Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 23 Eylül 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İnşaat sektörü büyümede, ama lokomotif olması zor


Krizlerde en çok inşaat sektörü zarar görür. Krizden çıkarken de haliyle ilk inşaat sektörü başını kaldırır. Sanki bir ekonomik termometredir inşaat sektörü. Yani en belirgin ekonomik göstergedir. Çünkü tüketici gıdasını erteleyemez ama konut alımını erteler.
Ancak inşaat sektörü yekpare değildir. İnşaat deyince akla önce konut sektörü gelir. Bu alt sektör daha çok ekonomide beklentiler, reel faizler ve gelirle alakalıdır. Reel faizler düşünce yatırımcı konut almak ister. Zaten reel faizler de beklentilerin olumlu yöne dönmesiyle düşer. Her şey iyiye gidiyorsa, bireyler tasarruflarını kolayca likit biçimden gayrimenkule kaydırır. Tabii gelir sorunu yoksa, yani tasarruflar yeterliyse.

Üretim yöntemiyle 2005 yılı birinci ve ikinci dönem sektörel gelişme hızları (%)
Sabit fiyatlarla
SektörlerI. DönemII. Dönem6 Aylık
Tarım0.00.10.1
Sanayi5.53.94.6
İnşaat16.522.219.7
Ticaret5.84.35.0
Ulaştırma ve1.62.21.9
Mali kuruluşlar0.70.30.5
Konut sahipliği1.41.61.5
Serbest meslek ve4.74.14.4
Devlet hizmetleri-0.60.4-0.1
Kâr amacı olmayan-1.30.1-0.6
İthalat vergisi8.48.78.6
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla4.84.24.5
Gayri Safi Milli Hasıla5.33.44.3


İnşaat sektörünün bir diğer parçası sınai yatırımlardır. Bu da hem reel faizlere, yani yatırımın maliyetine, hem de ekonomik büyümeye, yani iç talebe bağlıdır. Nihayet, bir de özellikle kamunun gerçekleştirdiği altyapı yatırımları vardır. Bunlar ise bütçedeki yatırım olanaklarına bağlıdır.
Son yıllarda inşaat sektörü krizdeydi. Ama bu kriz 2001 krizinden bağımsız olarak çok önceden başlamıştı. Birincisi, çevre ülkelerde elde edilen müteahhitlik hizmetleri kesintiye uğramıştı. İkincisi, genel olarak konut sektörü krize girmişti. Nihayet devlet de büyük inşaat ihalelerine neredeyse son vermişti.
Şimdi bu yıl sektörde bir toparlanma görülüyor. Yılın ilk çeyreğinde milli gelir yüzde 5.3 büyürken, inşaat sektörü yüzde 16.5, ikinci çeyreğinde milli gelir yüzde 3.4 büyürken inşaat yüzde 22.2 büyüdü. Kısacası, bu yıl inşaat hızlı gelişiyor ve tüm ekonomik büyüme üzerinde olumlu bir katkısı oluyor.
Geçen yıl ise ilk çeyrekte milli gelir yüzde 13.9 büyürken inşaat yüzde 12.7, ikinci çeyrekte ise milli gelir yüzde 15.7 büyürken, inşaat yüzde 6.5 büyümüştü. Yani aksi bir etki söz konusuydu. Acaba inşaat sektörü bu yıl gösterdiği performans bir lokomotif olarak görülebilir mi? Yahut bu kalıcı olabilir mi?
İnşaat sektöründeki son toparlanma daha çok konut kesiminden ve bir parça da geçen yıl başlatılan yatırım eğiliminden kaynaklanıyor. Devletin yatırım harcamalarında da bu yıl ilk kez bir artış var. Ama sektörü canlandıracak ölçüde değil. Dolayısıyla inşaat sektöründeki gelişme daha çok konut kesiminden kaynaklanıyor denebilir. Gerçi bunu da bir birikimin boşaltılması olarak görmek en doğrusu. Yani bu gelişmeyi kalıcı olarak görmek yanıltıcı olur. Uzun yıllardır ertelenmiş olan konut talebi şimdi gerçekleşiyor. Dolayısıyla reel faizlerin hızlı düşmesiyle sektör canlansa da, 2006 yılında inşaat sektörü tüm alanlarda gelişme göstermediği takdirde ekonominin lokomotifi olması zor.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa'da Türk savaşı!
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül sanki New York'...
Çetin ALTAN
Çöp bidonlarıyla verilen sevimli konser...
Bir yığın acıklı, bir yığın anlamsız, bir yığ...
Melih AŞIK
Hamarat bir firma
Fom Grup adlı şirket 2004 yılının kasım ayınd...
Fikret BİLA
CHP'ye göre müzakere ipotekli başlıyor
Avrupa Birliği'nin (AB) karşı deklarasyonu An...
Hasan CEMAL
Rum golü ama...
Bakın, Avrupa Birliği yolunda Türkiye'ye Papa...
Güneri CIVAOĞLU
Hoppala
Orhan Pamuk davasına bir de -açıklanan konuşm...
Abbas GÜÇLÜ
Okulöncesi eğitim
TÜSİAD Eğitim Çalışma Grubu olarak, yükseköğr...
Hurşit GÜNEŞ
İnşaat sektörü büyümede, ama lokomotif olması zor
Krizlerde en çok inşaat sektörü zarar görür. ...
Sami KOHEN
AB'nin belalısı!
Önceki gün Brüksel'de bir AB'li diplomat, Kıb...
Faik ÖZTRAK
Rekor işgücü veriminin düşündürdükleri
2005 yılı ikinci dönem imalat sanayiinde çalı...
Hasan PULUR
Şu cinnet getiren Türkler...
Adam ekranda coşmuş, "bayrak ve şehit" diye ö...
Derya SAZAK
Solun AKP'si
Demokratik Toplum Hareketi (DTH) Sözcüsü Orha...
Meral TAMER
Zarftan çıkan ince alyansla yeşeren umut
Eskiden her posta geldiğinde, içinden onlarca...
Güngör URAS
İhaleden sonra 'ağlaşmak' işe yaramaz
Bir mal satışa çıkarılıyor. Hem de saklı gizl...
M. Ali BİRAND
"AB'nin verdiği sözlere inanmayın"
Kıbrıs Rum toplumuna -haddim olmayarak- bir ö...

© 2005 Milliyet