Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Eylül 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Federasyon Doğu'dan yükseliyor

Bıçakcı ile doğu hikayeleri - 1


Eğri oturup doğru konuşalım!.. Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakcı, Şükrü Saracoğlu Stadı kıyısından çevre yoluna çıkarken arabayı durdursa... İnse... Öyle derin bir iç geçirip stada baksa!
O kadar... Sadece 35 saniye bakıp, tekrar yola koyulsa...
Veya "Zor durumdaki Beşiktaş'a yardımcı olmalıyız" dese...
Hani lafın gelişi... Nezaket gereği...
Bırakın bunları; Seyrantepe'den geçerken dibine gelmiş purosunu Galatasaray'ın "muhtemel arazisi"ne doğru fırlatsa...
Puro bu. Nerede biteceği belli olmaz ya!
Haber olur mu olmaz mı?
Peki bu medyanın kabahatı mı?
Hayır... Katiyen... Her olayda Üç Büyükler bağlantılı haberler isteyen sizsiniz...
Madem ki "talep" ettiniz... "Arz" edilince celallenmeyeceksiniz.
"Bu Federasyon, Türkiye'ye ait olduğunu kanıtlamak için üç günde binlerce kilometre kat ederek Malatya, Elazığ, Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır'da kulüplerle, halkla, mülki amirlerle kucaklaştı" desem...
Sayın Bıçakcı "Noel Baba" gibi her gittiği yere büyük ve anlamlı armağanlar bıraktı desem...
Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan coğrafyanın "İstanbul komplekslerine" merhem olacak bir imaj çizdi desem...
Ve kendisinin de teyit ettiği gibi, Anadolu serüvenini aklına sokanlardan biri olduğumu iddia etsem...
Büyük bir ihtimalle dinlemezsiniz.
Madem ki öyle... Federasyon Başkanı Levent Bıçakcı'nın "Darısı, Anadolu'nun her karış toprağındaki taraftarlarıyla iftihar eden Üç Büyükler'in başına" dileği ile başlayayım ve yediklerimizle, içtiklerimizle, sohbetlerimizle üç günlük Anadolu Kaçamağı'nı anlatayım:
Futbolu, sadece kendi kulübüne bir halel geldiğinde ülke sorunu olarak algılayacak kadar kafayı üç büyüklere takmış olanlar boşuna okumasın.

"Seyircisiz" cezası isteyen takım
Her şey sevgili Zeki Çol'un telefonuyla başladı:
"Başkan davet etti. Sen seversin böyle işi" dedi Çol... Ve hiç de alışık olmadığım "leyli meccani" (parasız yatılı) gezim böyle başladı. Masraflar Federasyondan. Konumuz Anadolu olmasa kabul etmem imkansızdı.
Malatya'ya inip, kara yolu ile Elazığ'a geçerken yanımda Elazığspor Asbaşkanı Özer Demirbaş vardı.
Lafa "Mehmet Ağar başkan olduğundan beri adaletli davranmak adına bize bir faydası kalmadı. Ama bu bölgede siyasi destek olmadan futbol yürümez ki" diye başladı.
Evet yürümüyordu. Kulüp sahaya inen her pet şişede 5 milyar ceza ödemekten dımdızlak kalmıştı. Adet yerini bulsun diye yüz tane kombine basmışlar, bir tane bile satamamışlardı. Yani ayıp olmasa tüm maçlarını seyircisiz oynamak istiyorlardı. Bir tek İddaa parası vardı kasaya giren. Duacıydılar Başkana.
Bu sırada konvoyumuzun yolu kesiliyordu.
Yanlış anlaşılmasın, Fırat kenarındaki Kömürhan Köprüsü üzerinde yol kesenler davullu zurnalı bir kalabalıktı ve yakından görüp inanmak istiyorlardı Federasyon Başkanı'nın ayaklarına geldiğine.
Elazığ Başkanı Mustafa Yıldız ise Haluk Ulusoy'dan dört yıl sonra kente gelen Levent Bıçakcı'dan 100 milyarlık yatırım parası rica ederken, son kozunu oynuyordu. 25 tane Amatör futbol kulübü olan kentte üç tane saha bulunuyordu.

