Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Çocuklar tutarlılığı sever"

AYŞEGÜL AYDOĞAN
aaydogan@milliyet.com.tr

Yenidoğan bir bebeğin anne ve babasıysanız zaten bilirsiniz... Eğer henüz anne-baba olmadıysanız da çevrenizde pek çok kişide görmeniz mümkündür. Çiçeği burnunda ebeveynlerin minik bebeklerini büyütürken yaşadığı en önemli endişelerden biri doğru bilgiye, doğru kaynağa ulaşmaktan emin olmaktır.
Alanlarında tanınmış, çocuk sağlığı uzmanı Dr. Şule Yazgan ile psikiyatri profesörü Dr. Yankı Yazgan da Milliyet'in 29 kupon karşılığında vereceği "250 Soruda Çocuk Büyütmek" kitabıyla ebeveynleri biraz olsun bu endişelerinden kurtaracak bir yol gösteriyor.
Çocuklarına doğru bir rota vermek isteyen ailelere bir pusula-rehber niteliğinde olacak kitabın önemli bir kısmı, günde onlarca elektronik posta alan Yazganların yer verdiği gerçek sorulardan oluşuyor. Çocuk sağlığı ve gelişimi hakkında en çok merak edilen soruların yanıt bulacağı bu kaynak hakkında Yazgan çifti, sorularımızı yanıtladı...



"Her farklılık anormallik değildir"

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Yankı Yazgan

Anne-babalar bu kitapta çocukla ilgili neler bulacak?
Soruların önemli bir bölümünü, birçok kişinin zaten kendi içgüdüleriyle doğru olarak uyguladığı ama doğruluğunu bir başka yetkili ağızdan duyduğunda içinin rahatlamasına ihtiyaç duyduğu konular oluşturuyor. Kitapta okuyucular, doğumdan 5 yaşına kadarki dönemde aşılan gelişim basamaklarına, sağlık sorunlarına, beslenme ve büyümenin en önemli yanlarına, yaşanabilecek olayların çocuk ve aile üzerindeki etkilerine ilişkin 250 soru ve cevap bulacak. Her çocuk için farklı bir hayat çizgisi vardır. Her farklı hayat çizgisinde ortak olan ise, aşılması gereken dönüm noktalarıdır. Her dönüm noktası aşıldıkça çocuğu bir sonraki gelişim durağına taşır. Her gelişim basamağı, her hayat olayı, çocuğunuzun (ve kendinizin) özelliklerini keşfedip, onu daha yakından tanımanız için bir fırsat, aşıldığında çocuğunuzu daha ileriye taşıyan bir basamaktır.

Ortak sorular ve sorunlar

Kitapta herkesin ortak dile getirdiği sorunlar ve çözümleri var...
Doğru. Herkesin kendisine yönelik bir şeyler bulabileceği tipte soruları seçmeye gayret ettik. Soruların cevaplarını oluştururken çok farklı aileler çok farklı sosyal ortamlar ve çok farklı özellikler taşısalar bile, çocuklar ve ailelerin bu sorulardaki cevaplarda kendilerine hitap eden ortak bir yön bulabilmelerini amaçladık. Türkiye'nin dört bir köşesinde, aklınıza gelebilecek her yerde ve herkesten değişik sorularla karşılaştık. Bütün soruların ortak bir yanı var: İnsanlarımız çocuklarını, kendini, sevdiklerini ve hayatını daha iyi anlamak ve tanımak, daha iyileştirmek istiyor. Özellikle ruh sağlığına ilişkin olan bazı soru/cevaplar, kültüre ve hayat felsefesine göre farklı değerlendirilebilir.

"Doyurucu ilişki kurmalı"

0-5 yaş çocuğunun gelişiminde anahtar rol oynayan faktörler nedir?
Çocuğun ruhsal ve fiziksel dünyası birbirinden ayrı değil. İkisi paralel gelişen, birbirini besleyen sistemler. En önemli faktörlerin başında çevresindekilerle, başta anne-babası olmak üzere, çocuğun iyi ve doyurucu bir ilişki kurmasıdır. Bu ilişki önce anne-babayla başlar, daha sonra kardeşler bu sürece katılır, daha sonra arkadaşlar ve daha dışındaki diğer yetişkinler dahil olur. Ama hepsindeki ortak nokta, gerek bireysel gerek grupla ilişkinin öğrenilmesidir.

