Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 30 Eylül 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gitarın sessiz virtüözü

Sibel Can'dan Sezen Aksu'ya kadar birçok ünlü isme beste veren Bülent Özdemir şimdi kendi albümümün hazırlıkları içinde

londra

Müziğe çocuk denecek yaşta davul çalarak başlamış olsa da en büyük tutkusuydu gitar çalmak. Arkadaşlarıyla birlikte kurdukları Çılgınlar grubunun gitarcısına ait gitarın tellerini değiştirip çalışıyordu geceleri. Baktı ki her gece tel değiştirmek kolay değil, bu kez kalın teller aşağıda olmak üzere gitarı ters çevirerek çalışıp geliştirdi kendini. Ona ait bir tarz olarak bilinen bu çalma biçimi, ilginçlik arayışının değil, solak oluşunun bir sonucuydu. Onu özel kılanın, solak olup da sağ elini kullanan biri için tasarlanmış gitarla müzik yapması olduğu söyleniyor.
Türkiye'ye her yaz tatiline gittiğimde onu bir kez dinlerim. Tek başına bir orkestra eşliğinde çalıyormuş gibi sahneyi ve kulakları doldurur. İzmirli müzisyen Bülent Özdemir'in (uzman olmadığım için anlatılmadığı sürece bilemedim ama) gitarı ters çalması ve enstrümanına hakimiyeti sayesinde, aynı anda ritim, bas, solo, davul ve şarkı duymanız mümkün oluyor.

Dünyada onun gibisi sayılı
Özdemir'in Türkiye'de ciddi bir dinleyici kitlesi var, bestelerini milyonlarca kişi dinliyor ama çoğu onu tanımıyor bile (Laf aramızda, İngiltere'de olsaydı çoktan keşfedilmişti).
Kimine göre Türkiye'nin Carlos Santana'sı o. Türkiye'de Türk popunu yeniden sevdiren, zor beğenenlere bile keyifle dinleten bir besteci, gitar virtüözü. Sezen Aksu'nun "Deli Kızın Türküsü", "Kınalı Kuzum", Aşkın Nur Yengi'nin "Siyah Beyaz", "Uslandım Artık" ve Sibel Can'ın "Lale Devri" gibi şarkılarının bestecisi.
Dünyada bas telleri aşağıda olmak üzere gitar çalan birkaç müzisyenden biri oluşu bile bir haber konusuyken magazin basınının gidip bulamadığı biri olmaktan hiç yakınmıyor. "Herkes tanısa bu kadar rahat yaşayabilir miydim?" diye sorması boşuna değil. Çünkü o, çok bilinen kalabalıklara karışmadan müzik yapabilmenin biraz geride kalmakla mümkün olabileceğine inanıyor.
Herhalde haklı çünkü bu "geride kalış"ın ona uluslararası planda müzik yapabilme fırsatı verdiği de bir gerçek. (ABD'de, Almanya'da caz rock konserleriyle bir hayli beğenilmiş olması, sadece müziğiyle uğraşmasına olanak sağlayan bu "sessizlik"le gerçekleşebilirdi.)

İdeallerini gerçekleştirecek
Engin müzik bilgisi ve geniş yelpazesine rağmen Türk pop müziği çalmayı inatla sürdürüyor. Akrep Nalan'la, Yıldız Tilbe'yle Türk pop müziğini yeniden dinletmeye başladıklarını söyleyişi, bu tür müziğe ne kadar gönül verdiğinin göstergesi. Yıllarca küçümsenen Türk pop müziğinde ciddi ürünlerin çıkabileceğini kanıtlama gibi zorlu bir mücadelesi var Özdemir'in.
Yaşadığı -belki de kimilerine önemsiz gelecek- çok küçük bir olay, ekmek kavgasında, kimsenin canını yakmayan ama yoksulluğa karşı mücadelesinde önemli bir "silah" haline getirdi elindeki gitarı: "Parasız kaldığımda sürekli gittiğim bilardo salonundaki garsonun çayı önüme atar gibi koyuşu çok dokundu bana. Müzik yapıp para kazanmaya o gün karar verdim."
"Artık param var, şimdi ideallerimi gerçekleştireceğim" diyor. "Bugüne kadar hep başkaları için çalıştım, şimdi kendi albümümü hazırlayacağım. Ama bunu da beni seven insanlar için yapacağım. Caz, rock ve Türk sanat müziği üzerinde parçalardan oluşan bir albüm."
Yakından tanıyanların söylediğine göre yapabilir de bunu. Yakında duyacağız muhtemelen. "Dönülmez Akşamın Ufkundayım"ı caz rock olarak dinlemeye hazırlanın.

PAZAR
"Gözlerimiz birbirimizden başkasını görmedi"
"Ayvansaray tıpkı Prag gibi olacak"
"Hayat haşlanmış sebze ile geçmez"
Bir ısırık almaz mıydınız?
Ünlü fareler açık artırmada
Kafka'nın dayısının oğlu!
Tüm zamanların metalcileri
Maarifliler 50'nci yıllarını kutluyor
Akdenizliler saç bakımına daha çok önem veriyor
"Çocuklar tutarlılığı sever"
"İspanyol mutfağı gittikçe ünleniyor"
Şimdi Ayvalık'a gitme vakti
Tutulma mevsimi yaklaşıyor
"Eşkili çorba"ya bayıldım
Gitarın sessiz virtüözü
Venedik'te kongre
Her derde deva
Ha bu diyar...
Dev bir yazarın sevgiyle örülmüş anıları
Likörler yenilendi





R. Hakan Kırkoğlu
Ali Rıza Kardüz
NEVSAL ELEVLİ
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Mehmet Yalçın

© 2005 Milliyet