Malatya'ya kayısı yardımı
Elazığ'dan çıkıp Malatya'daki okul sahasının açılışına yetiştiğimizde akşam oluyordu. Daha sonra her ilde örneğini göreceğimiz gibi çok şirin bir çim saha hizmetine giriyordu gençlerin.
Açılışta aslen Kastamonulu olan Malatya delegesi Serdar Güzelaydın "sevgili hemşehrilerine" hitap ederken, onun görevlerinden ayrılmasıyla ufak çaplı bir deprem yaşayan Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu ne düşünüyordu acaba?
İlerleyen günlerde sordum Başkan'a...
"Terim'in gelmesiyle Güzelaydın'ın görevi kalmamıştı ki zaten" dedi. Hatta daha fazlasını söyledi, ama yazılmamak kaydıyla.
Malatyaspor biraz daha büyük oynuyordu. Ellerinde ciddi bir tesis projesi vardı. Hatta bunun için para da almışlar, ama bitirememişlerdi. Yine istiyorlardı.
Merak bu ya sordum Levent Bey'e:
"Ne istiyorlar"
"Kayısı..."
Federasyon Başkanı'nın keyfi yerindeydi. Ekranlarda ve fotoğraflarda sıkıntıdan patlamak üzere bir bomba karanlığındaki yüzü gülücüklerle kaplıydı. Espriler sürüp gidiyordu. Ben de dahil kimse bilmiyordu Levent Bıçakcı'nın bu gündelik ve keyifli halini. Demek ki onu bunalımlı kılan Üç Büyükler etrafında dönen Federasyon olaylarıydı.

"Para var, proje yok"
Kalabalık akşam yemeği ile ki, artık kimin misafiri olduğumuzu takip edemiyordum. Futbol Federasyonumuzun Malatya'ya vereceği paranın büyükçe bir bölümün kebap ve meze olarak geri alırken, sayın Hasan Doğan baş köşeden kalkıp yanıma oturuyor ve bana bazı ip uçları veriyordu. Sayın Doğan'ın Anadolu'da en az başkan kadar itibarlı olduğunu hatırlatmalıyım. Sanıyorum sayın Başbakanımız ile doğrudan dostluğu etkili oluyordu.
Hemen bir tespitimi yazayım:
Sayın Levent Bıçakcı'nın neşesi, sayın Hasan Doğan, Malatya'dan sonra gruptan ayrılınca artıyordu. Kimbilir... Bir kafilede bir reis daha iyi oluyordu belki.
Neyse... Sayın Hasan Doğan'ın anlattıklarından en çarpıcı tespit, "Paramız var proje bulamıyoruz" cümlesiydi bence. Evet, para harcayacak proje arıyordu Federasyon. Ama ayakları yere basan projeler. Fatih Hoca birkaç tane önermiş hemen üstüne atlamışlardı.
İşin kötüsü( !) Federasyonun kaynakları daha da artacak gibiydi önümüzdeki yıllarda...
Neden mi?
Türkiye'de kişi başı reklam harcaması 6 dolardan 25 dolara yükselecekti. Reklam pastasının en geniş servis tabaklarından biri de futboldu. En büyük dilim Futbola konacaktı.
Bu fikrimi sayın Doğan'a anlattığımda hak verdi.
Peki, Digitürk anlaşması iki yıl daha uzatıldıktan sonra, bu uzatmanın onaylanması neden bayram havası yaratmıştı Federasyonda? Belki de iki yıl için kendilerini bağladıkları güne lanet edeceklerdi.
Sayın Doğan güvence verdi:
"Hiç merak etmeyin. Öyle bir durumda ek ücret talebimiz olur. Digitürk de kabul eder".
Neden mi bu kadar kesin konuşuyordu. Çünkü daha önce de aynı talebi olmuş. Kabul ettirmiş. Ancak gelişmeler müsaade etmemişti uygulamaya.
Malatyalı mahalli sanatçının şarkılarından bulduğumuz arada erkek giyim modasına kadar uzadı sohbetimiz.

