Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Eylül 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kurultaya bir iki...

Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen

CHP'de oldukça hareketli geçen delege seçimi, ilçe ve il kongresinden sonra şimdi kurultay için geri sayım başladı.
Yurt genelinde bir kaç il dışında, kurultay delegasyonunun tamamına yakını Deniz Baykal'a "biat" edecek isimlerden oluştu.
Öyle ki; "muhalif damgası" yemekten korkan İzmir il yöneticileri bile Ankara'ya giderek bağlılıklarını bildirdi.
Adeta, "Biz ettik siz etmeyin. Oylarımız size feda olsun" dedi.
Ama Baykal, "Sözümü dinlemediniz. Bana itaat etmediniz" diyerek ayağına kadar gelip "diz çökenleri" affetmedi ve "Ben size seçim zamanında gösteririm" demeye getirdi.
Ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranamayan İzmirliler, bundan sonra ağızlarıyla kuş tutsa nafile...
Gerçi ağzıyla kuş tutanlar da yaranamadı ya...
İzmir'de CHP'ye iki seçim zaferi kazandıran eski il başkanı Alaattin Yüksel'in başına gelenler, yarın Sedat Uzunbay, Selçuk Ayhan ve arkadaşlarının başına gelirse hiç şaşırmayın...

* * *


Söz CHP'den açılmışken, geçtiğimiz temmuz ayında bir grup partili, "Türkiye İçin CHP" adı altında bir oluşum kurdu.
Amaçları, partiyi daha demokratik hale getirerek, kitlelerin umudu yapmak ve iktidara taşımak...
Kurultaya 100 bin imza ve 20 bin kurultay misafiri parolasıyla yola çıkan "Türkiye için CHP" grubu, şu ana kadar kurultaya gitmek isteyen beş bin ve oluşuma destek veren 21 bini aşkın kişiden imza topladı.
Grup, kurultayda "sen ben kavgası" yapmak yerine tartışılmasını istedikleri bazı konuları belirledi.
Örneğin; eğitim, sağlık, hukuk, çalışma yaşamı ve dış politika konularında saptamalar yapılması ve somut çözüm öneriler sunulmalı...
Disiplin cezası alanlar için bir defaya mahsus "genel af" ilan edilmeli. Parti içi disiplin yönetmeliği değiştirilerek, parti içi sorunları basında tartışma kesinlikle engellenmeli...
Bütün parti üyelerinden ikametgah istenmeli, 3 ay içinde ikametgah getirmeyenlerin üyelikleri silinmeli...
Aday üyelik,1 yıla çıkartılmalı; 12. madde gereğince üye olanlar, bir yılı tamamlamadan, parti içi seçme hakkını kazanmamalı.
Örgütlenmede, başlangıç noktası, "Sandık Bölgesi" sorumluluğu olmalı.
Tüm il ve ilçe örgütleri, genel merkezin öncülüğünde, oluşturulacak parti programı çerçevesinde,eğitim çalışması yapmalı...
Seçimlerde, merkez yoklamasının yüzde 10 sınırlandırılmalı, her seçim için mutlaka "önseçim yapılması" tüzüğün emredici hükmü haline getirilmeli...
Bütün bunlar, CHP'nin büyümesi için yapılması gerekenler.
Ama yapılan bu iyi niyetli çalışmalar, genel merkezdeki dar grupçu yöneticiler tarafından köstekleniyor.
Partinin büyümesi engelleniyor. Çünkü onlar "küçük olsun benim olsun" diyor.
Oysa "Büyük olsun, hepimizin olsun" deseler daha iyi olmaz mı?

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar

CHP'NİN baraj altında kalacağını, Deniz Baykal ile partinin iktidara gelemiyeceğini yüksek sesle dillendiren İzmir milletvekili Muharrem Toprak'a yanıt veren il başkanı Selçuk Ayhan "Toprak, parlamentodaki görevini yapsın" demiş.
Ayhan, CHP'li 15 milletvekili içinde en çok çalışan bir kaç vekilden birisinin Toprak olduğunu aslında çok iyi biliyor.
Ama nedense böyle bir açıklama yapıyor...
Örneğin; Toprak'ın, kendi seçim bölgesi olsun olmasın, gitmediği köy, kasaba veya ilçe olduğunu sanmıyorum.
Hemen her etkinlikte, toplumsal olayda onu ön saflarda görebilirsiniz. Aynı şekilde parlamentodaki faaliyetlerini de ihmal ettiğini kimse söyleyemez...
Nitekim, Ayhan'a destek veren vekillerden Sedat Uzunbay, TBMM'de 18 soru önergesi vermiş, 18 kanun teklifine imza atmış. Bülent Baratalı, 19 soru önergesi vermiş, 32 kanun teklifine imza koymuş.
26 soru önergesi veren Türkan Miçooğulları'nın, 40 kanun teklifine imzası bulunuyor. Muharrem Toprak, ise 83 soru önergesi vermiş, 36 kanun teklifine imza koymuş.
İl Başkanı Ayhan, bakalım seçim sürecinde "Baykal olduğu sürece CHP'ye oy vermem" diyenleri nasıl ikna edecek, oy isteyecek merak ediyorum.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki hiç bir yerde doğru söyleyeni barındırmıyorlar...

Karşıyaka'da kılıçlar kınında
KARŞIYAKA Belediyesi'nde CHP'li bazı meclis üyeleri ile ilçe başkanı arasında yaşanan gerginlik, MYK Üyesi Sedat Uzunbay'ın devreye girmesi sonucunda "şimdilik" tatlıya bağlandı.
İlçe Başkanı Ertam Özen'in ihraç istemiyle disipline vermeye çalıştığı 12 meclis üyesi, il başkanlığı seçimlerinde tavırını Cevat Durak'ın destek verdiği Selçuk Ayhan'dan yana koydu.
Özen ise Ekrem Bulgun'u destekledi. Seçimden 12 meclis üyesinin yanı sıra, Durak ve Uzunbay'ın destek verdiği Ayhan, burun farkıyla galip çıkınca, Özen tam anlamıyla hüsrana uğradı. Kolu kanadı kırıldı.
Nitekim Uzunbay'ın da "siz haklısınız" dediği 12 meclis üyesi, "parti zor durumda kalmasın" diye daha önce çektikleri kılıçları tekrar kınına soktu.
Böylece, CHP Grubu karpuz gibi bölünmekten, Cevat Durak'da korkulu rüya görmekten kurtuldu. Bakalım bu "barış" ne kadar devam edecek, hep birlikte göreceğiz.

cbilgen@milliyet.com.tr









EGE
Kurultaya bir iki...
Liderlik yaramamış
Emeklilik hakkında her şey
Sokak köpekleri tedirgin ediyor
Selçuk Gıda'nın "Fransa operasyonu" tamam





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Yörük

© 2005 Milliyet