|
 |
|
|
Anish Kapoor'u İstanbul'dan göndermeyelim
İstanbul'da sanat ortamı, daha önceki 8 bienalin hiçbirinde böylesine canlı olmamıştı. Kentin her tarafından sanat fışkırıyor. Bienalde yer almayan sanatçıların itiraz sesleri de eskisi kadar yüksek değil galiba. Onlar da bienalle eşzamanlı olarak kentin dört bir yanında açılan sergilerde sanatseverlerle buluşuyor, sırf bienal için yurtdışından gelen sanat çevreleriyle karşılaşıyorlar.
Kızım bienali çok methetti, bendeniz ise hâlâ İstanbul Modern'de hafta sonu açılan Çekim Merkezi'nin etkisindeyim. Dünkü yazımda serginin girişinde tavandan sarkıtılan kitapların oluşturduğu Sahte Tavan adlı enstelasyona takılıp kalmış, diğer yapıtlara geçememiştim.
Sahte Tavan bitip de müzenin gerçek tavanı altında yürüdüğünüzde hemen sağ yanınızda kocaman boş bir duvara asılmış birkaç küçük fotoğraf karesi dikkatinizi çekiyor. Christian Boltanski'nin, ziyaretçileri işbirliğine davet ettiği bir proje bu. Sergiyi gezenlerin aile albümlerinden götürecekleri fotoğrafların fotokopileri çekilerek, dev bir kolektif duvar resmine dönüştürülecek ve böylelikle İstanbul Modern, ziyaretçilerinin anılarına kucak açan bir yer haline gelecek.
Şiirsel varoluş arayışı
Ama asıl bomba tam karşımda! Dünyaca ünlü Hint asıllı İngiliz sanatçı Anish Kapoor'un bordo - mor arası fiberglas yapıtı, baktığınız yere göre renk ve biçim değiştiriyor, farklı ışıklar alıyor... Ben ufukta kesişen parlak sarı yollar görüyorum, önümdeki gençler "Güneş ışınları" diyor. Kapoor'un tüm yapıtları "İsimsiz." Yanlarında açıklayıcı not da yok. Zaten Kapoor da birşeyler anlatmaya istekli değil: "Bir sanatçı olarak benim rolüm, bir şey ifade etmek, ama konuşkan olmak değil. Özellikle söylemek istediğim bir şey yok, kimseye verecek bir mesajım da yok. Ama ifade etmek, örneğin insanın şiirsel bir varoluşa doğru ilerlemek için kullanabileceği, başvurabileceği fenomonolojik ve diğer algıları mümkün kılacak araçları tanımlamak...İşte benim rolüm bu."
Oya Hanım'ın müjdesi
Tam bu satırları yazarken İstanbul Modern'in Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı aradı ve müjdeyi verdi. Benim hayran kaldığım Sahte Tavan'ı pek çok kişi müzeye o kadar yakıştırmış ki, sponsorların desteğiyle satın almaya karar vermişler. Mükemmel!
Keşke bordo - mor fiberglas Anish Kapoor da hiç geri gitmese... "İşte o boyumuzu aşar" diye hayıflandı Oya Eczacıbaşı. Ama yine de küçük bir umut var galiba... İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ethem Sancak, "Oya hanım ben 5 sponsor bulayım, siz de 5 sponsor bulun, Anish Kapoor'u da göndermeyelim. Altına bütün sponsorların isimlerini yazarız" demiş. Umarız para denkleşir de Avrupa'nın yıldız başkenti olmaya aday İstanbulumuz, bir ay önce hayal bile edemeyeceği esaslı bir Anish Kapoor'a da sahip olur.
Nuh'un gemisi gibi...
Sahte Tavan'dan müze kütüphanesine doğru yöneldiğinizde karşınıza havada asılı bir demir köprünün iki ucunda açık duran biri Kur'an, diğeri İncil iki kutsal kitap duruyor. Köprünün üzerinde renkli plastikten üretilmiş yüzlerce küçük hayvan, gruplar halinde iki uçtan diğer tarafa doğru, aslında karşılaşmadan yürüyorlar. "Zihinsel bir bağlantı buldum" adlı yapıt, sanatçı Maaria Wirkkala'nın, Boğaz'ın 2 yakasını simgesel olarak birleştirme arzusunun ifadesi.
Ve karşımda anıtsal boyutta, helezonik, bembeyaz etkileyici bir heykel. Adı: Plazma İçinde Açamayan Gül. İmza: Kemal Önsoy. Duvardaki yazıda şöyle diyor: "Sürekli bir yükseliş ve metafizik bir arınmayı düşündüren beyaz rengi ve spiral biçimiyle bu yapıt, insanlığı geleceğe taşıyan bir geçit oluşturuyor."
Gene yerim kalmadı. Gördüklerimin çok azını anlatabildim sizlere... En iyisi kendiniz gidip görün.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Kürtçü harekette büyük bölünme PKK belli... Terör örgütü ve kurdurduğu parti... | |  | Çetin ALTAN | | Değişik dekorlar içinde, değişik yaşamlar... Hızlı bir yapılanmanın yaygınlaşmasına karşın... | |  | Melih AŞIK | | Çöp tartışması Başbakan Erdoğan, Karadeniz gezisinde yol ken... | |  | Fikret BİLA | | Sezer'in etnik çatışma uyarısı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Gaziantep Ü... | |  | Hasan CEMAL | | Kamu malı! Demir-çelik, alüminyum, petrokimya, süt, peyn... | |  | Yılmaz ÇETİNER | | Kanal D ekranına canlılık geldi? TV kanalları geçen yazı, patırtısız, gürültüs... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Boş havuz söylemi... AB'ye ilk üyelik başvurusunu yapan dönemin Dı... | |  | Can DÜNDAR | | Atları da vururlar! "İlk televizyon şehidimiz"i verdik. | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Verimlilik artışlarının sonuna geldik Dün DİE Kısmi Verimlilik Endeksi verilerini y... | |  | Doğan HEPER | | Bırakın Ermeni konuşsun Son dakikada, yine ertelenmezse Boğaziçi Üniv... | |  | Semih İDİZ | | Türkiye müzakereyi askıya alabilmeli AB ile Kıbrıs sorununda yaşadığımız sorunlar ... | |  | Sami KOHEN | | Bağlayıcı değil, ama... İlk bakışta AB'nin dün nihayet kesinleşen "ka... | |  | Hasan PULUR | | Tuncay, Anelka Schröder, Merkel Biz sade bir futbol seyircisiyiz; "Taksim" St... | |  | Derya SAZAK | | Ofer skandalı CHP'nin 'Ofer Komisyonu', Tüpraş ve Galatapor... | |  | Meral TAMER | | Anish Kapoor'u İstanbul'dan göndermeyelim İstanbul'da sanat ortamı, daha önceki 8 biena... | |  | Güngör URAS | | Okullar bağışsız ayakta kalamaz Devletin imkânları sınırlı. Eğitime bugün ver... | |  | Serpil YILMAZ | | Eğitim üzerinden demokrasi tartışması Hükümetin iktidara geldiği günden bugüne 60 b... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Çarpık toplumda, çarpık olaylar Türk kamuoyu birkaç haftadır iki olayla çalka... | |
|
|