Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Eylül 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İç kaynaklar yatırım, üretim yerine borca gidiyor


Önce iki rakam vereyim.
(1) Türkiye'de sermaye piyasasının büyüklüğü 266 milyar YTL'ye ulaştı. Bu piyasadaki kaynağın sadece yüzde 11.4'ünü özel sektör kullanıyor. Kaynağın yüzde 88.6'sını, 238 milyar YTL'lik imkânı kamu kesimi faiz ve bono ile sermaye piyasasından emmiş durumda.
Özel sektör sermaye piyasasından aldığı kaynakla yatırım, üretim yapar. Kamu kesimi sermaye piyasasından topladığı para ile iç borcunu döndürür. Faiz öder. Sermaye piyasasındaki kaynakları kamu kesimi emince, yatırım ve üretim yapacaklara para kalmaz.
(2) Bankalarımızın her türlü ekonomik faaliyete tahsis ettikleri kredi 132 milyar YTL. Ama bankalarımızın Hazine tahvil ve bonolarına bağladıkları para 128 milyar YTL.
Bankaların kredileri ekonomide yatırımı, üretimi canlandırır. İstihdamı artırır. Ama bankaların Hazine tahvil ve bonolarına bağladıkları para ile sadece iç borç çevrilir, faiz ödenir.




Kaynakları "Hazine" emiyor
"Yabancı sermaye gelsin de yatırım yapsın" diye bekliyoruz. Ama biz sermaye piyasasındaki imkânların, bankalardaki imkânların nereye gittiğini hiç mi, hiç dikkate almıyoruz.
Önce konuya açıklık getirelim. Sermaye olmadan yatırım yapılmaz ama, sermaye var diye de her türlü yatırım yapılmaz. İç ve dış talebi olan bir mal ve hizmet olacak ki, bu mal ve hizmet rakiplere göre daha ucu üretilecek ki yapılan yatırım işe yarasın.
Ekonomik boyutta yatırımları ve üretimi sadece özkaynak ile gerçekleştirmek güç, hatta imkânsızdır. Bu nedenle yatırım ve üretim yapanlar için kredinin bulunabilirliği ve de fiyatı (faizi/maliyeti) önemlidir.
Serbest piyasa ekonomisi için altyapı hazırlanırken, özel sektörün yatırım ve üretim için sermaye ve kredi bulmasına yardımcı olacak "sistemler/araçlar" da getirildi. Bunlar ile ilgili yasal ve hukuki çerçeve hazırlandı. Bunların çoğu da kullanıldı. Ne idi bu özel sektörün, sermaye toplamasına, borçlanmasına, kredi bulmasına imkân sağlayacak bu "sistemler/araçlar"?

Finansman sistemi çöktü
(1) Hisse senedi ihracı, (2) Tahvil ihracı, (3) Finansman bonosu ihracı, (4) Kâr-zarar ortaklığı belgesi ihracı, (5) Gayrimenkul sertifikası ihracı, (6) İpotekli borç ve irat senedi ihracı, (7) Katılma sertifikası ihracı, (8) Kâra iştirakli tahvil ihracı, (9) Varlığa dayalı bono ihracı, (10) Banka bonosu ve banka garantili bono ihracı.
Özel sektör kuruluşları 1980'li yıllarda bu araçlardan yararlanarak sermaye bulmaya, borçlanmaya başladı. Bunlardan yararlanmayı öğrendi. Ama kriz sonrası bu araçlar unutuldu. Özel sektör sadece "hisse senedi" satarak sermaye piyasasından pay alabilir hale geldi.
Kredi için tek adres banka sistemi oldu. Hisse senedi satışlarının yapısı değişti. Yıllar önce, yeni yatırımların hisse senetleri halka arz edilerek sermaye toplanabilirken bu uygulamaya rastlanamaz oldu. Derken kapasite artışı ve teknoloji yenilemek için hisse senedi ihraç edilirken bu da yapılmaz oldu. Banka kaynaklarının büyük kısmı bonoya, tahvile bağlandı.
Bu gelişmeyi ve gelişme sonunda ortaya çıkan tabloyu normal kabul etmeye başladık...

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa yol ayırımında
AVRUPA Parlamentosu (AP) Türkiye hakkındaki a...
Çetin ALTAN
Kaptan June'un dünyası ve gündemin iğneli fıçısı...
İçinde hâlâ daha çekicilik tılsımının harelen...
Melih AŞIK
'İnkâr kapısı'
Yazar Elif Şafak, Bilgi Üniversitesi'nde düze...
Fikret BİLA
Avrupa Parlamentosu TBMM garantisi istiyor
Avrupa Parlamentosu (AP), dün Türkiye'yle ilg...
Hasan CEMAL
AB'ye: Tadında bırakın artık!
Avrupa Birliği'ne, özellikle bazı üye ülkeler...
Yılmaz ÇETİNER
Ermeni politikacılar ne istiyor?
Genellikle Ermeni tezine yaklaşan bir kısım T...
Güneri CIVAOĞLU
Vakur olmak
Tam üyelik görüşmeleri daha başlamadan AB ile...
Can DÜNDAR
AB yolunda Kaos
3 Ekim kapıya dayandı işte...
Hurşit GÜNEŞ
Uzanların çimento fabrikalarının satışına dikkat!
Hafta başında Uzan grubuna ait Star televizyo...
Doğan HEPER
Ev sahibi-AKP düşman mı?
'KİRACI da, ev sahibi de benim vatandaşım', a...
Semih İDİZ
Huntington ile El Kaide'nin ektiği tohumlar
Reagan yönetiminin Savunma Bakan Yardımcısı F...
Sami KOHEN
Bu da bağlayıcı değil, ama...
AVRUPA Parlamentosu'nun dün kabul ettiği Türk...
Hasan PULUR
İsmail Cem'in "10 Aralık" gecesi...
ESKİ Dışişleri Bakanı, bir zamanlar kapı yold...
Derya SAZAK
AB şartları
3 Ekim'e doğru AB'nin Türkiye'nin üyeliğini '...
Meral TAMER
Okullarda dersler başladı mı?
Benim çocukluğumda haftada 1 gün tatil vardı....
Yaman TÖRÜNER
Yapılacak ilk reform
Doğu Avrupa ülkeleri AB'ye girer girmez, onla...
Güngör URAS
İç kaynaklar yatırım, üretim yerine borca gidiyor
Önce iki rakam vereyim.
M. Ali BİRAND
Türkiye kapıyı vurmamalı
Avrupa Birliği, belki farkında değil ancak, t...

© 2005 Milliyet