Bu dönemde bir temel atılıyor. Erişkinliğe ulaştığında bu temelin ne kadarının 0-5 yaş döneminde atılmış olduğunu görüyoruz?
İnsan kişiliğinin veya kimliğinin gelişiminde tabii birçok dönemde değişik katkılar var. Fakat bununla ilgili özellikle ilişki kurma tarzı, insan ilişkilerindeki güvenlilik, sevebilme ve bağlanabilme kapasitesinin önemli bir bölümünün 0-5 yaş arasında oluştuğunu biliyoruz. Tabii bununla ilgili bu satırları okuyanların, 5 yaşından büyük çocukları olanların bir telaşa kapılmalarına gerek yok. Hayat her zaman insana ikinci bir fırsatı verebiliyor. İkinci fırsat 11-15 yaş arasında insanların eline geçebiliyor.

"Ödül ve ceza sistemine önemli bir yer verdik"


Çocukluğun ilk yıllarına insan hayatının en önemli, çok kritik dönemlerinden biri diyebiliriz.
Evet. Kitaptaki sorulara dikkat edildiğinde görülecek olan iletişim ve ilişki kurma altyapısında rolü olan durumlar, örneğin dil gelişimi üzerinde duruyoruz. Çünkü dil, ilişki kurmanın en ileri aracıdır. Konuşabildiğimiz ölçüde ilişki kuruyoruz. Başka önemli bir bölümü oyuna ayırdık kitapta. Oyunlar, oyuncaklar çocukların dünyayı tanımakta, keşfetmekte kullandıkları çok temel bir yöntemdir. Yine birçok anne-babadan duyduğumuz sınırlar, sınır koyma, çocuğun hayatını bir düzene sokma, ödül ve ceza sistemi hakkında önemli bir yer verdik.

0-5 yaş grubundaki çocuklarda en sık rastladığınız sorunlar neler?
Genel olarak hiperaktivite olarak adlandırılan, kendini kontrol becerilerinin yeterince gelişmemiş olduğu durumlar. Bu küçük çocuklarda davranış sorunlarına, tehlikeli davranışların çoğalmasına yol açıyor. Ancak bu tür davranış gösteren her çocuğun hiperaktivite bozukluğu tanısı taşımadığını biliyoruz. Bütün davranış sorunları için genel olarak söylenecek şey, çocuğun gelişimine ne kadar engel oluyor meselesi. Dil gelişimine
engel olan düzeyde bir aşırı hareketlilik varsa, çocuk 3 yaşında bile olsa bir problem olarak kabul edip "Bu yaşta böyle olur" diyemeyiz. Çocuğun gelişimine, arkadaşlarıyla ailesiyle toplumsal uyumuna, birlikteliğine engel oluyorsa bu bir problemdir. Ama onun dışındaysa bir farklılıktır. Çocuğun gelişimindeki bir farklılığın hangi noktada bir problem sayılacağını anne-babalar bu kitaptan öğrenebilecekler.

"0-5 yaş arası çok önemli bir dönem"

Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Şule Yazgan

0-5 yaş arası dönemin insan hayatındaki önemi nedir, ne ifade eder?
Hayatın başlangıcı olan, kişilik dışında pek çok şeyin oluştuğu -alışkanlıklar, kendini güvende hissetme gibi- çok önemli bir dönem 0-5 yaş. Özellikle de o dönemde hastalıklara maruz kalıyorlar. Eğer daha az hastalıkla bu dönemi geçirirlerse sonraki dönemlerine daha şanslı giriyorlar.

İlk yıllarda neler belirleyici oluyor?
Özellikle ilk iki yıl içinde geçirilen hastalıklar, iyi beslenememe, çok sık hastalanma çocukların fiziksel gelişimlerini etkileyebiliyor. Örneğin bodurluk daha çok, ilk iki yıl içinde sık geçirilmiş olan enfeksiyonlar, ishaller, iyi bakılamama ve iyi beslenememe nedeniyle ortaya çıkıyor. Ve önlenebilecek bir şey bu. Bunun dışında çocuklar için ilk birkaç yıl içinde tutarlılık çok önemli. Bir şey gerekiyorsa çocuğun hayatında, bu da tutarlılıktır. Çocuklar tutarlılıktan hoşlanır.

