Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Eylül 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yes ve No


Bu maçı Galatasaray'a kazandıran Necati Ateş'in ateşli, kavgacı ve puan kaybına tahammülü olmayan futboludur. Necati'nin tabii ki bu kadar hırslı futbolunun negatif yönleri olacaktır. İlk yarının son anlarındaki Hasan Şaş-Necati arasındaki kavga tamamen bu hırsın ürünüdür. Ama bu kavga onlarda hırsın verdiği bir hak olmamalıdır. Bu kadar profesyonel iki adamın kavgası takım içi disiplinle ilgili dışarıya bir takım sinyaller vermiyor mu?
Dünkü maçı anlamak mümkün değil. Garip bir atmosfer vardı. Bir lig mücadelesi demek için bin şahit isterdi. Bir eksiklik vardı ve bu eksikliği basın tribününde kimse çözemedi. Bana göre ise bu maçı bu hale getiren Samsunspor seyircisiydi. Bu kadar heyecansız, desteksiz, keyifsiz ve maça neden geldiğini bilmeyen bir seyirci görmedim. Saha içi sesler sadece seyircisiz maçlarda duyulur. Ancak dün Samsun'da yaklaşık 10 bin kişi olmasına rağmen her muhabeti rahatlıkla duyabiliyordunuz. Tabii ki bu atmosfer Galatasaray'ın işine geldi. Karşısında seyircisine uyan garip bir Samsun bulunca kötü denilebilecek bir gününde üç puanı almayı başardı.
Hakan'ın sakatlığı dün İliç için iyi bir fırsattı. Ancak Necati ve Ümit'in arkasında oynayan İliç bu fırsatı değil kullanmak, takımını 10 kişi bıraktı. Topa vurmadı. Pas veremedi. Dört maç önce de yazdım bugün de yazıyorum. Bu adama verilen paraya gerçekten yazık. Ve kim, bu oyuncuyu Galatasaray'a allayıp pullayıp sattıysa helal olsun. İşinin ehli adammış.
Gerets, Türkiye'de bir maçta ilk kez bu kadar çok boğazını yırttı. Oysa 2-1'den sonra maç farka gidebilirdi. Ancak o kadar çok pas yanlışlığı vardı ki, Gerets'i deli eden buydu. Özellikle ikinci yarı daha iyi oynayan Heinz'ın bölgesi unutulmuştu. Her ne hikmetse hiçbir futbolcu kafasını kaldırıp ona bakmadı. Bakıp verenler de, inanın Gerets'in zoruyla yaptı.
Maçın yıldızı Necati oldu. Ancak Necati'nin yanında ikinci yarıda oyuna giren Sabri de dikkat çekti. Takımını rahatlattı. Sağ kanadı iyi kullandı. Hırçın futbolu çok işe yaradı. Ümit Karan hırslı, ancak yararsızdı.
Galatasaray'da taktik anlamda bazı değerler kesinlikle futbolculara bağlı. Ve bunlardan bazıları formsuz ya da sakat olunca iş değişiyor. Örneğin Hakan Şükür. Ümit ile yan yana oynaması ve arkalarındaki Necati ile bu üçlü, bu tip takımları şarampole atıverir. Ancak Necati, Ümit'in yanına geçince ve arkaya da İliç'i koyunca nasıl farkettiğini sanırım herkes gördü.
Şunu da belirtmek lazım: Tromso bile bu Samsun'dan daha iyi takım. Ama dünkü tehlike sinyalinden sonra perşembe herhalde böyle oynamazlar. Gerets maç sonunda "Yes" diye çığlık attı. Ama futbolu sorarsanız mutlaka "No" diyecektir.

hozer@milliyet.com.tr



SPOR
EL PENÇE DİVAN: 2-0
'Sıra geldi PSV'ye'
Yaşasın yeni Kral: 1-2
Çalımbay'dan protesto!
Papatya falı!
Alonso şampiyon
Yıldıray uçurdu
Susiç'ten sihirli değnek: 0-3
Bursa'ya 5 pekiyi: 3-0
Sakarya, Boğa şişledi: 1-0
Rallide üzücü kaza
Çaykur Rize ipten döndü: 1-1
Sultanlar 6. oldu
Komşuda bayram
Rossi beşledi
Haber turu...
Hakansızlık hâlâ sorun
Beşiktaş mı ajaba?
The End
Yes ve No
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet DEMİRKOL
Hakansızlık hâlâ sorun
Gerets'in ikinci plana attığı savunması dün m...
Atilla GÖKÇE
Beşiktaş mı ajaba?
Beşiktaş Başkanı, medyaya haddini bildiriyor....
Bilal MEŞE
The End
Rıza Çalımbay'ın işine karışmak bize düşmez d...
Halil ÖZER
Yes ve No
Bu maçı Galatasaray'a kazandıran Necati Ateş'...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet