Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Vatan haini!


Kıbrıs'ta devlet gibi düşünmezsen, vatan haini olursun. Kürt sorununda devlet gibi düşünmezsen, vatan haini olursun.
Ermeni meselesinde devlet gibi düşünmezsen, vatan haini olursun.
Laiklik konusunda devlet gibi düşünmezsen, vatan haini olursun.
Türkiye kadar kolay vatan haini imal eden bir ülkeye rastlamak kolay değildir yeryüzünde...
Kısacası:
Bu ülkenin bütün temel sorunlarında devlet gibi düşünmek zorundasın.
Devletten farklı düşündüğün anda damga hazır:
Vatan haini!
Farklı düşünmek, aykırı düşünmek yasak. Tek tip düşünce üniformasını giyeceksin, yakayı eğer vatan hainliğinden sıyırmak istiyorsan.
Ermeni Konferansı'nı protesto etmek için Bilgi Üniversitesi'nin önünde toplanan kalabalık slogan atıyordu:
"Üniversitelerde hain istemiyoruz!"
Üniversite çatısı altında vatan haini olmak!
Nasıl?
Kıbrıs'ta Annan Planı çerçevesinde çözümden yana çıkarsan...
Kürtler ve kimlik sorunlarını kurcalarsan...
Ermeni soykırımı vardır yoktur itiş kakışında tartışma özgürlüğünü savunursan...
Laiklik ile ilgili olarak İslamcılık ve demokrasi sorunlarını uygarca tartışmaya kalkışırsan...
Damga hazırdır:
Vatan haini!
Üniversiteyi düşünün. Bilgi üretmek için kurulur üniversite. Özgürce bilgi üretilen yerdir üniversite.
Adamlar slogan atıyor:
"Üniversitede hain istemiyoruz!"
Bu nasıl olacak?
Devlet gibi düşünmediğin zaman hain olacaksın! Farklı düşüncelerin özgürce uçuşacağı, bilimsel çalışmaların özgürlük ortamında yürütüleceği mekânlar olan üniversitelere tek tip elbise giydirmeye kalkışmak olacak şey mi?
Ama Türkiye'de olabiliyor.
12 Eylül askeri yönetimi sırasında YÖK bunun için kuruldu. Hainleri üniversitelerden temizlemek için! Elbette o zamandan bu zamana köprülerin altından çok sular aktı.
YÖK de değişti.
Tam olmasa da, YÖK de artık eski YÖK değil.
Günün birinde YÖK'ten yıllar yılı üniversite yönetimlerine giden -ara sıra hâlâ giden- direktiflerin metinleri yayımlandığı zaman kim bilir nasıl güleceğiz.
YÖK'ü ve o zihniyeti, 12 Eylül'ün her taşın altında vatan haini arayan otoriterciliğini savunanların, demokrasi kültürü açısından tarih önünde ne kadar zavallı duruma düşeceklerini hep birlikte göreceğiz.
Ermeni Konferansı, işte bu nedenlerle, gerek akademik özgürlükler, gerekse üniversite nedir, ne değildir fikri açısından çok iyi oldu.
Şimdi İstanbul Üniversitesi de bir Ermeni Konferansı düzenleyecekmiş...
İyi güzel!
Farklı görüş sahiplerini de davet edecekmiş...
İyi güzel!
Böyle platformlar ne kadar çok oluşturulur, dikenli konular ne kadar serbestçe tartışılır ve deşilirse, o kadar iyiye doğru gideriz.
Saldırganlaşmak yerine, burun deliklerimizi kocaman kocaman açarak vatan hainleri, kanı bozuklar diye bağırmak yerine, uygarca konuşabildiğimiz yollarda yürümeyi bir an önce öğrenmeliyiz.
Şunu da öğrenmeliyiz:
Kendimizi karşımızdakinin yerine koyarak düşünebilmek... Karşımızdakinin duygu ve düşünce dünyasına göz atabilmek...
Hiç unutmayın.
Herkesin kendi meşru acıları var!
Tarihte de var, bugün de var.
Bunları karşılıklı olarak ne kadar hissedebilir, bu acıları paylaşmayı ne kadar öğrenebilirsek, daha güzel bir geleceğe doğru yürürüz.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Soykırım tartışması
ERMENİ konferansı yapıldı. Sayın Kenan Evren,...
Çetin ALTAN
"Aşağılık duygusu"nun dozu ölçülebilir mi?
Sade Türkiye'nin değil, 5 kıtasıyla dünya kam...
Melih AŞIK
Hamarat firma - 2
Fom Grup adlı şirketin, kuruluşunun üzerinden...
Fikret BİLA
2 Ekim'de iki miting
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki mü...
Hasan CEMAL
Vatan haini!
Kıbrıs'ta devlet gibi düşünmezsen, vatan hain...
Güneri CIVAOĞLU
STAR ve hava sahası
Amerika'nın 3 büyük televizyonu ABC, NBC ve C...
Abbas GÜÇLÜ
Haydi gençler sandık başına (1)
Bayram değil, seyran değil şimdi bu sandık da...
Hurşit GÜNEŞ
Faiz dışı fazla hedefi düşmeli mi?
Uygulanan programın en önemli yanı mali disip...
Nail GÜRELİ
Sağlıklı kent Bursa
Arabanın şoförü, "Demek Bursa bunu da başarır...
Sami KOHEN
'Kırmızı çizgi' kriterleri
AB'nin 3 Ekim'de müzakere sürecinin başlaması...
Hasan PULUR
Haberlerden esinlenerek...
"ERMENİ konferansı"nda konuşan Hırant Dink'in...
Meral TAMER
"Türk Çehov"u Sait Faik'ten, Lovegrove'a...
İngiliz The Guardian gazetesinin hafta sonu e...
Güngör URAS
Medyanın 'can suyu' reklam
Reklamcılar Derneği verilerine göre, 2004 yıl...
Serpil YILMAZ
Konut kredileri asrın olayı
IMF Türkiye'ye yaptığı ziyarette, bankaların ...
M. Ali BİRAND
AP savurganlık yapmamalı…
Avrupa Parlamentosu AB'nin en önemli kurumlar...

© 2005 Milliyet