|
Haberlerden esinlenerek...
"ERMENİ konferansı"nda konuşan Hırant Dink'in anlattığı hüzünlü hikâye herkesi üzmüş, gözlerini yaşartmış; haklılar, biz de dinleseydik hüzünlenirdik.
Anlatılan şu...
Türkiye'de doğan, Fransa'ya göç eden bir Ermeni kadın, sık sık Türkiye'ye gelir, Sivas'a, doğduğu köye gidermiş. Bir gün o köyde ölmüş. Kızı, annesinin cenazesini almak için köye gitmiş, köydeki bir ihtiyar, kıza şöyle demiş:
"Sen bilirsin ama, bırak annen burada kalsın, su, çatlağını buldu!"
Hırant Dink'in anlattıkları herkesin gözünü yaşartmış...
* * *
KEŞKE o toplantıya katılanlardan biri de kalkıp, Birinci Cihan Savaş'ında Ruslara esir düşen, Sibirya'ya sürülen, 1917 Sovyet İhtilali'nden sonra Ermeni işgalindeki Erzurum'a kadar gelen Alman askeri Otto Fenşer'in gördüklerini, yaşadıklarını özetleseydi; şöyle dediğini anlatsaydı, okusaydı:
(....) Erzurum'a geldim. Şehir bir harabe halindeydi, camiler tümüyle hamam ve ambara çevrilmişti. (...) Bir akşam üç Ermeni'nin bir Türk kızına alçakça tecavüz ettiklerini gördüm, kızın feryadı üzerine, Ermenilerden biri kızı bıçakla öldürdü. Civarda bulunan polislerden birine koşarak ihbar ettim, polis geldi, öldürülen kızın Türk olduğunu anlayınca küçümseyerek omuzlarını kaldırdı, zararı yok, Türk kızıymış, Türkler tümüyle mahvedilmeli, diye mukabele etti. (...) Civarda bulunan bir Türk köyünün, kaçmaya muvaffak olamayan kadın, çocuk, ihtiyarlarının hepsi Ermeniler tarafından katledilmiş." (x)
Evet, biri de çıkıp konferansta bunları okusaydı, dinleyenler en az Hırant Dink'in anlattığı kadar hüzünlenmez miydi? Gözleri yaşarmaz mıydı?
Biz, hüzünleneceklerini, gözlerinin dolacağını sanıyoruz.
Siz başka türlü mü düşünüyorsunuz?
* * *
HÜRRİYET, Ermeni örgütü ASALA'nın katlettiği 32 Türk diplomatının fotoğraflarını basmış, "Erivan sen de konuş!" diye manşet atmış...
Erivan'a ne hacet, oraya kadar niye gidiyorsunuz? Dolapdere'deki Ermeni konferansında Türklerin soykırım yaptığı kesinleştirilirken(!) bu şehitlerden hiç söz edildi mi acaba?
* * *
FENERBAHÇE-Kayseri maçından sonra Daum konuşurken, "Bu galibiyeti analara armağan ediyoruz" gibi laflar etti.
Allah Allah, ne Anneler Günü, ne de Kadınlar Günü...
Ertesi gün gazetelerde birtakım ipuçları vardı. Fenerbahçeli taraftarlar tribünlere bez afiş ve pankart asmışlar; takım sahaya "Cennet anaların ayakları altındadır" bez afişiyle çıkıyor, tribünlerde pankartlar açılıyor:
"Analar kutsaldır, onlara küfür edilmez... Sizlerin de dahil olmak üzere, tüm anaların ellerinden öperiz."
"Biz ki şehit analarına yıldızları feda ettik,
Biz ki analara saygıdan, küfüre veda ettik."
Bu tepki Beşiktaş seyircisineymiş...
Niye?
* * *
ÇÜNKÜ bir hafta önceki Beşiktaş maçında, Beşiktaşlı bir grup taraftar, şöyle bir afiş açmış:
"Bazı insanlar anıları ile anılır.
Bunlardan Fenerli olanlar, anaları ile anılır."
* * *
AYIP, çirkin!
Beşiktaş'ın başına gelen, Rıza Çalımbay'ın babasının kapıcı olduğunu ima ederek, "Rıza Efendi! İki süt, bir ekmek!" diye pankart asanlara tepki gösteren, hatta o pankartı tribünlerden kaldırtan Fenerlilere böyle demek ayıptır.
Onlar da tepkilerini de "anaları yücelterek" ortaya koymuşlar...
Hiç küfretmeden!
—————-
(x) Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, Sayı:85, Ekim 1985.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|