27 yıldır başkan görmeyen şehir
Ertesi sabah Malatya Valisi sayın Derya Kadıoğlu'nun davetlisi olarak Özkan Tesisleri'nde kahvaltıdaydık. Sayın valimizi Erzurum'daki görevinden tanıyordum ben. Ne kadar futbola düşkün olduğunu biliyordum. Malatya valisine istediğiniz her türlü futbol sorusunu sorup, en doğru yanıtı alabilirdiniz. Acaba Malatyaspor'un yükselen futbolunda Vali Kadıoğlu'nun ne kadar katkısı vardı.
Çok olmalı. Müthiş hoşsohbet ve kibar bu kamu görevlisi, başta Bıçakcı olmak üzere tüm konvoyu keyiflendiriyordu.
Yine de ayrılmamız gerekiyordu. Adıyaman bizi bekliyordu.
Hem de 27 yıldır.
Bu cümleyi Adıyamanspor Başkanı ve Futbol Federasyonu yedek üyesi Neyfer Özdoğan söylüyordu. Kendisi 27 yıldır başkandı ve hiç Federasyon Başkanı görmemişti Adıyaman'da bugüne dek... Daha önce gelen olmuşsa o başka!
Adıyaman'da her valiye olduğu gibi sırtında adı yazılı milli forma vererek görüşmelere başlıyordu Levent Bıçakcı. Hele Vali Sayın Halil Işık'ın "İlimizde Federasyonunuza karşı çok büyük bir güven var" demesiyle keyfi iyice yerine geliyordu.
Kolay değil. Adıyaman, Doğu'ya doğru son batı kenti sayılabilirdi. Nemrut Dağı ile müthiş bir turizm potansiyeline sahipti. 42 ülkeden turist gelmişti bu sezon. Hali vakti yerinde bir kent gibi görünüyordu. Sekiz bin kişilik de stadı vardı.
Gazi İlk Öğretim Okulu çok amaçlı hâlâ saha açılışında, şehrin sayın Bıçakcı'ya teveccühü zirveye çıkıyordu. Güzel bir tören ve cin gibi çocuklar vardı. Yaklaşıp sorduğumda, çoğunluk Federasyon başkanını tanımıyordu ama güveniyorlardı işte... Aralarında niye güneşin altında dikildiklerini bile bilmeyenler vardı. Yine de GAP Bölgesi'nin dokuz kentinden biri olan Adıyaman'ın yüzde 41'i çocuk olduğu düşünülürse, çok önemli değildi.
Adıyaman'da adeta Cumhurbaşkanı protokolüyle karşılanan Federasyon Başkanı, Adıyamanspor tesislerinde kulüp başkanının kardeşi tarafından yoğurulan ki, Doğu'nun en iyi çiğ köfte yoğuran adamları sıralamasında ilk üçe girermiş- malzemeyi dürümlerken, ben futbolcularla sohbet ediyordum.
Futbolcular gençti... Çok şey istiyorlar, çok çabuk istiyorlardı belki. O yüzden böyle törenlere pek itibar etmiyorlardı belki. Adıyamanspor'a kısa bir süre önce transfer olan Cengiz (Beşiktaşlı Cengiz deyince daha iyi tanıyabilirsiniz) top mermisi gibi bir cümle etti:
"Sadece görüntü olmasın bu".
Arkadaşları "kovulursun" falan dedilerse de gönlünden geçeni açık sözlülükle dile getirdiği için Cengiz'i kovacak değil ya Adıyamanspor Yönetimi. Alt tarafı endişesini söyledi.

Bu öykü bitmez
Sayfada yer bitti gezi bitmedi...
Daha Urfa, Mardin, Diyarbakır var. Urfa'da Mehmet Nacak saz gurubu eşliğinde Bucak aşiretinden Osman Bey'in bağ evinde yenilen yemek, Mardin Başkanı Süleyman Bölünmez'in misafirperverliği, Diyarbakır'da 7. Kolordu Komutan Korgeneral Cahit Sarsılmaz'ın Levent Bıçakcı , Vali ve Kulüp başkanının el sıkıştırarak yardım sözü alması , Şekip Mosturoğlu ile, Levent Bıçakcı ile söyleşilere yer kalmadı.
Elbette sürdüreceğim.
Bu kadar önemli mi diyenlere de şunu söyleyeceğim:
Bence öyle.
Bakın arşivlere... Sizce son aylarda verilmiş üç büyükler yöneticisi demeçlerinden hangisi Urfa - Mardin arasındaki benzin istasyonu sahibi 27 yaşındaki toprak ağası gencin "Almanya'ya gitmek istiyoruz başkanım" demesinden önemli.
Ve Levent Bıçakcı'nın "Sen de gelecek misin gidersek?" esprisine yanıtı:
"Siz gidin de 70 milyon gelir zaten"...
Çok önemli, çok... Aynı fikirde olmayanlar okumasın.

Devamı cuma günü Taktik'te

eguven@milliyet.com.tr



SPOR
Türk yıldızları
Suçlu ayağa kalk!
Ayrılık rüzgârı
'Fener çok değişmiş'
Gerets'i kızdırdılar
Favori Augenthaler
Mindere serildik
Komşu'dan altın öğütler
Hearts ihtilali!
Doktor Motor!
Misafire ikram yok
Tekzip Metni
Yıldızlar ve yaldızlar
Haber turu...
Sahanın efendileri
Fenerbahçe kazanır
Fener'e güveniyorum
Federasyon Doğu'dan yükseliyor
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Mehmet ÇİFTÇİ
Sahanın efendileri
"Dünya Kupası'nı, Türkiye'ye getireceğiz"... ...
Mehmet DEMİRKOL
Fenerbahçe kazanır
PSV rafine bir takım. Hiddink süzgeçinden geç...
Rıdvan DİLMEN
Fener'e güveniyorum
Şampiyonlar Ligi'nde ev sahibi takımlar bu ha...
Ercan GÜVEN
Federasyon Doğu'dan yükseliyor
Eğri oturup doğru konuşalım!.. Futbol Federa...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet