|
 |
|
|
Çekmeceleri açalım
Satır Arası / Deniz Sipahi
Zaman zaman sizlerden gelen yorumlara köşemde yer vermeye çalışıyorum. Ali Atilla'nın gönderdiği mesaj gerçekten güzel. Okuyalım.
* * *
"Çekmeceli dolap, üst üste veya alt alta dizilmiş, genellikle açmak ve kapatmak için önünde bir sapı olan, yaşantımızın değişik mekanlarında yayıntıyı ortadan kaldıran, kısıtlı miktarda malzeme alan, kolayca ulaştığımız ve sık kullandığımız bir mobilyadır. Çekmeceler kişisel mobilyalarımızdır ve herkes dolabını kendi ihtiyaçlarına göre düzenlemekte özgürdür. Örneğin, mutfak dolabındaki üst çekmeceye, ev hanımı sık kullandığı kaşık, çatal ve bıçakları koyarken, ofiste üst çekmecede kırtasiye olması yadırganmayacak bir düzendir.
Peki bir entelektüelin çekmecelerinde neler vardır?
Milliyetçilik...
Neredeyse hemen hepsinin üst gözü milliyetçiliğe ayrılmıştır. Çekmecede en sık gözümüze çarpan şey, milliyetçilik duygularımızın istisnasız bütün diğer toplumlardan daha fazla olduğunu gösteren kimlik kartıdır. Kartın altında, 'Vatanını ve devletini en çok seven kişi' yazmaktadır. En alt satırda ise bu kimlik sahibine tanınmış haklar sıralanmaktadır.
Kimse devletini bu kimlik sahibinden çok sevemez. Kartın arkasına baktığımızda, nelerin serbest, nelerin yasak olduğunu gösteren, oklarla işaretlenmiş değişmez, tartışılmaz kurallar hemen fark edilmektedir.
Böbürlenme...
İkinci çekmece çoğunlukla böbürlenmeye ayrılmıştır. Bu, medyanın sık kullandığı bir çekmecedir.
'Dünyanın en', 'Avrupa'da ilk' gibi ibarelerle başlayan, bizden başka kimsenin önemsemediği olay, boyut ve sonuçlar her vesile ile yayınlara profesyonelce serpiştirilmektedir.
Sade vatandaşlar kahve sohbetlerinde bu başarılara bakarak günlük böbürlenme haberlerini birbirleriyle paylaşmaktan gurur duymaktadırlar.
Saldırganlık...
Açıldığında sonuç elde edilmeden kapatılmaması için özel bir kilit sistemine sahip olan saldırganlık çekmecesi, en tehlikeli çekmecedir. Bu kısmen aldığımız Batı eğitiminden gelen çatışma kültüründen, kısmen de asırlar boyu ehlileştiremediğimiz içimizdeki Orta Asya kaplanından kaynaklanmaktadır.
Bu çekmecede en çok rastlanan önerme, hepimizin bildiği 'Asacaksın kardeşim. Asmadan bu işler düzelmez' önermesidir ki, bunun lafta kalmayan somut bir önerme olduğunu hepimiz biliyoruz.
Çıkarlarım...
Çıkarlarım genellikle en altta gözden uzak, muhtemelen önüne bir başka cisim konularak saklanmaya çalışılan bir çekmecedir. Bizim gibi, yüce değerleri olan toplumlarda çıkarlardan bahsetmek tabudur. Çıkarlar hep geride kalmalıdır. Kimsenin 'Ben bu partiye çıkarlarımı daha iyi savunacağı için oy veriyorum' diyemediği bir toplumda yaşıyoruz. Zaten buna gerek de yoktur. Sadece, neden siyasete ilgi duyduğunuz sorulduğunda, 'Vatanımı seviyorum ve vatana hizmet etmek istiyorum. Gerekiyorsa ölürüm' demeniz yeterlidir. Yer darlığından açamadığımız çok çekmece olduğu aşikar. Örneğin, resmi tarih ve altındaki gerçek tarih çekmecesi gibi, kestirmecilik, sahtecilik çekmecesi gibi, sokakları kirletme çekmecesi gibi...
Ne zamanki gerçekleri bütün çıplaklığı ile her yönü ile değerlendirebileceğiz, işte o zaman bazı çekmeceler bir daha açılmamak üzere, gelecek yüz yıllarda arkeologların açıp şaşırarak inceleyeceği güne kadar, mühürlenip kapatılacak.
Bazı yeni çekmeceler yerlerini alacak.
Demokrasi gibi, silahsızlanma gibi...
Ayağı kurşun isabet ettiği için kesilen çocuğun, eline ilk hediye olarak tabanca veren zihniyeti tarihe gömmek gibi... Uyuşturucudan ölen oğlunun cenazesini kendi reklamına çeviren annenin yerinin olmadığı medya çekmecesi gibi..."
Doğru söze ne denir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|