|
 |
|
|
Hükümette iki ses
Erdoğan, "Bürokrasi, değişime direnç gösteriyor" dedi. Babacan, '3 Ekim' öncesine dikkat çekti. Cemil Çiçek'in üslubu ise yine nüanslıydı: 3 Ekim'e bağlamak yanlış
ANKARA Milliyet
İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları Konferansı'nın idari yargı kararıyla durdurulması konusunda hükümetten yapılan açıklamaların nüanslı olması dikkat çekti. Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Başmüzakereciliğe getirilen Devlet Bakanı Ali Babacan, kararın, Türkiye'nin AB yolunda attığı adımlara engel olma çabalarının ürünü olduğu mesajını verirken, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, bu yaklaşıma katılmadığını söyledi.
Daha önce konferans için "Bu, Türk milletini arkadan hançerlemektir" yorumunu yapan Çiçek, dün Milliyet'e, her gelişmeyi 3 Ekim'e bağlamanın yanlış olacağını söyledi.
Çiçek, gazetecilerin soruları üzerine de, "Üniversitelerle ilgili verilmiş ilk karar olduğu için şok bir karardır. Türkiye'de yargı kararları da tartışılabilir. Bunu doğru bulanlar da, yanlış bulanlar da olabilir" dedi. Gazetecilerin, konferans hakkındaki görüşlerini koruyup korumadığı sorularına sitem eden Çiçek, "hükümette çatlak var, anlamına gelecek açıklama yapma tuzağına düşmeyeceğini" söyledi.
NTV'ye de konuşan Çiçek, Erdoğan ve Gül ile görüş ayrılığına düştüğü sorusuna, "Ben hukuki değerlendirmeler yapıyorum, ama siyasi olarak da bu konferansın zamanlamasını doğru bulmuyorum" yanıtını verdi.
Erdoğan: Bürokrasi direniyor
atv'de önceki gece soruları yanıtlayan Erdoğan ise, sıkıntının "yasalarla hukuku karıştırmaktan" kaynaklandığını belirtirken, "Türkiye'deki demokratikleşme sürecine, özgürlüklere gölge düşürülmesi noktasında üzüntülü olduğunu" vurguladı. Erdoğan şu görüşleri dile getirdi:
"Daha çok özgürlük, demokrasi içinde sabırla bazı şeylere karşı koymalıyız. Birileri ideolojik davranarak ön kesme gayretine giriyorsa, bunlara özellikle ülkenin kurumlarının asla alet olmaması gerekir. Bürokrasi Türkiye'nin değişimine direnç gösteriyor. Meclis'teki çoğunluğunuz her şeyi halletmiyor. Bu bir fikirdir, buna saygı duymak zorundasınız. Saygı duymuyorsanız, ses çıkarmamak durumundasınız. Yanlış varsa rektörlük, YÖK bunun hesabını verir. Müdahale edilmesi gereken durum varsa, İstanbul Valiliği müdahale eder."
Gül: Son çabalar
BM Genel Kurulu için New York'ta bulunan Dışişleri Bakanı Gül de, karara ilişkin tepkisini, "Kendi kendine bu kadar zarar veren ülke az bulunur. 3 Ekim'e giderken içeride ve dışarıda bu işi engellemek için çalışanlar son gayretlerini gösteriyor. Bunlara yenileri eklenirse benim için sürpriz olmaz" sözleriyle dile getirdi.
'3 Ekim yaklaştıkça'
Babacan da, 'henüz açıklanmamış fikirlerin önüne geçmenin, Türkiye'nin yakalamaya çalıştığı hak ve özgürlük standartlarıyla bağdaşmadığını' vurgulayarak şöyle konuştu: "3 Ekim yaklaştıkça, 'Acaba nasıl olur da Türkiye'nin içine gireceği bu bambaşka ortamı engelleyebiliriz' çabaları, maalesef içeride de, dışarıda da söz konusu. Biz AB'ye tam üye olabilmek için müzakere sürecini niye istiyoruz, bu reformları neden arzu ediyoruz sorusunun cevabını, belki de bir ölçüde görmüş olduk. Türkiye artık yazılı kuralların uygulandığı, uygulamanın da bir yerlerde yazılı olduğu bir ülke olmak durumundadır."
Siyasilerin kafası karıştı
ANKARA Milliyet
Mehmet Dülger (TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı - AKP): AB'deki zor dosyalardan birinin de yargı olduğu anlaşılıyor. AB sürecini sabote etmeye dönük bir karar olarak görmüyorum, Türk yargısının tabii refleksi.Salih Kapusuz (AKP Grup Başkan Vekili): Türk milleti adına verilen kararlarda ister yargı, ister siyasi olsun, önemli olan Türk milletinin yararının gözetilmesidir. Tam müzakerelerin arifesinde böyle bir girişimde bulunulmasının Türk milleti adına ne getirip götürdüğünü herkes çok iyi idrak etmeli.Murat Mercan (Avrupa Konseyi Türk Grubu Başkanı - AKP): Türkiye ne kadar dışa açılır, özgürleşirse o kadar büyür. Bu tartışmaların engellenmesinin kimseye bir faydası yok.Onur Öymen (CHP Genel Başkan Yardımcısı): Herkes hukuka saygılı olmalı. Herkes, ne kadar aykırı da olsa görüşlerini açıklamalı. Komplo teorilerine itibar etmiyoruz.Mustafa Özyürek (CHP Genel Başkan Yardımcısı): Yanlış bir karar alınmıştır. Üniversiteler özerk kuruluşlardır, müdahale edilmesi doğru değil. Mehmet Ağar (DYP Genel Başkanı): Yargıyı tenkit edici bir tavır içinde olmam. Başvurulacak yer yine yargıdır. Ülkemizin tarihi, mahkeme kararlarının korumasına ihtiyacı olmayacak kadar şerefli ve berraktır.Kenan Evren (7. Cumhurbaşkanı): Zaten iptal ettiler, çok iyi olmuş.BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu: Ermeni Konferansı ile ilgili yargının almış olduğu karar, Türk toplumunun hissiyatı ve tepkilerine uygun düşmüştür.HÜRPARTİ Genel Başkanı Yaşar Okuyan: Ermeni Konferansı Türkiye'ye ihanet toplantısıdır. Türk topraklarında Türkiye'ye ihanet toplantılarına izin verilemez.
Mahkeme kararı dünya basınında
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Ermeni Konferansı'nın, mahkeme kararıyla ikinci kez durdurulması dünya medyasının da gündemindeydi. "Bu sıradan bir konferans değildi. Delegeler 90 yıl önce Osmanlı Ermenileri'nin başına gelenleri tartışacaklardı" diyen BBC, Ermeni sorununun Türkiye'de bir tabu olduğunu da belirtti.
Konferansın bir grup milliyetçi avukatın başvurusu üzerine durdurulduğunu, Erdoğan'ın da tepki gösterdiği kararın AB ile müzakerelerin başlayacağı 3 Ekim öncesinde alındığı vurgulandı.
"Resmi söylem tartışılacaktı" ifadesini kullanan Amerika'nın Sesi Radyosu da, kararın 3 Ekim öncesi alındığına dikkat çekerken, yazar Orhan Pamuk'a da bu konuyla ilgili dava açıldığı anımsattı.
|
|
|

|