Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Üç büyük şehirde 10 saatlik müzik maratonu

1 Ekim'de Türkiye'nin üç tanınmış DJ'i üç büyük şehirde 10 saat boyunca müzik yapacak. Bir rekora imza atmaya çalışacak olan DJ'ler: "Tişörtten atlete geçeceğiz. Sonra onu da çıkartabiliriz. En önemlisi ayaklar. Belki ayakkabısız başlarız"

ASLI ÇAKIR

aslicak@milliyet.com.tr

Önümüzdeki cumartesi İstanbul, Ankara ve İzmir'de müzikli, danslı çok uzun bir gece olacak. Duracell Müzik Maratonu'nda elektronik müziğin Türkiye'deki en bilinen DJ'lerinden Bee Gee (Birol Giray), Murat Uncuoğlu ve DJ Tarkan (Tarkan Örs) aynı anda başlayarak akşam 8'den sabah 6'ya kadar, 10 saat boyunca ara vermeden müzik yapacaklar.
Duracell yetkilileri bunun bir Türkiye rekoru denemesi olduğunu belirtiyor. Şimdiye dek
10 saatin üzerinde çalanlar oldu ama bu etkinliğin özelliği üç ayrı şehirde üç ayrı DJ'in bu kadar uzun süreli çalıyor olması. Biletlerini Biletix'te bulabileceğiniz etkinlikte Bee Gee İstanbul'da Balans'ta, Murat Uncuoğlu Ankara'da Saklıkent'te ve DJ Tarkan da İzmir'de Club 33'te çalacak.

"Lady Diana'ya da çaldı"
Disc Jockey'leri tanıtmak gerekirse... Bee Gee yani Birol Giray 1982 yılından beri DJ'lik yapıyor. Aynı zamanda Radyo FG'nin kurucu ortağı olan Giray, DJ'lik kariyerinin büyük bölümünü yurtdışında gerçekleştirdi. Giray'ın dans ettirdikleri arasında birçok devlet adamının yanında Frank Sinatra, Lady Diana ve "en iyi dans eden" dediği Kylie Minouge gibi ünlüler de oldu.
Murat Uncuoğlu ise 15-16 yıldır bu işin içinde. Yurtdışında da çalan Uncuoğlu'nun DJ'likten başka "müzik adamlığı" özellikleri de var. Biri Divan isimli grubuyla çıkardığı, etnik, oryantal ve modern ritimlerin birleştiği "Orient Expressions" isimli albüm. Ayrıca Sertab Erener'den İbrahim Tatlıses'e birçok sanatçının şarkılarının remiksleri de onun. Hemen bir örnek; Tatlıses'in "Aramam" remiksini hatırlayabilirsiniz.
DJ Tarkan ise en gençleri. DJ'liğe 1995'te başladı. Şu anda ise yaptığı şarkı, "Siberian Son-Dogma" yurtdışındaki birçok kulüpte çalınıyor, listelerde üst sıralara yükseliyor.

"Tuvalet molası en çok 7 dakika"
Bu nasıl bir maraton? Yani tuvalete gitme izniniz var mı? Ara verebilecek misiniz?
Birol Giray: Ara vermek yok. Tuvalete gideriz tabii ama bir şarkı boyunca ancak.
Murat Uncuoğlu: Yani en fazla yedi dakika müziğin başından ayrılabiliriz.

Size eşlik edenler olacak mı?
Birol G.: İstanbul'da Funky C olacak benimle birlikte. Ankara'da Murat Uncuoğlu'yla perküsyoncular olacak. İzmir'de Tarkan'la beraber dansçılar olacak.

Sizce insanlar orada siz bitirene kadar kalacak mı?
Birol G.: Ben üç yerde de seyircinin bizi bırakacağını zannetmiyorum. Aksine esas saat sabah 3'ten sonra başlayacağını düşünüyorum. Onlar da sonuna kadar bizimle kalacaktır.

