Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 24 Eylül 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ezan vakti Beethoven


1924 Anayasası'nda sosyalizm yoktu. Devletçilik olarak tanımlanan bir devlet kapitalizmi vardı. Cumhuriyetin ilk yıllarında işçi sınıfının (proleteryanın) öncülüğünde sosyalist devrimi savunanları dışlayan CHP reformistleri, bürokrat kadronun öncülüğünde ekonomide devlet kapitalizminin hâkimiyetini kurdu. Bugün "özelleştirme" adı ile devletin elden çıkardığı fabrikalar, işletmeler, bankalar, işte o devlet kapitalizmi döneminde ülkede yapılan fabrikalar, kurulan bankalar ve işletmelerdir."
Yılmaz Karakoyunlu, yeni romanında "sıcak bir aşkın dokusunda, Türkiye'nin sosyalizm mücadelesini" anlatıyor. Karakoyunlu'nun yeni romanının adı "Perîze-Ezan Vakti Beethoven". (Doğan Kitap, 390 sayfa, 22 YTL. On günde 3 baskı yaptı. Kitapçılarda zor bulunuyor.)
Romanın kahramanı genç bir müzisyen. Konservatuvarı yeni bitirmiş. İddialı bir gazetenin genel yayın yönetmeni ile tanışıyor. Tanışma toplumsal konuların tartışıldığı sosyalist bir zeminde gerçekleşiyor. Genç kızın ismi Perîze (Fars dilinde kırmızı anlamına geliyor.)

Sosyalizm sorgulanıyor
Romanda, CHP'nin geçmişteki sorumlulukları da tartışılıyor. "Altı Ok'a bakınız. Ne görüyorsunuz? Sadece altı adet sert ve hırçın 'disiplin' iddiası. Altı Ok'ta insan hakları, özgür vicdan yoktur. Yurttaşın korkudan uzak yaşaması diye bir şey yoktur. Altı Ok'ta bireyler sadece devlet hizmeti için vardır." Karakoyunlu'ya göre, "CHP bu yanlışlığı giderecek ve gerçek değerleri kabul ettirecek bir sosyalizmi benimseyememiştir."
Karakoyunlu, "Yirmi yılda üç ihtilal yaşanan bir ülkede gerçek anlamda bir sosyalist mücadele vermenin imkânsızlığını" da anlatıyor. Her ihtilalin, önceki sosyalist mücadelelerin birikimleri ve tecrübesini yok ederek, her defasında işe yeniden ve yeni baştan başlama sorumluluğu getirdiğine işaret ediyor.

Aşksız, şiirsiz olmaz
Türkiye, her on yılda bir özgür ve bağımsız sosyalizm mücadelesinin tekrar başladığı bir ülke haline geldi. Özgür ve bağımsız bir sosyalizm mücadelesi olmayan ülke, bir başka ülkenin örneğini benimser ve kaçınılmaz olarak başka ülkenin veya ülkelerin etkisi altına girer. İşte Türkiye'de de bu oldu. Türkiye bu zaaf içinde iken, örnek alınan ülkede sosyalizm batınca, Türkiye'deki sosyalist mücadele de silindi gitti.
Sayın okuyucularım, bu yazıda, Karakoyunlu'nun romanının iskeletini oluşturan "sosyalizm mücadelesi"ne ilişkin tartışmaları öne çıkardım. Karakoyunlu'nun her romanında "gerçek olayların anlatımı" aşk ile şiir ile sunulur. Bu romanda da bolca aşk var. Şiir var. İşte romandan bir bölüm. "Hicaz'ın yanık ahenginde, sabah ezanının ilahi daveti vardı. Birden neyler Itri'nin, Salat-ı ümmiyesini üflediler... Derinden Beethoven'in ihtişamı hissedildi. Bu ihtişam tevazu dolu bir teslimiyetle Perîze'nin parmak uçlarına gelmiş ve saltanatlı bir misafir gibi kurulmuştu. Perîze piyanosunun başına geçti. Artık ezan vakti bir Beethoven vardı..." Karakoyunlu'nun romanını okuyunuz. Hoşunuza gidecek.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Ermeni konferansı
İKİ açıdan bakıyorum. Biri, bu konferansın en...
Çetin ALTAN
Turşulu hoşaf lengerine tutsak düşüp, düşmemek...
Cumartesi sabahı her zamankinden daha geç, şö...
Melih AŞIK
Aktif pazarlama
Başbakan Tayyip Erdoğan, Galataport ihalesini...
Fikret BİLA
Çiçek: 'Hapşıramayacak mıyız?'
Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerinin düzenle...
Hasan CEMAL
Hey siz, demokrasi korkusu içinde yaşayanlar!
3 Ekim savaşları devam ediyor, devam edecek. ...
Güneri CIVAOĞLU
Gene "o kafa"
Boğaziçi Üniversitesi'nde düzenlenen seminerd...
Can DÜNDAR
Aynı kafa
Erivan'a gittik geçen aralıkta..
Abbas GÜÇLÜ
Sezen, İzmir ve kardelenler
Tülay Aktaş, İzmir eski valilerinden Kutlu Ak...
Semih İDİZ
Ülkemize bir leke daha sürülmüş oldu
Türkiye'yi tartışmak üzere Washington Enstitü...
Sami KOHEN
Canavarı kim yarattı?
Daha birincisinin öldürücü, yıkıcı etkisi sil...
Hasan PULUR
'Dün, dündür!' lafı ve yasak kararı...
Kim ne derse desin, başta biz "Süleyman Bey"i...
Derya SAZAK
3 Ekim kavgası
Ankara kendi ayağına kurşun sıkıyor!
Meral TAMER
Tomografi çektiren, reçel pişirirse!
Geçen hafta bacağımdaki bir şişlik nedeniyle ...
Tamer HEPER
Karara ihtiyaç yok
Ne ilginç bir şehirde yaşıyoruz, inanın. Okuy...
Güngör URAS
Ezan vakti Beethoven
1924 Anayasası'nda sosyalizm yoktu. Devletçil...
M. Ali BİRAND
Yaşasın Türk Adaleti(!)
Karşı karşıya geldiğimiz durum gerçekten komi...

© 2005 Milliyet