|
 |
|
|
Geç kalıyoruz geç
Satır Arası / Deniz Sipahi
Sevinerek gelişmeleri izliyorum.
Yaşar Üniversitesi'nin bu yıl yaklaşık bin 200 öğrencisi olacak, İzmir Ekonomi Üniversitesi'nin ise beş bin. Gelecek yıl ise Yaşar'ın iki bin 500 öğrenciye çıkması bekleniyor, Ekonomi'nin ise 7 bin 500.
Kabul etmek gerekir ki; bu rakamlar çok daha da fazla olabilirdi.
Çok yakından biliyorum; Selçuk Yaşar en büyük hayallerinden biri olan üniversite için yıllardır titiz bir çalışma içindedir. Yaşar Üniversitesi'ni Seferihisar'daki çiftliğe taşıyıp, orada Türkiye'nin en modern kampusunu yaratmak istiyor.
Projeler hazırlanmış, sadece izinler bekleniyor.
Tabii Türkiye'de olunca; izinler iki yıl, üç yıl sürüyor. Yazılar bir o bakanlıktan diğerine, bir müsteşarlıktan bir başkasına gidip geliyor.
İtirazlar, müdahaleler...
Uzlaşmazlıklar, uzlaşmalar...
Gerçekten de hayal ettiğiniz bir şeyin gerçeğe dönüşmesi için oldukça sabırlı olmanız gerekiyor. İşte bu süreç uzadığı için Yaşar Üniversitesi geçici bir çözüm için şimdilik Bornova'daki daha önce DYO'nun kullandığı şimdi boş olan tesislere bir kampus yapıyor.
Eminim, orası da kuruma yakışır bir hale getirilecektir ama gerekli izinler alınsaydı öğrenciler belki de bugünlerde Seferihisar'daki yeni binalarda eğitimlerine başlayacaklardı.
Sormadan edemiyorum; eğer engeller olmasaydı Yaşar'ın da öğrenci sayısı dört bin, beş bin olsaydı fena mı olurdu?
* * *
Görüldü ki; İzmir'in eğitim alanında büyük bir potansiyeli var. Kamuların dışında vakıf üniversitelerine artan ilgi bunu da kanıtlıyor.
Benzer sıkıntılar İzmir Ekonomi için de geçerli. Ancak altı ay geçtikten sonra ek tesisler için belediyelerden izin alınabildi.
Yöneticilerin elleri kolları bağlanmış; ilgiyi, potansiyeli görüyorlar ama daha fazlasını isteyemiyorlar.
Çünkü fiziki mekanlar kısıtlı, üniversitenin de daha fazla büyüme şansı yok.
Ekonomi de, çok yakında kendisine yeni bir kampus alanı bulup, en kısa sürede inşaata başlamak zorunda.
Eğitim bir kentin hem ekonomik, hem de sosyal hayatına büyük katkılar sağlıyor.
Kabaca hesaplarla Ekonomi'nin 50 milyon dolarlık, Yaşar'ın da 20 milyon dolarlık bir katkısı var İzmir'e.
Tekrar ediyorum; eğer Seferihisar kampusu bitmiş olsaydı Yaşar'ın da katkısı en az o kadar olurdu.
Yasa gereği vakıf üniversiteleri kazandıklarını yine eğitime yatırmak zorunda. Yani öğrencilerden aldıklarını bir şekilde kentin ekonomisine veriyorlar.
* * *
Gerçek olan mayanın tuttuğudur.
İzmir'i yöneten ekipten beklediğim bu konuyu masaya yatırmalarıdır.
Bürokratik engelleri ortadan kaldırmak, iş yapma sürecini hızlandırmak, vizyonları genişletmek bu kadroların işidir.
Çünkü bu alanda yapılacak her katkı direkt kentin gelişmesine yansıyacaktır.
Ben bu yaklaşımı ne yazık ki göremiyorum.
Göremiyor ve üzülüyorum.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|