10 saatlik bir performans için özel kıyafetleriniz olacak mı?
Birol G.: 10 saat uzun bir zaman. Ben çok terliyorum çalarken. Tişörtle başlayıp atlete geçerim herhalde. Sonra atlet bile kalmayabilir.
Tarkan Örs: Bence ayakkabılar, ayakların rahatlığı çok önemli olacak. 10 saat ayakta olacağız. Ben belki de ayakkabısız başlayacağım.
Murat U.: Bence ter falan önemli değil. Eve gidip duşa giriyorsunuz nasıl olsa. Hafta sonu Barcelona'daydım, bir kulübe gittik. İçeride 4 bin kişi var, nefes alamıyorsun ama herkes kendi dünyasında. Bizde kimseyi öyle bir yere sokamazsın. "İnsanlar terliyor, bana değmesin" derler.
Birol G.: Clubbing bu zaten. Sizin teriniz, başkasının teri. Bu terleri paylaşacaksınız, başka yolu yok. Yoksa yemeğe gidin ailenizle.



"Artık sap gibi duranlar azaldı"
Türkiye'nin elektronik müzikte, eğlencede, DJ'likte durumu ne?
Tarkan Ö.: Gelen yabancı sayısı, organizasyon sayısı olarak baktığınız zaman Türkiye, özellikle İstanbul Avrupa'da artık ilk üçün, beşin içine girdi diyebiliriz.
Murat U.: Ama yine problemler var.
Birol G.: Evet, burada bir mekana gidildiğinde bizim insanımız çok yakın bir zamana kadar kasılmalar yaşıyordu. Kendini izole edip dans edenleri de parmakla gösteriyorlardı. Allahtan son 6-7 sene içinde müziğe konsantre olabilmelerini sağladık.
Murat U.: Artık sap gibi duranlar bitiyor.



"DJ yapılanı beğenmedi kendi müziğini yarattı"
Siz sadece müzik çalmıyor yapıyorsunuz da...
Birol G.: Eskiden iyi bir kulüpte çalışabilmek önemliydi. Zaten onlar alıyordu plağı. Sen onların müziğini çalıyordun. Şimdi sen müziği yapıyorsun, onlar kullanıyor. Bu house müzikler falan nasıl çıktı ortaya... DJ müzik çalacaktı ve yapılanı beğenmeyince kendi yaptı.
Murat U.: Ben eski prodüktörlere çok kızıyorum. Türk müziğini hiçbir yere getirmediler. Yonca Evcimik'in "Abone"sinden sonra olay bitti. "Aa, bu satıyor" dediler. Aynen devam ettiler.
Birol G.: Türkiye'deki plakçıların en büyük amacı Ulus'ta ev almak.

Bu işten para kazanılıyor mu?
Murat U.: Dünyayla karşılaştırdığınızda hiçbir şey kazanmıyoruz. Dünyada en iyiler gecede 35-40 bin dolar alabiliyor.
Birol G.: Efsaneler 60 bin dolara çıkıyor.

Bizde durum ne? 3 bin dolar mı en iyi DJ'in alacağı para?
Birol G.: 3 bin iyi para mesela.

Bu 10 saat için mönü farklı mı? Çalacağınız şarkılar değişik mi?
Tarkan Ö.: Öncekilere, 2-3 saatlik performanslara göre çok daha geniş bir set olacağı kesin. Ama genel olarak o set çalanın kafasında oluyor. Atmosfere göre, karşınızdakilere göre değişiyor, çalınıyor. Benim gecem yavaş başlayacak. Sonra hızlanacak ve ses de artacak. Gece 12'den sonra sabah 3-4 eğlencenin en çok olacağı saattir. Ben yaklaşık sabah 4'ten, 5'ten sonra, daha derin şeyler çalmayı düşünüyorum.





CUMARTESİ
"Türkiye beni beğensin isterim"
Üç büyük şehirde 10 saatlik müzik maratonu
"Türk erkeği sapına kadar otoseksüeldir"
İki ustadan oyunculuk dersi
Şehir Tiyatroları perdelerini açıyor
En moda En yeni





Cengiz Eren
İlke Gürsoy
DONATELLA PİATTİ
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Yalvaç URAL

© 2005 Milliyet