Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Eylül 2005 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Borç stoku, özelleştirme ve faiz dışı fazla


Geçtiğimiz hafta yayımlanan Konsolide bütçe rakamları Ağustos ayında borç stokunun geçtiğimiz yıl sonuna göre yüzde 3,6 oranında arttığını gösteriyor. Aynı dönemde tüketici fiyatları ise yüzde 2,9 artmış. 2005 yılında büyümenin 4,5-5,0 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum konsolide bütçe borç stokunun Gayri Safi Milli Hasılaya Oranının bu yıl da gerilemeye devam edeceğini ortaya koyuyor.
Hazine Müsteşarlığı'nın verileri bu dönemde dış borçlanmanın yüzde 3,9 oranında gerilediğini ortaya koyuyor. Bu gerilemenin çok önemli bir kısmı IMF ye yapılan borç ödemelerinden kaynaklanmış. Bu dönemde tek artış gösteren dış borç kalemi 1 milyar dolarla uluslararası piyasalara tahvil ihracı olmuş. Ülkede döviz arzının arttığı bir dönemde hazinenin bu yaklaşımı olumlu. Ancak uluslararası piyasalarda yaşanan coşkudan yararlanıp dış borç stokunu artırmadan değişim operasyonları ile dış borç stokunun şartlarını iyileştirme konusunda daha aktif olunabilir diye düşünüyorum.
İç Borç stokundaki artış ise yüzde 6,7 olmuş. İlk altı ayda bir önceki yıl sonuna göre büyümenin yüzde 2 civarında olduğunu dikkate alırsak, bu trendin devam etmesi halinde, yıl sonunda iç borcun GSMH'ya oranı artabilecektir. İç borcun detayına girdiğimizde ise ağırlıklı olarak Hazinenin kamu bankaları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve TCMB ye olan borçlarının oluşturduğu kamuya olan borcu azalmaya devam ediyor. Buna karşılık piyasadan borçlanma stokundaki artış yüzde 12,7 olmuş. Diğer taraftan piyasaya olan borç stokunun değişken faizli kısmı çok hızlı artmış. İç borcun faize duyarlılığı artıyor.

KONSOLİDE BÜTÇE BORÇ STOKU
Milyon YTL2004Ağu.05% Artış
TOPLAM BORÇ STOKU316.471327.9173,6
Sabit170.328164.432-3,5
Değişken146.144163.48611,9
İÇ BORÇ STOKU224.483239.5176,7
Sabit115.572109.401-5,3
Değişken108.911130.11719,5
KAMU83.33580.389-3,5
Sabit12.94113.6035,1
Değişken70.39466.785-5,1
PİYASA141.148159.12812,7
Sabit102.63195.797-6,7
Değişken38.51763.33164,4
DIŞ BORÇ STOKU91.98988.400-3,9
Sabit54.75655.0310,5
Değişken37.23333.369-10,4
TOPLAM BORÇ STOKU316.471327.9173,6
TL185.020200.8618,6
Döviz131.451127.057-3,3
İÇ BORÇ STOKU224.483239.5176,7
TL185.020200.8618,6
Döviz39.46338.656-2,0
DIŞ BORÇ STOKU91.98988.400-3,9
TÜFE113,86117,132,9


Hazine kâğıdına ilgi var
DPT verilerine göre yılın ilk yedi ayında yerleşiklerin elindeki devlet iç borçlanma senetlerinin tutarı yüzde 1.5 düşerken yabancıların elindekilerin tutarı yüzde 42,9 veya 5,3 milyar dolar artmış. Bu uluslararası piyasaların, Hazinenin iç piyasadan borçlanması bakımından önemini ortaya koyuyor.
Bugün dış piyasaların ilgisini itici faktörler yani piyasaların risk iştahındaki artış belirliyor. Ancak uluslararası finans örgütlerinde bu durumun kalıcı olmadığına dair endişelerin arttığı dikkati çekiyor. Bu elverişli ortamda ülkelerin kendi ekonomilerini güçlendirecek çekici faktörleri artırmaya önem vermeleri gerekiyor. Sermaye girişi azaldığında bunun büyüme üzerindeki etkisini dengeleyecek para ve maliye politikalarını uygulama esnekliğine sahip olmanız çok önemli.Borcunuz ne kadar yüksek ve faiz artışlarına hassas ise genişlemeci bir maliye politikasını, enflasyonu azdırmadan, uygulama imkanınız azalıyor.

IMF çapası güç yitiriyor
Kamu borcumuzun seviyesi bizim gibi ülkeler için güvenli olarak kabul edilen seviyeden yüksek. Değişken faizli borçlar da hızla artıyor. Burada yapılacak faiz dışı fazla hedefinden taviz vermeden, özelleştirmeden de yararlanarak borcun seviyesini hızla düşürmeye ve şartlarını iyileştirmeye gayret etmek.
Ama Reuters'in haberine göre bazı ekonomi yetkilileri önümüzdeki yıl faiz dışı fazlanın, kârlı KİT'lerin özelleştirilmesi nedeniyle uğranacak gelir kaybı kadar, düşürülmesi gerektiğini düşünüyormuş. IMF ile varılan prensip anlaşması buna imkan veriyormuş. Bu uluslararası piyasalarda artan risklerin ne kadar hafife alındığını gösteriyor. Bugün en güçlü çekici faktörümüz faiz dışı fazla ve borç yükünün hızla azalması.
IMF ve AB çapaları gücünü yitiriyor. İleride bu durum uluslararası piyasaların risk iştahındaki azalmaya birleştiğinde kullanılabilecek bir esnekliği, şimdi kullanmanın maliyetini bugünden hesaplamak gerekiyor.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Yine neden geri kaldık?
İKTİSAT tarihçisi Prof. Şevket Pamuk'un yeni ...
Çetin ALTAN
Karşı kıyı
Önce bir büyük bataklık vardı. Sazları, diken...
Yasemin CONGAR
Suriye-Lübnan hattı ve Ankara
Başbakan bunu hep yapıyor. Geçenlerde New Yo...
Semih İDİZ
Amerika'nın 3 Ekim endişeleri
Başkan Bush'un yeni Ulusal Güvenlik Danışmanı...
Faik ÖZTRAK
Borç stoku, özelleştirme ve faiz dışı fazla
Geçtiğimiz hafta yayımlanan Konsolide bütçe r...
Hasan PULUR
Ya sizin başınıza gelseydi...
O anlattıkça bizim tüylerimiz ürperdi, "Ya bi...
Meral TAMER
Eczacıbaşı dünya markası yaratmaya soyundu
Klasik müzikten sinemaya, cazdan plastik sana...
Güngör URAS
Oyak'ın Çaycuma kâğıt tesisinde üretim durdu
Oyak, 2003 Temmuz ayında Seka'nın özelleştiri...

© 2005 Milliyet