Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hamarat firma - 2


Fom Grup adlı şirketin, kuruluşunun üzerinden daha 1 yıl geçmediği halde üst üste projeler aldığını, Süleymaniye, Sultanahmet, Eminönü, Beyazıt, Fatih, Aksaray, Nuruosmaniye, Piyale Paşa, Mihrimah Sultan gibi en büyük camilerin onarım projelerinin bu firmaya verildiğini yazmıştık. Vakıflar Genel Müdürlüğü bir yanıt gönderdi. Yanıtta FOM Grup'un yeni teknikler kullandığı, Prof. Dr. Mete Ünal danışmanlığında yaklaşık 35 kişilik uzman grupla çalıştığı belirtiliyor ve deniyor ki:
- Projelere Vakıflar Bankası bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.
- Projeler sponsorluk kapsamında Vakıflar Bankası tarafından yaptırılmaktadır ve bu yüzden ihale kanunu dışındadır.
- Proje bedelleri Koruma Kurulu'nun onayını müteakip Mimarlar Odası tarifeleri ve 2004 yılı Bayındırlık Bakanlığı yapı yaklaşık birim maliyetleri esas alınarak ödenmektedir.
- Fatih Camii ve Külliyesi, Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Nuruosmaniye Camii ve Külliyesi, Aksaray Valide Sultan Camii projeleri hazırlattırılmış olup ilgili Koruma Kurulu'nun onayına sunulmuştur.
- Piyale Paşa Camii röleve, restorasyon ve restitüsyon projeleri ise ilgili Koruma Kurulu'nca onaylanarak onarımına başlanmıştır. Bu açıdan bakıldığında, firmanın yeterli deneyime sahip olduğu düşünülmektedir...
Açıklamadan anlaşılan... 9 büyük proje Fom adlı firmaya - bu şirket henüz hiçbir deneyim ve başarı sergilemeden - ihalesiz verilmiştir. Firmanın iş deneyimine sahip olduğu, zorlama bir yorumla, Piyale Paşa Camii projesinin Koruma Kurulu'nca onaylanmasına bakılarak söyleniyor.
Türkiye'de bu işi yapacak onca deneyimli firma var. Ödemeyi Vakıflar Bankası da yapsa para devletin ve halkın. Bir ihale açılması ve işin en deneyimli, en hesaplı firmalara verilmesi gerekirdi. Tüm işlerin deneyimsiz firmaya yığılmasının mantıklı sebebi yok. Bir özel ilişki ve kayırmacılık kuşkusu var... Size de öyle gelmiyor mu?

Sami Ofer, ilginç gözlüğünü "güneş ışığı hassasiyeti" nedeniyle takıyormuş.
Türkiye'deki parlak imkânlar gözünü kamaştırdığı için de olabilir...
Haldun Ertem

En yakın cami!
Milliyet'in dünkü birinci sayfasında haber: "Parka cami tartışmasında ölçü kaçıyor... Belediyenin cami yapmak istediği Göztepe Parkı'na en yakın cami Başbakan Erdoğan'a göre 4.5 kilometre, Başkan Kadir Topbaş'a göre 1200 metre, Şehir Plancıları Odası'na göre 700 metre...
Baş sayfada bir başka haber:
"Hakkâri zorlu kışa 19 doktorla giriyor. Oysa bu sayının 125 olması lazım"
Okurumuz Hakkı Aydın, tespiti yerine oturtuyor: " Herkes elde mezura en yakın camiyi ölçüyor. Hiç kimse doktorsuzluğa okulsuzluğa bakıp 'En yakın doktor ne uzaklıkta, en yakın okul ne uzaklıkta?' diye sorup çözüm önermiyor..."

Aykut Barka vapuru
Boğaz'da sefer yapan Aykut Barka şehir hatları vapurunun üzerinde kocaman bir yazı:
"Kalbinde yerim yoksa güzelim, önemli değil ben ayakta da giderim"
Görenler yazıya pek anlam veremiyor. Efendim Aykut Barka vapuru sanatçılara ayrıldı... Sanatçılar kısa bir süre vapuru süsleyecek, eserlerini sergileyecekler. Hoş bir girişim. Umarız sergilenen eserler kaldırılmaz, Aykut Barka farklı bir vapur olur.

İsveç Devlet Radyosu'nun Türkçe yayınları, dinleyicilerde psikolojik rahatsızlık yaratabileceği için kaldırılmış.
Biz de, İsveç malı cep telefonlarını psikolojik rahatsızlık yaratabileceği için kullanmayalım!
Akif Kökçe

