Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 24 Eylül 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sezen, İzmir ve kardelenler


Tülay Aktaş, İzmir eski valilerinden Kutlu Aktaş'ın eşiydi. Görevde bulundukları dönemde eğitime, çocuklara ve sivil toplum örgütlerine öylesine önem verdi ki, vefat ettiğinde tüm İzmir arkasından ağladı. Ölümünün üzerinden 10 yıl geçti, ama İzmir onu unutmadı. Adına bir vakıf kurup hizmetlerini bıraktığı yerden devam ettiriyorlar. Ayrıca her yıl, onun adına ödüller verip eğitim konusunu masaya yatırıyorlar. Bizim İzmir'e gitme gerekçemiz de buydu.
Mutlu bir tesadüf, tören öncesi akşam Sezen'in konseri vardı. İki hafta önce İstanbul'da izlemiştim. Bir ayda aynı sanatçının ikinci konserine gitmek, hiç yaptığım bir şey değildi. Ama oldu. İyi ki de gitmişim...
Eskiden Serçe, hele hele Minik Serçe denildiğinde akla hemen o gelirdi. Şimdi ise ismi kardelenlerle özdeşleşti. Turkcell, yaptığı güzelliklere bir yenisini daha ekledi ve okuma aşkıyla yanıp tutuşan kırsaldaki kızlarımızın, yani kardelenlerin hislerine Sezen'le tercüman oldu. Hem de sadece sesiyle değil, yüreğiyle de...
Türkiye'nin dört bir yanında verdiği ve vereceği kardelen konserleri hep bu amaçla yapılıyor. Kardelen CD'si de yine bu amaç için satılıyor. Sezen'in öğrenim olanağından yoksun çocuklarımızın okullu olmaları konusunda gösterdiği çabalar, takdire şayan. Daha önce de Milliyet'in başlattığı Haydi Güneydoğu'ya kampanyası çerçevesinde evlerinden birini Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi'ne bağışlamıştı. Eminim ki bizlerle paylaşmadığı daha pek çok katkısı vardır.
İzmir'de, doğup büyüdüğü kentte, izleyiciyle arasındaki diyalog müthişti. Üç bin kişilik açıkhava tiyatrosunda tüm şarkıları tek ağızdan söylendi. O başladı, İzmir söyledi. Öyle anlar oldu ki, ne olur biraz ara verin de ben de söyleyeyim noktasına geldi. Mütevazılığına diyecek yoktu. Bunu Müjde Ar'dan aktardığı bir anısıyla pekiştirdi.
Hatırlayacaksınız, tek kanallı TRT döneminde, Müjde Ar ve Itır Esen'in baş rollerini paylaştığı Aşk-ı Memnu dizisi vardı. Şimdiki dizilerden çok daha büyük bir fırtına estirmişti. Müjde Ar'a işte böyle bir dönemde Yeşilçam'dan ciddi bir film teklifi gelir. Ar'ın bu teklife burun kıvırdığını gören, Aşk-ı Memnu'nun yönetmeni Ertem Eğilmez, yani Müjde Ar'ı o noktaya taşıyan patronu, Ar'a, "Bütün işini bırak ve git Taksim'den bir dünya haritası al gel" diye talimat verir. Ar, Eğilmez'den hem çok korkar hem de öylesine çok saygı duyar ki, hiç ikiletmeden koşarak gidip haritayı alır, gelir.
Harita masaya açıldığında Eğilmez, Ar'a, şimdi bana bu dünya haritasında, Türkiye'yi bul der. Ar bulur. Sonra, şimdi de İstanbul'u bul der. Ar onu da bulur. Hadi bana şimdi de İstanbul'da Müjde Ar'ı bul dediğinde, Ar, Eğilmez'in verdiği mesajı çoktan almıştır.
Sezen, hem İstanbul'da hem de İzmir'de binlerce kişiyle bu anısını niye paylaştı? Herhalde sadece benim ayaklarım, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yerden kesilmeyecek demek için değildi. Burnu Kafdağı'nda olanlara mesaj gönderiyordu. Umarız alması gerekenler almıştır...

Hâlâ öğretmen yok
İzmir, her şeyi ile farklı bir kent. İstanbul, medyanın, ekonominin, eğlencenin başkenti olmasına rağmen gazetelerin İstanbul ilaveleri yok. Oysa İzmir'de, her gazetenin özel İzmir ilavesi var. Bülent Zarif yönetimindeki Milliyet Ege de bunlardan biri. Kıskandım. Neden İstanbul'un da yok diye. Zaman zaman olmadı değil. Ama yaşamıyor. Oysa İzmir yerel değerlere çok daha fazla önem veriyor.
Milliyet Ege'nin ikinci manşeti aynen şöyle: Hâlâ öğretmen yok
Anadolu liselerindeki kadrolara atamalar gecikti. Ay sonuna kadar da zor. Dersler boş geçiyor.
Ders kitapları için de durum farklı değil. Okullar açılmadan önce biz bunları hatırlattığımızda, hem Başbakan'dan hem de Bakan'dan aksi yönde açıklamalar gelmişti. Okullar açıldığında her şey hazır olacak demişlerdi. Durum ortada...
Özetin özeti: Artık duyduğumuza değil, gördüğümüze inanıyoruz...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ermeni konferansı
İKİ açıdan bakıyorum. Biri, bu konferansın en...
Çetin ALTAN
Turşulu hoşaf lengerine tutsak düşüp, düşmemek...
Cumartesi sabahı her zamankinden daha geç, şö...
Melih AŞIK
Aktif pazarlama
Başbakan Tayyip Erdoğan, Galataport ihalesini...
Fikret BİLA
Çiçek: 'Hapşıramayacak mıyız?'
Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerinin düzenle...
Hasan CEMAL
Hey siz, demokrasi korkusu içinde yaşayanlar!
3 Ekim savaşları devam ediyor, devam edecek. ...
Güneri CIVAOĞLU
Gene "o kafa"
Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen seminerd...
Can DÜNDAR
Aynı kafa
Erivan'a gittik geçen aralıkta..
Abbas GÜÇLÜ
Sezen, İzmir ve kardelenler
Tülay Aktaş, İzmir eski valilerinden Kutlu Ak...
Semih İDİZ
Ülkemize bir leke daha sürülmüş oldu
Türkiye'yi tartışmak üzere Washington Enstitü...
Sami KOHEN
Canavarı kim yarattı?
Daha birincisinin öldürücü, yıkıcı etkisi sil...
Hasan PULUR
'Dün, dündür!' lafı ve yasak kararı...
Kim ne derse desin, başta biz "Süleyman Bey"i...
Derya SAZAK
3 Ekim kavgası
Ankara kendi ayağına kurşun sıkıyor!
Meral TAMER
Tomografi çektiren, reçel pişirirse!
Geçen hafta bacağımdaki bir şişlik nedeniyle ...
Tamer HEPER
Karara ihtiyaç yok
Ne ilginç bir şehirde yaşıyoruz, inanın. Okuy...
Güngör URAS
Ezan vakti Beethoven
1924 Anayasası'nda sosyalizm yoktu. Devletçil...
M. Ali BİRAND
Yaşasın Türk Adaleti(!)
Karşı karşıya geldiğimiz durum gerçekten komi...

© 2005 Milliyet