|
 |
|
|
Yes ve No
Bu maçı Galatasaray'a kazandıran Necati Ateş'in ateşli, kavgacı ve puan kaybına tahammülü olmayan futboludur. Necati'nin tabii ki bu kadar hırslı futbolunun negatif yönleri olacaktır. İlk yarının son anlarındaki Hasan Şaş-Necati arasındaki kavga tamamen bu hırsın ürünüdür. Ama bu kavga onlarda hırsın verdiği bir hak olmamalıdır. Bu kadar profesyonel iki adamın kavgası takım içi disiplinle ilgili dışarıya bir takım sinyaller vermiyor mu?
Dünkü maçı anlamak mümkün değil. Garip bir atmosfer vardı. Bir lig mücadelesi demek için bin şahit isterdi. Bir eksiklik vardı ve bu eksikliği basın tribününde kimse çözemedi. Bana göre ise bu maçı bu hale getiren Samsunspor seyircisiydi. Bu kadar heyecansız, desteksiz, keyifsiz ve maça neden geldiğini bilmeyen bir seyirci görmedim. Saha içi sesler sadece seyircisiz maçlarda duyulur. Ancak dün Samsun'da yaklaşık 10 bin kişi olmasına rağmen her muhabeti rahatlıkla duyabiliyordunuz. Tabii ki bu atmosfer Galatasaray'ın işine geldi. Karşısında seyircisine uyan garip bir Samsun bulunca kötü denilebilecek bir gününde üç puanı almayı başardı.
Hakan'ın sakatlığı dün İliç için iyi bir fırsattı. Ancak Necati ve Ümit'in arkasında oynayan İliç bu fırsatı değil kullanmak, takımını 10 kişi bıraktı. Topa vurmadı. Pas veremedi. Dört maç önce de yazdım bugün de yazıyorum. Bu adama verilen paraya gerçekten yazık. Ve kim, bu oyuncuyu Galatasaray'a allayıp pullayıp sattıysa helal olsun. İşinin ehli adammış.
Gerets, Türkiye'de bir maçta ilk kez bu kadar çok boğazını yırttı. Oysa 2-1'den sonra maç farka gidebilirdi. Ancak o kadar çok pas yanlışlığı vardı ki, Gerets'i deli eden buydu. Özellikle ikinci yarı daha iyi oynayan Heinz'ın bölgesi unutulmuştu. Her ne hikmetse hiçbir futbolcu kafasını kaldırıp ona bakmadı. Bakıp verenler de, inanın Gerets'in zoruyla yaptı.
Maçın yıldızı Necati oldu. Ancak Necati'nin yanında ikinci yarıda oyuna giren Sabri de dikkat çekti. Takımını rahatlattı. Sağ kanadı iyi kullandı. Hırçın futbolu çok işe yaradı. Ümit Karan hırslı, ancak yararsızdı.
Galatasaray'da taktik anlamda bazı değerler kesinlikle futbolculara bağlı. Ve bunlardan bazıları formsuz ya da sakat olunca iş değişiyor. Örneğin Hakan Şükür. Ümit ile yan yana oynaması ve arkalarındaki Necati ile bu üçlü, bu tip takımları şarampole atıverir. Ancak Necati, Ümit'in yanına geçince ve arkaya da İliç'i koyunca nasıl farkettiğini sanırım herkes gördü.
Şunu da belirtmek lazım: Tromso bile bu Samsun'dan daha iyi takım. Ama dünkü tehlike sinyalinden sonra perşembe herhalde böyle oynamazlar. Gerets maç sonunda "Yes" diye çığlık attı. Ama futbolu sorarsanız mutlaka "No" diyecektir.
hozer@milliyet.com.tr
|
|
|

|