Konferansa davet
Demagojiler maşallah yağmur gibi... Kanmayalım... Türkiye'de soykırımı savunan kitaplar serbestçe satılıyor. Gazetelerde soykırımı savunanların görüşü yayımlanıyor. Tek yanlı soykırım ayini de serbest... İtiraz edilen nokta, "bilimsel" adı takılan konferansa "soykırım"ı reddeden görüştekilerin çağrılmaması... Ve bu çok bilimsel konferansın bir devlet üniversitesinde yapılmasıydı... Iskalamayalım.. Avrupa ve ABD'deki Ermeni lobileri, soykırım var mıydı, yok muydu tartışması yapmıyor. Onlara göre "soykırım" kesindir. Tartışmaların hedefi Türk kamuoyunu soykırıma ikna etmek, sonra da Türkiye'yi mahkûm etmektir. Türkiye'de resmi görüşün sözcüsü diye küçümsenen kişiler ise, bir tek şey istiyor: Kendi görüşlerini belgelerle ortaya koymak....
Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu dün dedi ki:
- Birkaç ay önce Ali Kırca beni tartışmaya davet etti. Karşıma da Halil Berktay, Etyen Mahçupyan gibi isimleri getirecekti. Ancak gelmediler, program o yüzden iptal edildi.
Halaçoğlu, İstanbul Üniversitesi'nin önümüzdeki mart ayında düzenleyeceği Ermeni konferansına Dadrian, Aras Arasyan, Hilmar Kaiser gibi soykırım iddiasındaki isimlerin davet edilmesini istediğini, Tarih Kurumu'nun 2006 kongresine de bu isimlerin çağrıldığını ekledi. Bilimselilk budur... Diğeri soykrım çığırtkanlığı...

Dik meme
Uzmanlar çok merak edilen bir konuyu daha aydınlattılar, "dik meme"nin boyutlarını açıkladılar. Boyun çukurundan meme ucuna kadar uzaklık 19 - 21 santim olursa o meme dik sayılırmış. Peki en dik meme kimdedir? Sorunun yanıtını dün Mine Kırıkkanat'tan aldık: Erkeklerde...

Amerikalı müsteşar Karen Hughes, "Türklerde gurur var" demiş.
Burada bir tercüme hatası olmalı... Geçmiş zamanı, geniş zaman olarak çevirmişler...

Kültür
Antalya ili Kültür ve Turizm Müdür Vekili İsmail Acar, bir gazetede yer alan açıklamasında, "Ören yerlerinin bekçilerinin bile villalar, apartmanlar diktikleri belirlendi. Bu değirmenin suyu nereden geliyor? Bakanlık üst düzey yetkililerine lüks hediyeler alınmış. Hatta bir müsteşar yardımcısına kadın bile ikram edildiği biliniyor" diyor... Devam ediyor: "Kadın düşmanı değilim. Ama kurumumdaki çalışanların zayıf anından yararlanıp uçkur çözecek kadar da şerefsiz değilim..."
CHP'li Feridun Baloğlu, Kültür Bakanı Koç'a soruyor:
Kendisine kadın ikram edildiği öne sürülen müsteşar yardımcısı kimdir?
Hangi bakanlık üst düzey bakanlık yetkililerine lüks hediyeler alınmıştır?
Kimler kimlerin zayıf anından yararlanmıştır, ne yapmıştır?
Söz konusu yöneticinin tanımlamasıyla kimler "şerefsiz"dir?
Yanıt merak ediliyor.

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Soykırım tartışması
ERMENİ konferansı yapıldı. Sayın Kenan Evren,...
Çetin ALTAN
"Aşağılık duygusu"nun dozu ölçülebilir mi?
Sade Türkiye'nin değil, 5 kıtasıyla dünya kam...
Melih AŞIK
Hamarat firma - 2
Fom Grup adlı şirketin, kuruluşunun üzerinden...
Fikret BİLA
2 Ekim'de iki miting
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki mü...
Hasan CEMAL
Vatan haini!
Kıbrıs'ta devlet gibi düşünmezsen, vatan hain...
Güneri CIVAOĞLU
STAR ve hava sahası
Amerika'nın 3 büyük televizyonu ABC, NBC ve C...
Abbas GÜÇLÜ
Haydi gençler sandık başına (1)
Bayram değil, seyran değil şimdi bu sandık da...
Hurşit GÜNEŞ
Faiz dışı fazla hedefi düşmeli mi?
Uygulanan programın en önemli yanı mali disip...
Nail GÜRELİ
Sağlıklı kent Bursa
Arabanın şoförü, "Demek Bursa bunu da başarır...
Sami KOHEN
'Kırmızı çizgi' kriterleri
AB'nin 3 Ekim'de müzakere sürecinin başlaması...
Hasan PULUR
Haberlerden esinlenerek...
"ERMENİ konferansı"nda konuşan Hırant Dink'in...
Meral TAMER
"Türk Çehov"u Sait Faik'ten, Lovegrove'a...
İngiliz The Guardian gazetesinin hafta sonu e...
Güngör URAS
Medyanın 'can suyu' reklam
Reklamcılar Derneği verilerine göre, 2004 yıl...
Serpil YILMAZ
Konut kredileri asrın olayı
IMF Türkiye'ye yaptığı ziyarette, bankaların ...
M. Ali BİRAND
AP savurganlık yapmamalı…
Avrupa Parlamentosu AB'nin en önemli kurumlar...

© 2005 Milliyet