Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir ısırık almaz mıydınız?

Havva ile Adem'in zehirli elmayı yiyerek cennetten kovulmalarını konu alan "yaratılış" hikayesini "Genesis 3" isimli projesiyle sorgulayan, sorgulatan Hollandalı sanatçı Anne Verhojisen katılımcılara bir de elma ikram ediyor...

YAPRAK ARAS
yapraka@milliyet.com.tr

Hollandalı sanatçı Anne Verhojisen geçtiğimiz hafta İstanbul'daydı. "Genesis 3" isimli projesiyle Tevrat, İncil ve Kuran'da yer alan yaratılış hikayesini irdeleyen sanatçı, Hollanda'nın çeşitli şehirleri, Hawaii, Saraybosna, Roma ve Letonya'dan sonra İstanbul'daki Türklere de "Havva bir ısırık alarak dünyayı değiştirdi; siz ne yapacaksınız?" diye sordu. Kolektif'in öncülüğünde Taksim'de kurulan bir çadırda Mukadder Cankoçak, Niyaz Diker, Bilge Seçkin Çetinkaya ve İlkay Yılmaz tam altı saat boyunca 150 kişiye Verhojisen'in sorularını sordu. İstanbul ve diğer ülkelerde yapılan görüşmelerden bir seçki, Atlas Pasajı'nda kurulan monitörlerle de izlenebiliyor.
2001'de başladığı projeyi gelecek yıl tamamlamayı düşünen sanatçı, İstanbul'u da projesine katma sebebini buradaki çokkültürlülükle açıklıyor.

Nereden geldi aklınıza yaratılışla ilgili bir proje yapma fikri?
Sıkı bir Katolik olarak yetiştirildim. Yaratılış öyküsüyle büyüdüm ve Havva'nın çok kötü biri olduğu öğretildi bana. Ama büyüdükçe farklı düşünmeye başladım. Ayrıca elmaları da çok seviyordum. Bunu da projemde kullanmak istedim.

Nedir projenin amacı?
Proje, Havva'nın rolüyle ilgili. "Yanlış olanı" tekrar yorumlamak ve insanların bu hikayeyle ilgili kendi düşüncelerini öğrenmek istedim. Benim için bu hikaye bir peri masalı gibi. Tevrat'ta başlayan, İncil'le devam eden ve sonunda da Kuran'da yer alan... Kimse buna inanmak zorunda değil, kendileri de yorumlayabilir ve bundan ayrı bir hikaye çıkarabilirler.

Ne yapıyorsunuz tam olarak?
Üç soru soruyorum. Bu hikayeyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Siz bu hikayede hangi rolde olmak isterdiniz? Adem, Havva, Tanrı, Şeytan, yılan ve elmadan birini seçiyorlar. Ve son olarak bir elma ikram edip yiyip yemeyeceklerini soruyorum.

Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Müslümanlar rahatsız oluyor. "Bu hikaye tartışılamaz" diyorlar.

"Ben elmayı yerdim"

Kültürler arasındaki farkı da ortaya koyuyorsunuz. Ne gibi değişiklikler var?
Hollanda, Hawaii ve Letonya'da herkes cevap verdi. Projeye Amsterdam'da başladım. Herkes elmayı yemeyi tercih etti ama Amsterdam'da kimse Tanrı olmak istemedi. Sonra Hawaii'ye gittim ve orada şoke oldum çünkü herkes Tanrı olmak istiyordu. Buna rağmen elmayı yemediler. Saraybosna'da bir şeyleri değiştirebilmek adına Tanrı olmak istediler. Bu, güç istedikleri anlamına geliyor. Türkiye'de de Tanrı olmak isteyenler oldu. Ama çocuklar her yerde Tanrı olmayı seçti.

İstanbul'da başınıza ilginç bir şey geldi mi?
Pavyondaki kameraları görünce Türklerin kaçacağını zannediyordum. Ama bir tekinin bile kameralarla sorunu olmadı. Bir de elinde Kuran olan bir adam geldi, Tevrat ve İncil'deki yaratılış hikayelerinin yanlış olduğunu, doğrusunun Kuran'da yazılı olduğunu anlattı. Orada bulunanlarla tartıştı.

Şimdiye kadar kaç kişiyle görüştünüz?
Sokakta ve pavyonlarda konuştuklarım 1500'ün üzerindedir. www.genesis3.org adresindeki web siteme girip aynı soruları yanıtlayabiliyorsunuz.

Sıradaki durak neresi?
Belki İsrail. Projeyi temmuz da Amsterdam'ın en eski kilisesinde sunacağım. Kilise genelevleriyle meşhur Red Light bölgesinde. Orada "çalışan" kadınlar performansımda yer alacak ve elmayı sunacak.

Peki siz bu hikayede kim olmak isterdiniz?
Ben bazen yılan, bazen Havva, bazen de Tanrı olmak isterdim. Ama elmayı kesinlikle yerdim.





PAZAR
"Gözlerimiz birbirimizden başkasını görmedi"
"Ayvansaray tıpkı Prag gibi olacak"
"Hayat haşlanmış sebze ile geçmez"
Bir ısırık almaz mıydınız?
Ünlü fareler açık artırmada
Kafka'nın dayısının oğlu!
Tüm zamanların metalcileri
Maarifliler 50'nci yıllarını kutluyor
Akdenizliler saç bakımına daha çok önem veriyor
"Çocuklar tutarlılığı sever"
"İspanyol mutfağı gittikçe ünleniyor"
Şimdi Ayvalık'a gitme vakti
Tutulma mevsimi yaklaşıyor
"Eşkili çorba"ya bayıldım
Gitarın sessiz virtüözü
Venedik'te kongre
Her derde deva
Ha bu diyar...
Dev bir yazarın sevgiyle örülmüş anıları
Likörler yenilendi





R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet