|
 |
|
|
Zarftan çıkan ince alyansla yeşeren umut
Eskiden her posta geldiğinde, içinden onlarca okur mektubu çıkardı. Şimdilerde ise okurlarımızla faks ve e - posta aracılığıyla haberleşiyoruz.
İzmirli okurum Aşkın Aktay'ın neden mektup gönderdiğini, zarfını çöpe attıktan hemen sonra fark ettik neyse ki...
"Baba Beni Okula Gönder kampanyanıza farklı boyut kazandırır umuduyla alyansımı gönderiyorum ve tüm Türkiye'yi alyans bağışıma çağırıyorum. Siz konumunuz gereği herkese ulaşabilirsiniz. Biz yırtınsak da olduğumuz yerde sayıyoruz."
Çöpteki zarftan incecik alyansı çıkarttık. Kuyumcu 22 YTL verdi. Aşkın Altay adına, bir Emine'yi daha okulla buluşturan ilk adım olsun diye Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ÇYDD'nin burs hesabına yatırdık.
Emine kim mi?
Emine'nin hamlesi
Kampanyanın ilk günlerinde çıktığım çok sayıda TV ve radyo programlarından birinde tanıştım Emine Saka ile. TRT Trabzon Radyosu'nda kampanyayı anlatmıştım. Canlı yayın bittikten sonra programın yapımcısı Cem Temel aramış, Karadeniz Bölgesi'nden okula gidemeyen kızların Trabzon Radyosu'nu telefon bombardımanına tuttuğunu belirttikten sonra "İçlerinden bir kızımız var ki, 10 dakika içinde 3 kez aradı. Milliyet'in kampanyası çerçevesinde ona lütfen yardımcı olun," diye ricada bulunmuştu.
İlkinde ailesinden korktuğu için ne ismini, ne de telefonunu vermiş. İkinci arayışında adını söylemiş, ancak üçüncü arayışında telefonunu vermeye ikna olmuş. Zaten başka türlü ona nasıl ulaşabilirdik ki?
Trabzon'un Akçaabat İlçesi, Mersin Beldesi'nin bir köyünde bulduk Emine'yi. Telefonun öbür ucunda, her an yakalanabileceği korkusuyla konuştuğu her halinden belliydi. Radyoyu ısrarla, 3 kere ardarda arayan bu ürkek kız mı? İnanılır gibi değil.
ÇYDD'nin yöntemi
8. sınıfı bitirdikten sonra babası okula göndermemiş. 2 yıldır evdeymiş. 7 kardeşmişler. Babası parasızlığı bahane ediyormuş, ama aslında kızların okumasını gerekli görmüyormuş. Ona söz verdim: "Babanı ikna edeceğiz ve seni 2005 - 2006 öğretim yılında liseli yapacağız."
O ürkek kız, telefonumu almayı ihmal etmedi ve yaz ortasında "Bana verdiğiniz sözü unutmadınız değil mi?" diye aradı.
Tabii ki unutmamıştım, ama bu arada kampanyamız yaygınlaştıkça bana bizzat başvuran ya da okurlarımın "Çok okumak istiyor, mutlaka yardıma muhtaç," dediği kızlarımızın sayısı bayağı arttı. Baktım, işin işinden kendi başıma çıkamayacağım, kızlarımızla ilgili bilgileri ÇYDD Başkanı Prof. Türkan Saylan'ın müşfik ellerine teslim ettim. Çoğu bizim zaten seçtiğimiz öncelikli 15 ildeydi. ÇYDD'nin ilgili illerdeki şubelerince ailenin maddi durumuyla ilgili gerekli incelemeler yapıldı ve uygun görülenlerin babaları ikna edilerek burs kapsamına alındı.
Baba ikna edildi
Örneğin Emine'yle ilgili şu bilgi geldi. Babası işsiz. 10 ay süreyle ayda 30 YTL'lik bursa ihtiyacı var. Akçaabat Kaymakamı, babasını çağırarak ikna etti. Emine şimdi babaannesiyle oturuyor ve evine en yakın okul olan Fatih Lisesi'ne gidiyor.
Burs için hâlâ geç kalmış değilsiniz. Alyansını gönderen okurumuz gibi siz de bir kızımızın daha okula adım atmasına vesile olabilirsiniz.
Kampanyamızın ucu açık, okumayan tek kızımız kalmayıncaya kadar sürecek. Okumayan kızımız kalmazsa, bir kuşak sonra tüm toplumumuzun genel seviyesini yukarı çekmeyi garanti ettik demektir.
DİE'nin verileri eğitim düzeyi yükseldikçe, yoksulluğun azaldığını ortaya koyuyor. Hayalimiz, geleceğin annelerini bugünden okutmak suretiyle tüm toplumu dönüştürebilmek.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|