyreğinde böylesi bir eğilim ortaya çıkıyor.
Henüz ortaya yüzde 1,5 (toplamda yüzde 2,1) düzeyinde bir verimsizlik çıkmış. Ancak en azından şunu anlıyoruz ki, artık büyüme ve ihracat verimlilik artışlarına kolaylıkla dayandırılamaz.
hgunes@milliyet.com.tr
|
|