|
 |
|
|
Sıcak kumsalların ateşli şarkıları
İki yıldır tüm Amerikan radyolarını sallayan bir müzik türü reggaeton. Aslında reggae, tropikal dans müziği ile hiphop'un kullanıldığı reggaeton şimdi sektörün gözbebeği
MURAT BEŞER
muratbeser@muratbeser.com
Bir süredir sokak aralarında top yuvarlayan bızdıkların mırıldandıkları, bir gençlik klasiği olan araba içinde dört erkekten oluşan klasik seyyar diskolarda bangır bangır çalınan bir şarkı var; "Dale Don Dale".
Sıcak kumsalların ateşli şarkısı diye takdim ediliyor "Dale Don Dale". Söyleyen bir süre önce ülkemizde konser veren Don Omar.
Piyasanın pıtrak gibi bitiveren, kelebek kadar ömrü olan şarkılarından biri gibi görünse de, "Dale Don Dale" müzikal kökleri açısından bir hayli derin bir tarihe sahip olan türlerden birinin üvey evladı. Biz son iki yıldır tüm Amerikan radyolarını sallayan bu türle, kamusal alanda daha yeni yeni tanışıyoruz. Türün adı reggaeton.
Porto Riko'dan New York'a
Yetmişli yılların ortalarında Amerikan (bilhassa New York) radyo istasyonları, tarzını gitar esaslı müzikten, eğlenceyi hedef alan disko çizgisine çekince, dans hareketi bir berekete dönüşmüştü. Müzik dünyası için adeta kültürel bir fenomendi bu.
Her dönem siyahi kıtaların müziğinden bir trend yaratmayı bilen sektör sayesinde, bu müziği çalan radyoların sayısı kısa sürede yüzlerle telaffuz edilmeye başlandı.
Sürecin devamı olan reggaeton'un tohumları 10 yıl önce Porto Riko barlarında atıldı. Buralarda söyleyen yerel kahramanlar bağımsız single'lar çıkardılar ve radyolara gönderdiler.
Radyolar yöresel havaların ağır bastığı ilk örnekleri önce biraz dudak bükerek çalsa da reggaeton kıvılcımı alevlendi. Altı ay içinde 10 albüm Billboard listelerine girdi.
Universal-Latin Amerika başkanı Jesus Lopez, konuya ciddi bir bütçe ayırmaya karar verdi; Daddy Yankee, Don Omar ve Luny Tunes gibi reggaeton yıldızları ile sözleşme imzaladı. Aynı şirket sadece bu tür için Machete Music adında bir yan marka kurdu. Aynı şekilde Sony BMG yöneticilerinden Kevin Lawrie, türün pazarlama açısından önemini kavramıştı.
Geçen yıl çıkan Daddy Yankee'nin "Barrio Fino" çalışması, Billboard Latin listelerinde bir numaraya yükselen ilk reggaeton albümüydü. Bu bağımsız çalışmayı El Cartel Records çıkarmıştı. Daddy Yankee sade bir Latin şarkıcısı iken, "Gasolina" şarkısıyla dünya markası oldu. Gelişmelere Amerika'nın farklı yakasındaki müzisyenler de katıldı.
Yankee'den sonra ilk reggaeton yıldızı "bizim oğlan" Don Omar, sadece iki şarkı ile club klasiği sahibi oldu. Beyaz sokak çocuklarının bile ağızlarına sakız etti şarkılarını.
Sektörel devrim mi?
Radyo istasyonları ve sektördeki bu beyaz devrimden yıllar sonra reggaeton, sektörün dört elle sarıldığı bir kurtarıcı. Aslında basitçe reggae, tropikal dans müziği ile hiphop trüklerinin kullanıldığı bu teferruatsız müzik, şimdi sektörün gözbebeği. Bir dolu şarkıcı solo albüm çıkarırken, yanında çıkan sayısız toplama CD'nin gerekçesi.
Artık hiçbir radyo, TV, club, plaj çalamadan edemiyor bu müziği. Çok basit ritimlerle kalça sallatan, fonetik sözlerle akılda kalan şarkılar, günümüz mainstream hiphop'ı.
Reggaeton şarkıcılarının en önemli özelliklerinden biri dili bozmaları; doğru sözcük ve cümleler yerine adına "slang" denen argoyu tercih etmeleri. Böylelikle dil faktörünü önemsizleştiren "reggaeton devrimi", tüm dünya gençliğini bir salgın halinde yakalıyor. Sadece İspanyolca değil İngilizceyi de kapsama alanına alan akım, hemen her kesimden müzisyeni harekete geçiriyor.
Örneğin güzel yıldız Jennifer Lopez, gelen haberlere göre bir reggaeton albümü yapmak için son dönemin en parlak yapımcılarından Pharrel Williams ile "baba ocağı" Porto Riko'ya gitmiş.
Ankara sound'u Çilekeş'le yol alıyor
İlk albümünü çıkaran Türk rock topluluklarının sayısı hızla artıyor. Evet "Y.O.K." adlı albüm ilk ama sahibi olan Ankaralı dörtlü Çilekeş'i, gazlı bir içecek markasının düzenlediği genç yetenekler yarışmasından tanıyoruz. Gerek bu yarışma gerek verdiği lokal konserlerle belli bir taraftar yakalayan Çilekeş, On Air şemsiyesi altında yayınladığı albümün 11 şarkısında, sıkıntılardan kaçmaya çalışan yeni kuşak mensuplarının melankolik ruh hallerini dile getiriyor.
Aylin Aslım, rap'çi Fuat ve merhum topluluk Kurban'dan Burak Gürpınar, bu albümün tanınan konukları.
Adı ile müziği arasındaki uyumla Çilekeş, başkentte oluştuğu varsayılan "bir çeşit Seattle ruhu"nun son temsilcisi.
Feist'i keşfedelim
Gizemli bir güzelliği olan bayan Feist'i ilk kez Caz Festivali'ne konuk olan Kings Of Convenience'in "Riot On An Empty Street" albümündeki iki şarkıda dinlemiştik. Evveliyatı da vardı; punk topluluğu Ramones'un bir ön grubunun şarkıcısı olarak sahnenin tozunu yutmuştu ilk kez.
Sonra "Let It Die" albümü geldi. Albüm 2004 sonunda çıktı ama ülkemize daha yeni geldi. Şansondan elektro popa kadar uzanan yelpazesinde Feist, her dokunuşunu küçük bir sanat eserine çeviriyor. Feist'in söylerken kendini şarkıya verişi, tekniğindeki dumanlı sadeliği ve bestelerinin melodik seksapeli onu yeterince ilgiye değer kılıyor. Dinleyicisine yumuşacık deyip geçen bir ipek gibi Feist. En iyisi kağıdı kalemi bırakıp, Feist'in sesinin baştan çıkarıcılığına teslim olmak.
|
|
|

|