Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
STAR ve hava sahası


Amerika'nın 3 büyük televizyonu ABC, NBC ve CBS televizyonlarının öyküsünü anlatan "3 Maymun" kitabından etkileyici birkaç satırı yansıtayım...
NBC hisselerini artık devretmek isteyen büyük hissedar Long Island'ın köklü işadamları için kulübünde konuğuna niyetini şöyle açar: "Sizinle bir arkadaşlığımız yok. Ancak sizi yıllardır takip ediyorum. Karakterli bir işadamısınız. ABD hava sahasını kişisel çıkarlarınız için kullanmayacağınıza inancım nedeniyle televizyondaki hisselerimi satın almanızı size öneriyorum. Çok alıcı çıkar ama ABD hava sahasını onlara yürek rahatlığıyla emanet edemem. Uçuşacak frekansların ABD yararlarına karşı olmaması gerekir. Bunun için sizi seçtim."
Konuğu da ona, "Evet arkadaşlık yapmadık ama ben de sizi uzaktan izliyor ve takdir ediyordum. ABD hava sahasını kişisel çıkarlarım için kullanmayacağıma emin olabilirsiniz" der.
Satırlarda frekans kullanarak ABD hava sahasının kişisel yararlar için kirletilmemesi konuşuluyor... Para ve ödeme şekli değil.
..............
Konu: "STAR TV'nin Doğan Grubu tarafından alınışı..."
Fransızlar, "Gece tavsiye getirir" derler. (La nuit porte conseil)
Bazı duyarlı konuların üzerinden 1 gece geçmesini beklemenin sağduyu gereği olduğunu yansıtan bir söylemdir bu.
Taraflardan biri yazı yazdığım grupsa... Ve bu alım için yorumlar "tekel iddialarına," hatta "Bu iş dördüncü kuvveti aştı" manşetlerine uzanıyorsa, 1 gece geçmesini beklemek, eteklerdeki taşların döküldüğünü görmek gerekti.
...............
Önce "medyada tekelleşme" iddiaları...
Böyle bir iddianın sahipleri hele medyadaki diğer grupların mensupları iseler, kendilerini "yok" hükmünde görüyor olmalılar.
Tekel, "bir alanda üretim yapan tek kurumun olmasıdır."
Türkiye'de televizyon yayıncılığı yapan Ciner Grubu'nun, Çukurova Grubu'nun birden fazla televizyonları var.
Reyting sıralamalarında Kanal D'nin yanı sıra, ilk üçte yer alan onların "majör" televizyonları birer gerçek değil mi?
Ayrıca...
Doğuş Grubu'nun NTV'si, HaberTürk, KanalTürk, Flash TV ve diğer bazı ulusal TV'ler de var.
Bu yayın yelpazesi, "tekel" tanımıyla örtüşmüyor.
................
Televizyonda ortaklık yüzdeleriyle ilgili yasal düzenleme iddiaları ise, bu konudaki hükümlerin iptali nedeniyle pozitif hukukta artık yer almıyor.
................
"Tekelleşme" durumu olmamasına karşın, "rekabet ortamının yara aldığı" iddialarına gelince...
Rekabet Kurulu'nun, daha STAR Grubu'yla ilgili açık artırma öncesi TMSF'ye yazdığı yazı, bu görüşü yansıtmıyor.
Yazıya göre, "açık artırmaya katılacağını bildirmiş olan gruplardan birinin STAR Televizyonu'nu alması halinde hâkimiyet oluşmayacaktır."
Doğan Grubu'nun STAR TV'yi alması incelenirken, RTÜK herhalde bu yazıyı da dikkate almak durumundadır.
................
Hukuk ötesi merceklerden durum böyle... Bir de başka açılardan bakalım...
Doğan Grubu, medyaya "gökten zembille" inmedi. Köklü bir geçmişi var.
En büyük iki gazetesi 50'şer yaşlarını geride bıraktılar.
50 yıl sadece doğum günü pastası üzerindeki mumlar ya da gösterişli kutlama geceleri değildir. 50 yılda Türkiye 3 ihtilal geçirmiştir. Nice burnundan kıl aldırmayan hükümetler gelmiş geçmiştir. Türkiye'yi sarsan ekonomik krizler yaşanmıştır. 50'şer yaşındaki bu iki gazete, iki genel yayın yönetmenini şehit vermiştir.
Ve... En önemlisi... Laik, Atatürkçü, insan haklarına saygılı, demokrat, anayasal çizgiden sapmamıştır. Türkiye'nin, ülkesi ve milletiyle bütünlüğünün savunucusu olmuştur.
Bütün bunlar, Doğan Medya Grubu'nun Anayasası ile saptanmış ve topluma açıklanmıştır. STAR TV de, Doğan Grubu'nda aynı doğrultuda yayın yapacaktır. Yabancı bir alıcıdan hangi referansa sahibiz?
Son söz: Türkiye'nin hava sahası önemlidir.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Soykırım tartışması
ERMENİ konferansı yapıldı. Sayın Kenan Evren,...
Çetin ALTAN
"Aşağılık duygusu"nun dozu ölçülebilir mi?
Sade Türkiye'nin değil, 5 kıtasıyla dünya kam...
Melih AŞIK
Hamarat firma - 2
Fom Grup adlı şirketin, kuruluşunun üzerinden...
Fikret BİLA
2 Ekim'de iki miting
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki mü...
Hasan CEMAL
Vatan haini!
Kıbrıs'ta devlet gibi düşünmezsen, vatan hain...
Güneri CIVAOĞLU
STAR ve hava sahası
Amerika'nın 3 büyük televizyonu ABC, NBC ve C...
Abbas GÜÇLÜ
Haydi gençler sandık başına (1)
Bayram değil, seyran değil şimdi bu sandık da...
Hurşit GÜNEŞ
Faiz dışı fazla hedefi düşmeli mi?
Uygulanan programın en önemli yanı mali disip...
Nail GÜRELİ
Sağlıklı kent Bursa
Arabanın şoförü, "Demek Bursa bunu da başarır...
Sami KOHEN
'Kırmızı çizgi' kriterleri
AB'nin 3 Ekim'de müzakere sürecinin başlaması...
Hasan PULUR
Haberlerden esinlenerek...
"ERMENİ konferansı"nda konuşan Hırant Dink'in...
Meral TAMER
"Türk Çehov"u Sait Faik'ten, Lovegrove'a...
İngiliz The Guardian gazetesinin hafta sonu e...
Güngör URAS
Medyanın 'can suyu' reklam
Reklamcılar Derneği verilerine göre, 2004 yıl...
Serpil YILMAZ
Konut kredileri asrın olayı
IMF Türkiye'ye yaptığı ziyarette, bankaların ...
M. Ali BİRAND
AP savurganlık yapmamalı…
Avrupa Parlamentosu AB'nin en önemli kurumlar...

© 2005 Milliyet