Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Eylül 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu nasıl spor anlayışı?


Türkiye Tenis Federasyonu'nun ana statüsünün ( 6 - B) maddesi şöyle : Yurtdışındaki ve yurtiçindeki tenisle ilgili gelişmeleri izlemek, her yaş grupları için her türlü tenis turnuva organizasyonları, yarışma, çalışma ve diğer faaliyetleri programlayıp bunların izinlerini verip uygulamalarını kontrol etmek.
Maddedeki, "Türkiye'de yapılacak her türlü tenis turnuvası organizasyonlarının izinlerini verir" deyimi her türlü yoruma ve kötü niyetli davranışa açık. Bir federasyonun özerk hale gelirken hazırladığı statünün Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirleri tarafından kontrol edilip edilmediğini bilmiyoruz. Bu maddeden en çok etkilenen ise ülkemizdeki Veteran tenisi .
Veteran tenisi, belli bir yaşa gelmiş insanların yaptıkları spordur. Böyle baktığınızda "30 yaşını geçmiş insan tenis oynar da, o ülkenin tenisçilerine ne katkı sağlar"' diye düşünebilirsiniz. Ancak gerçek öyle değil. Veteran tenisçilerin çocukları hatta torunları onları görerek, onlardan tenis sevgisini alarak yetiştikleri zaman, o ülkede tenis oynayan insanların sayısında da belli bir artış hemen göze çarpıyor. Tenis böylece aile sporu haline gelip, hem sosyal, hem de spor yönünden topluma katkılar sağlıyor. Ancak bu konuda Tenis Federasyonumuz son derece katı. Özerk olmayı "Ali kıran, baş kesen" olmakla eş tuttuğunu düşündüğümüz yöneticiler, son olarak Büyük Kulüp'te yapılacak olan bir turnuvayı "Bizden izin alınmadı" gerekçesiyle İstanbul Valiliği'ne, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne, Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı'na, İçişleri Bakanlığı'na şikayet edip "Gereğini yapın" demiştir.
Bu kafalarla tenise ve Türk sporuna hizmet etmek mümkün değildir. Ellerinden gelse kendilerinden habersiz tenis turnuvası organize etmeye kalkışan kulüplerin yöneticilerini hapse bile atacaklar. Özerk federasyon haline gelmenin "Ben yaptım oldu. Burada patron benim . Benim dediğim yapılır, yapılmazsa ben gereğini yaparım" şeklindeki idareci tutumlarına artık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün de dur demesinin zamanı gelmiş ve geçmektedir.

ykoca@milliyet.com.tr




SPOR
Trabzon paramparça: 0-2
Potanın ateşi düşmüyor!
Mücevher Gençler
'Senin için hocam'
'Böylesini görmedim'
Üç Aslan, tek yürek!
İlk aday Ersun Yanal
Fernando Alonso zafer peşinde
Nihat havalarda
Ringde acı son
Almanya yarı finalde
Sharapova çok rahat
Haber turu...
Korku tüneli
Halterin çivisi çıktı
Bu nasıl spor anlayışı?
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Fuat ERCAN
Korku tüneli
Karanlık bir tünelin içinde kaybolmuştu Trabz...
Cemal ERSEN
Halterin çivisi çıktı
Şaşırmamak elde değil. Türk halterinin itibar...
Yavuz KOCAÖMER
Bu nasıl spor anlayışı?
Türkiye Tenis Federasyonu'nun ana statüsünün ...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet