|
 |
|
|
Beşiktaş mı ajaba?
Beşiktaş Başkanı, medyaya haddini bildiriyor. Sonra itiraflarda bulunuyor. En büyük yanlışı Del Bosque'yi erken göndermekle yapmış! Bu durumda, Rıza Çalımbay'ı da çok erken getirmiş olmuyor mu? Bu sorunların ve bu soruların yanıtını medya çok tartıştı. Şimdi kaldığımız noktadan devam edip tartışmanın anlamı yok. Bu yaştan sonra Başkan'dan yeni bir haddini bilme uyarısı almamak lazım. (Neme lazım!)
Kim erken geldi, kim erken gitti bilemem! Ama Beşiktaş'ın lig zirvesinden erken düştüğünü söyleyebilirim. Malmö dönüşü İnönü'deki ilk maçta taraftarlar bizi protesto ederler, gazete almazlar, şef de bizi kovar, amigolar da bakarsın kına yakar. Ama bunlar Beşiktaş'ın gerçeklerini değiştirmez. Sevgili Başkan medyaya haddini bildireceğine kendi kontrol alanında yönetimi biraz daha sakin, akıllı ve çözümleyici olarak devreye soksa daha iyi olmaz mı?
Ankaraspor, Altay'dan yarım düzine gol yemiş. Samet Aybaba o nedenle futbolcularına kırgın olduğundan kulübeden dışarı burnunu bile uzatmadı. Bazı arkadaşlar bunu Beşiktaş'ın çocuğu olduğuna bağladılar.
Gül bahçesi
O Ankaraspor, Altay'dan yediklerini unutup Beşiktaş'ın atmayı unuttuğu golleri sıraladı. Önce Jaba, sonra Molnar. Beşiktaş savunması sanki gülizar (Gül Bahçesi). Ne stoper var, ne libero var, ne de diken var. Aklımdayken, dün yine şaşırdığımı söylemeliyim. Rıza hoca savunmayı riskli oynattı, ama dörtlü gibi. Ya da siz dörtlü deyin, ben de tamamlayayım: Üçlü gibi!
Üçlüden, dörtlüden vazgeçtik, bu takımın Okan dışında koşan, didinen, çalışan oyuncusu var mı, çözemedik. Bir telaşe, bir panik. Güya hocaları için oynayacaklardı. Bırakın hocalarını, kendileri için bile oynayamadılar. Şimdi özürleri hazır: "Kafalarda Malmö maçı var"...
Ben de soruyorum; acaba Beşiktaş var mı? Ankara'da mı, İstanbul'da mı, Malmö'de mi?
Söyleyin, bu Kartal nerede; gökte mi, yerde mi?
Başkan'a soracağım, ama ben haddimi bilirim!
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|