|
 |
|
|
Yeni adres, Bilgi
Hazırlık Komitesi, konferansın Bilgi Üniversitesi'nde yapılması kararını verdi. Komiteden Berktay, "Yargı, ifade özgürlüğünü çiğniyor" dedi
SERHAT OĞUZ, NEZİH GÜROL, ÖMER ERBİL, LUBE AYAR İstanbul
İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin kararıyla ertelenen "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları Konferansı" isimli toplantı, bugün Bilgi Üniversitesi'nde yapılacak ve 3 yerine 2 gün sürecek.
Hazırlık Komitesi üyeleri dün gün boyu, olaylı toplantının kaderini tartıştı. Komite üyeleri, katılımcıların hâlâ İstanbul'da beklemesini göz önünde bulundurarak, konferansın hafta sonu Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampusunda yapılmasını kararlaştırdı.
Hazırlık Komitesi'nden Doç. Dr. Halil Berktay, Prof. Dr. Murat Belge, Prof. Dr. Selim Deringil, Doç. Dr. Cemil Koçak ve Yrd. Doç. Dr. Akşin Somel, dün Sabancı Üniversitesi'nde basının karşısına çıktı.
Berktay, komite adına yaptığı açıklamada mahkemenin yetkisinin dışına çıkarak bilim alanına ağır şekilde müdahale ettiğini kaydederek şunları söyledi: "Bir akademik konferansa katılımcı olarak kimlerin davet edileceği ve bu kişilerin bilimsel ve mesleki ehliyetlerinin tespiti, yargının yetki kapsamında değildir. Bu karar, akademik özerkliğin ötesinde ifade özgürlüğünün evrensel kurallarını ve anayasamızın bu ilkelerini düzenleyen maddelerini çiğner niteliktedir. Bu konferansın her türlü engellemeye karşın en kısa zamanda yapılmasında, ülkemiz demokrasisi, bilimsel özerklik ve üniversite özerkliği açısından artık ihmal edilemeyecek bir aciliyet görüyoruz."
Berktay, iddiaların aksine katılımcıların hiçbir şekilde tek taraflı görüşe sahip olmadıklarını savundu. Berktay, "Bu konferansta Türklerin soykırım yaptığı naralarının atılacağı iddiası külliyen yalan. Soykırım için özel oturum yok. Soykırım kelimesi 60 bildiriden sadece ikisinin başlığında geçiyor. Aylardır süren sistemli dezenformasyon var. 3 Ekim sürecini tökezletmek isteyenlerin olduğunu ben değil, hükümetin en yetkili isimleri söylüyor" dedi.
Bilgi'den açıklama
Bilgi Üniversitesi Yönetim Kurulu'ndan yapılan yazılı açıklamada, mahkeme kararının akademik özgürlük açısından son derece sakıncalı bulunduğu bildirildi. Açıklamada, üniversitenin, düşünce, araştırma ve ifade özgürlüğü adına konferansa kapılarını açtığı belirtildi.
İtiraz ettiler
Bu arada Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerinin rektörlükleri, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurarak, İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin verdiği karara itiraz etti.
Hukukçular: Usul yanlış
Prof. Dr. Ülkü Azrak (Maltepe Üniversitesi öğretim üyesi, idare hukukçusu): Mahkeme yapacağı bir tebligatı avukata bırakıyor. Usul yanlıştır. Kanunda hızlı tebligat usulü de var. Kendi araçlarıyla bunu da yapabilir. Bunu ihmal etmiş, avukata vermiş. Mahkeme tarafından davacı eliyle karar tebliğ ettirilemez. Yanlış bir yol. Prof. Dr. Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı): Tebligatı mahkeme kalemi yapar. Taraflar buradan takip eder. Alışılmış bir usul değil. Yoksa tüm tebligatlar mahkeme kanalıyla yapılır. Üniversitelerin özerkliği bakımından, idare mahkemesinin böyle bir yola gitmesi tartışma yaratabilir. Mahkeme kararıyla, üniversiteye bilimsellik dersi verme eğiliminde. Üniversitelere yönelttiği sorulardan, konunun tek yönlü tartışılacağı fikri edinilebilir. Her görüşün tartışılmasını isterim, ancak bilim adamı gözüyle konferansın bu yönüne de dikkat çekilmesine taraftarım. Yanlış bile olsa başbakan, yardımcısı ve başmüzakerecinin yargı kararını eleştirmesini doğru bulmuyorum.
YÖK, iptale karşı çıktı
ANKARA Milliyet
Daha önce konferansı "Türk yükseköğretimi adına talihsizlik" sözleriyle eleştiren Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu kez İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin kararına tepki gösterdi. YÖK mahkeme kararını, "Üniversitelerin bilimsel özerkliğine müdahale" olarak nitelendirdi. Mahkemenin verdiği kararın, yargı yetkisinin sınırlarını zorladığı ifade edilen açıklamada şöyle denildi:
"Toplantının iptaline yol açan yürütmeyi durdurma kararı, kamuoyuna yansıyan içeriği ve sonuçları itibarıyla, Anayasa'yla güvence altına alınan üniversitelerin bilimsel özerkliğine müdahale niteliğindedir. Üniversite dışı ve çok yönlü müdahale ve zorlamalara maruz kalma talihsizliği yaşayan bu süreç, üniversitelerimizin özerkliği bakımından endişe verici bir hal almıştır."
|
|
|

|