Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 24 Eylül 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ermeni konferansı


İKİ açıdan bakıyorum. Biri, bu konferansın engellenmesi Türkiye'nin milli menfaatlerine uygun mudur, değil midir?
İkincisi, bu konuda hukuk ne diyor?
Önce şunu tespit edelim: Bu konferansta konuşacak olan akademisyenlerin hepsi fikirlerini söylemişlerdir, yazıp çizmişlerdir, buna devam da edeceklerdir.
Konferansı engellemek, bu görüşleri yok etmeyecek. Aksine, engellemeler bu konferansa 'sansasyon' katmış, ilgi odağı haline getirmiştir.
Bütün dünya için, konferansta nelerin söylendiği veya nelerin asöylenmediğinden daha çok ilgi çeken bu "engelleme" olmuştur.
Türkiye'nin üzerine, "suçunun ifşa edilmesinden korkan, akademisyenleri susturan ülke" görüntüsü düşürülmüştür. Lobiler bunu koz olarak kullanacaklardır.
* * *
HALBUKİ konferans, böyle sansasyonel olaylar yaşanmadan yapılsaydı, akademik toplantı olarak kalacaktı. Konuşmalar "tartışma" tablosu verecekti. Çünkü konuşmacılar içinde Taner Akçam gibi birkaç fanatiğin dışında, "soykırım" diyen yok; çok farklı görüşler var. "Mukatele" diyen var, "kıtal" diyen var, hatta "İttihatçıların etnik temizliği" diyenler bile var ama bunlar da "Soykırım tarifine girmez" diye açıkça belirtiyorlar.
İçeriği bakımından "tartışmalı" olan bu konferansın tekrar engellenmesi, "kesin" bir şekilde Türkiye'nin imajına gölge düşürmüştür.
Avrupa Parlamentosu'ndaki sicilli Türk düşmanlarının bu engellemeyi büyük sevinçle karşılamalarının sebebi, bu engellemeyi koz olarak kullanacak olmalarıdır.
* * *
HUKUKİ yönüne gelince... İdare mahkemesi, birtakım sorular sormuş ve cevabı gelinceye kadar konferansı durdurmuştur. Bu sorular, konferansa kimlerin katılacağı, isimlerin hangi kıstaslara göre belirlendiği, masrafların nasıl karşılandığı gibi sorulardır.
Mahkeme herhangi bir konferans hakkında bu soruları soramaz. Çünkü kimlerin konuşacağına karar vermek yargının değil, idarenin, olayımızda mesela rektörlüğün yetkisindedir.
Mahkeme, "Şu kişinin konuşması sakıncalı, öbürü konuşsun" diye karar verebilir mi? "Konuşmacılar şu kıstasa göre belirsin" diye karar verebilir mi? Öyleyse bu sorulara dayalı bir yürütmeyi durdurma kararı da vermemeliydi.
Konferansta suç işlenirse bu adli bakımdan savcılığın, idari bakımdan üniversitelerin yetkisindedir; idare mahkemesinin yeni yetkisi yoktur.
Zaten, durdurma kararı için muhalefet üye, durdurma kararının İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğunu belirtmişti. Bu maddeye göre, mahkemeler "yerindelik denetimi" yapamazlar; bir işlemin, bir konferansın "yerinde", yani uygun, isabetli, iyi, yararlı olup olmadığına karar veremezler.
Aynı maddeye göre, mahkemeler "idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler"; üniversitelerin konferans hakkındaki takdirine müdahale edemezler.
Konferansta suç işlenirse... Ona da idare mahkemesi değil savcılık bakar.
Konferans milli güvenliğe aykırı ise? Öyle bir şey varsa ona da rektörlük veya valilik karar verir.
Karar hukuka aykırıdır, eminim yine hukuk düzeltecektir.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ermeni konferansı
İKİ açıdan bakıyorum. Biri, bu konferansın en...
Çetin ALTAN
Turşulu hoşaf lengerine tutsak düşüp, düşmemek...
Cumartesi sabahı her zamankinden daha geç, şö...
Melih AŞIK
Aktif pazarlama
Başbakan Tayyip Erdoğan, Galataport ihalesini...
Fikret BİLA
Çiçek: 'Hapşıramayacak mıyız?'
Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerinin düzenle...
Hasan CEMAL
Hey siz, demokrasi korkusu içinde yaşayanlar!
3 Ekim savaşları devam ediyor, devam edecek. ...
Güneri CIVAOĞLU
Gene "o kafa"
Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen seminerd...
Can DÜNDAR
Aynı kafa
Erivan'a gittik geçen aralıkta..
Abbas GÜÇLÜ
Sezen, İzmir ve kardelenler
Tülay Aktaş, İzmir eski valilerinden Kutlu Ak...
Semih İDİZ
Ülkemize bir leke daha sürülmüş oldu
Türkiye'yi tartışmak üzere Washington Enstitü...
Sami KOHEN
Canavarı kim yarattı?
Daha birincisinin öldürücü, yıkıcı etkisi sil...
Hasan PULUR
'Dün, dündür!' lafı ve yasak kararı...
Kim ne derse desin, başta biz "Süleyman Bey"i...
Derya SAZAK
3 Ekim kavgası
Ankara kendi ayağına kurşun sıkıyor!
Meral TAMER
Tomografi çektiren, reçel pişirirse!
Geçen hafta bacağımdaki bir şişlik nedeniyle ...
Tamer HEPER
Karara ihtiyaç yok
Ne ilginç bir şehirde yaşıyoruz, inanın. Okuy...
Güngör URAS
Ezan vakti Beethoven
1924 Anayasası'nda sosyalizm yoktu. Devletçil...
M. Ali BİRAND
Yaşasın Türk Adaleti(!)
Karşı karşıya geldiğimiz durum gerçekten komi...

© 2005 Milliyet