Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 22 Eylül 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Çarpık toplumda, çarpık olaylar


Türk kamuoyu birkaç haftadır iki olayla çalkalanıyor.
İlki, Gamze Özçelik'in sevişme sahnelerinin internet'te yayınlanması, ardından da Ata Türk'ün ölümü.
Bu tip olaylar sadece Türkiye'de değil, Avrupa ve Amerika da ilgi uyandırır.
Biri, çok güzel bir artistin, kendi beyanına göre, uyutulup sevişmeye zorlanması ve ilk defa bir cep telefonu kullanılarak filminin çekilmesi, olağan bir hikaye değildir. Nitekim tüm medya günlerce işin üzerinde durdu.
Ardından, Ata Türk'ün ölümü geldi.
Bir hiç'ten inanılmaz bir şöhret olan bir gencin hazin hikayesi.
Benim garibime giden, bu olaylara yaklaşımda bazı kesimlerin riyakarlıkları.
Hem büyük bir merakla izliyorlar, hatta reyting rekorları kırıyorlar, hem de sonra dönüp "Kahrolsun bu medya, her şey bunların yüzünden oluyor…Bu ülkenin başka sorunu yokmuş gibi davranıyorlar. Sorumsuzca, gereksiz konuları büyütüyorlar." diyebiliyorlar.
Eskiden bu kadar yakından izlemezdim. Şimdi Kanal D'ye başladıktan sonra, durumu çok daha yakından gördüm ve açıkçası hayretler içinde kaldım.
Çarpıklıklarla dolu bir toplumda, çarpık olaylar yaşıyoruz ve toplumumuzda bu işten çok keyif alıyor. Bir de bunu açıkça kabul etsek, hiçbir sorun kalmayacak.

* * *

KIBRIS'TA ARTIK ÇÖZÜM OLMAZ !
Avrupa Birliği Kıbrıs konusunu tam anlamıyla yüzüne gözüne bulaştırdı.
Her şey 1995'te, Türkiye'ye Gümrük Birliğinin verilmesi ve buna karşılık Rumları tam üye alma pazarlığı ile başladı. Yunanistan ile o dönemdeki AB üyesi ülkeler arasında yapılan bu sözsüz anlaşma, işleri buraya kadar getirdi.
AB'nin hedefi sopa-havuç politikasıydı.
Havuç, Kıbrıs'lı Rumları ve Türkleri, AB'ye tam üyelik havucuyla heveslendirip, BM çerçevesinde bir anlaşmaya zorlamaktı.
Sopa ise "eğer çözümü kabul etmezseniz dışarıda kalırsınız " cümlesinde saklıydı.
Ancak oyunun kurallarını ilk bozan taraf AB oldu. Daha ilk aşamalardan itibaren Rumlara, "Siz hiç merak etmeyin, çözüm olmasa dahi tam üye olursunuz" diyerek, Güney Kıbrıs'ı rahatlattılar.
Papadopulos da bu olanağı iyi kullandı. Son dakikaya kadar, Anan planını sanki kabul edecekmiş gibi davrandı ve Denktaş'ın bağnazlığı sayesinde, ince bir çalım ile işi halletti.
Avrupa Birliği, Türk tarafının Anan planını kabul etmesi için verdiği tüm sözleri kolaylıkla unutuverdi. Bunu bilerek ve planlı şekilde yaptığını ileri sürmüyorum, ancak büyük bir beceriksizlik sonucu, referandumda çözümü reddeden taraf kendini içerde buldu. Yani ödüllendi. Referandumu kabul eden taraf ise dışarıda kaldı. Yani cezalandı.
İlk günlerde Rumlar çok eleştirildi, ancak zamanla tam üye olmanın nimetlerinden yararlanmaya başladılar. Oynadıkları oyun da unutuldu ve bugünlere geldik.

RUM OLSANIZ, SİZ NASIL HAREKET EDERSİNİZ ?
Şimdi dizimizi dövmenin zamanı değil.
Gerçekçi olalım ve bugüne bakalım.
Siz Papadopulos'un yerinde olsanız ne yaparsınız ?
Tam üyeliği cebe koymuşsunuz.
AB'ye istediklerinizin büyük bölümünü yaptıracak bir noktaya gelmişsiniz. Özellikle, Türkiye'nin tam üyelik müzakereleri sürecinde tanınma sözü elde etmişsiniz. Yani, yerinizden kıpırdamasanız dahi, Türkiye tam üyeliğe yaklaşırken bu yarışı kazanacaksınız. Üstelik, kimseler sizi çözüm bulmanız için baskı altına da alamaz.
Türkiye, müzakereler süresince ağzını açamaz.
Avrupa kıpırdayamaz.
Geriye bir tek Amerika kalıyor ki, onlarında işleri başlarından aşmış durumda.
Özetle Rumlar, Türkiye'nin tam üyeliğini bekleyecekler ve ogün geldiğinde istediklerine kavuşacaklarını, daha doğrusu Kıbrıs'ın tümüne hakim olacaklarını düşünüyorlar.
Bu noktaya kadar (son ana kadar çözüm peşinde koşmamak) değerlendirmeleri doğru, ancak bir yerde yanılıyorlar. Türkiye'nin tam üyelik karşılığında Kıbrıs'ın tamamını bırakacağını sanıyorlar.
Bilmedikleri bir diğer şey daha var. O da, bu tutumlarıyla belki bilerek, belki bilmeyerek Kıbrıs'ın kuzeyini elleriyle KKTC'ye teslim ediyorlar.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Kürtçü harekette büyük bölünme
PKK belli... Terör örgütü ve kurdurduğu parti...
Çetin ALTAN
Değişik dekorlar içinde, değişik yaşamlar...
Hızlı bir yapılanmanın yaygınlaşmasına karşın...
Melih AŞIK
Çöp tartışması
Başbakan Erdoğan, Karadeniz gezisinde yol ken...
Fikret BİLA
Sezer'in etnik çatışma uyarısı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Gaziantep Ü...
Hasan CEMAL
Kamu malı!
Demir-çelik, alüminyum, petrokimya, süt, peyn...
Yılmaz ÇETİNER
Kanal D ekranına canlılık geldi?
TV kanalları geçen yazı, patırtısız, gürültüs...
Güneri CIVAOĞLU
Boş havuz söylemi...
AB'ye ilk üyelik başvurusunu yapan dönemin Dı...
Can DÜNDAR
Atları da vururlar!
"İlk televizyon şehidimiz"i verdik.
Hurşit GÜNEŞ
Verimlilik artışlarının sonuna geldik
Dün DİE Kısmi Verimlilik Endeksi verilerini y...
Doğan HEPER
Bırakın Ermeni konuşsun
Son dakikada, yine ertelenmezse Boğaziçi Üniv...
Semih İDİZ
Türkiye müzakereyi askıya alabilmeli
AB ile Kıbrıs sorununda yaşadığımız sorunlar ...
Sami KOHEN
Bağlayıcı değil, ama...
İlk bakışta AB'nin dün nihayet kesinleşen "ka...
Hasan PULUR
Tuncay, Anelka Schröder, Merkel
Biz sade bir futbol seyircisiyiz; "Taksim" St...
Derya SAZAK
Ofer skandalı
CHP'nin 'Ofer Komisyonu', Tüpraş ve Galatapor...
Meral TAMER
Anish Kapoor'u İstanbul'dan göndermeyelim
İstanbul'da sanat ortamı, daha önceki 8 biena...
Güngör URAS
Okullar bağışsız ayakta kalamaz
Devletin imkânları sınırlı. Eğitime bugün ver...
Serpil YILMAZ
Eğitim üzerinden demokrasi tartışması
Hükümetin iktidara geldiği günden bugüne 60 b...
M. Ali BİRAND
Çarpık toplumda, çarpık olaylar
Türk kamuoyu birkaç haftadır iki olayla çalka...

© 2005 Milliyet