"İnek sütünü ilk 12 ay önermeyiz"

Kitapta anne sütü özel bir önemle vurgulanıyor. Anne sütü bebeğin en önemli yaşam garantilerinden biri diyebilir miyiz?
Çocuklar için de, anne adayı için de anne sütü çok önemli. Çünkü anne sütünün nasıl verileceğini, nasıl emzirileceğini bilmek gerekiyor. Ülkemizde durum gelişmiş ülkelere göre biraz farklı. Geçmişte bir dönem mamalara yönelme oldu. Son 20 yıldır önemi tekrar anlaşıldığı için anne sütüne geri dönüldü. Ükemizde de böyle olması gerekiyor. Türkiye'de ilk başta mamayla başlasalar dahi, mama ücretleri çok fazla olduğu için bir süre sonra inek sütüne dönüyorlar. Bu da çocukta alerjilere, büyüme problemlerine ve ishallere neden oluyor. Zaten inek sütünü ilk 12 ay kesinlikle önermiyoruz. 0-1 yaş arasındaki ishalden kaynaklanan ölümleri engelleyebilmenin en iyi yolu, anne sütüyle çocukları beslemektir.

Anne sütüyle beslenen çocukların diğerlerinden farkı ya da üstünlüğü nedir?
Uzun vadede düşünürseniz anne sütünün beyin gelişimi ve görmenin gelişiminde özellikle ilk iki yıl içinde çok büyük önemi var. Çünkü anne sütünde beyin yapılanmasını sağlayan, gözde görme keskinliğini artırıcı maddeler yoğun biçimde bulunuyor.

Kitapta emzirmenin püf noktaları gibi yol gösterici bilgilere, ipuçlarına da yer veriyorsunuz...
Anne sütü konusunda herkes çok istekli olsa da devam ettirme konusunda zorlanıyor. Annelerin yüzde 95'i ilk 6 ay sadece anne sütü vermek istediğini söylüyor ama 6 aya kadar bunu başaranların oranı yüzde 10'un altında kalıyor.

"Aynı çözüm her aileye uymaz"

Bu kitabı okuyan ebeveynler bir şeyleri değiştirme gereği duyacak mı?
Çocuğun motor gelişimi konusunda yaygın bazı inançlar ve önyargılar var. Onları kırmaya çalışıyoruz. Bunlardan biri çocuklara kundak yapılması. Bu durum kalça çıkıklarına yol açıyor. Bir diğeri, destekli de olsa oturtmayın kuyruk sokumu bozulur, beli eğrilir, aman ayakları bastırmayın bacakları yamulur gibi. Bu da çocukların sadece sırtüstü yatırılmaları gibi uygulamalara yol açıyor. Çocuk bütün gün yattığında normalde kazanması gereken gelişimsel aşamaları kazanmakta gecikebiliyor. Çünkü fırsat verilmemiş oluyor.

Kitapta gerçek sorular da var...
Bu kitabı hazırlarken çoğu gerçek soruları baz aldık. Fakat bunlar her zaman yüzde 100 bütün toplumu yansıtmayabilir. Her ailenin farklı bir yapısı var ve kendi çocuğuna bakışı farklı. Bu nedenle herkesin kendi stilini iyi kötü bulması lazım. Aynı çözüm her aileye uygun olmayabilir. Anne-babanın kişilikleri değiştikçe çocuğa yaklaşım da değişir.

PAZAR
"Gözlerimiz birbirimizden başkasını görmedi"
"Ayvansaray tıpkı Prag gibi olacak"
"Hayat haşlanmış sebze ile geçmez"
Bir ısırık almaz mıydınız?
Ünlü fareler açık artırmada
Kafka'nın dayısının oğlu!
Tüm zamanların metalcileri
Maarifliler 50'nci yıllarını kutluyor
Akdenizliler saç bakımına daha çok önem veriyor
"Çocuklar tutarlılığı sever"
"İspanyol mutfağı gittikçe ünleniyor"
Şimdi Ayvalık'a gitme vakti
Tutulma mevsimi yaklaşıyor
"Eşkili çorba"ya bayıldım
Gitarın sessiz virtüözü
Venedik'te kongre
Her derde deva
Ha bu diyar...
Dev bir yazarın sevgiyle örülmüş anıları
Likörler yenilendi





R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet