|
 |
|
|
Fenerbahçe'yle uğraşan çarpılıyor!
YAKAN TOP / Nilay YILMAZ
Bir gün, dertli bir Beşiktaşlı ile mutlu bir Fenerbahçeli sohbet ediyormuş. Bakın neler konuşmuşlar:
B: Bu sene de sezon başında gümledik.
F: Yapacak bir şey yok. Kadro geniş, teknik direktörünüz kadroya hakim olamıyor. Seyirci kendi işiyle uğraşacağına Tahkim'le Federasyon'la uğraşıyor...
B: Kimse sizin kadar bağırmıyor, abartma. Ben bu sene ümitliydim. Oynanan futbol pek zevk vermez; ama maçları kazanırız diye düşünüyordum.
F: Çok zor. İki hafta içinde Galatasaray'ın başına gelecekleri de seyret.
B: Siz şampiyon olacaksınız yani yine.
F: Eee, herhalde.
B: Süpersiniz siz ya!
F: Trabzonspor'da Atay Aktuğ ve Şenol Güneş, Fener'le uğraştı; başlarına gelene bak... Giray Bulak, Ümit'le uğraştı 5 maç ceza aldırdı, başına gelene bak. Beşiktaş, Fener'le uğraştı "Fenerasyon" dedi "tahkim" dedi, başına gelene bak. Uğraşmayın bizle, işinize bakın. Belki o zaman bir şeyler olur...
B: Size dokunanı Allah çarpıyor yani
F: Yok! Futbol dışında işlerle uğraşanları, futbol çarpıyor. Ne dediler: "1 Ailton, 2 Anelka edermiş". Ne dediler: "Appiah'a 8 milyon Euro verilirmiş mi?"...
B: Futbol dışında işlerle uğraşan sizsiniz. Aziz Başkanınız bile öyle dedi. Sonradan "yanlış anlaşıldım" deyip kıvırdı.
F: Ne dediler: "Alex küçük adam, Brezilya milli takımında bile yok." Her maç en az iki penaltımız verilmiyor, Fenerbahçe'yi şampiyon yapmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Stat kapatılıyor, oyuncular 3-5 maç ceza alıyor...
B: Sütten çıkmış ak kaşık mı sanıyorsunuz siz kendinizi?
F: Biz oyunumuza bakıyoruz. Bizim önümüzü kesmeye çalışıyorlar.
B: Ona rağmen akın akın geliyorsunuz yani!
F: Ne oluyor, kim durdurabiliyor? Avrupa'yı da sallayacağız.
B: Merakla bekliyoruz.
F: Bu oyunu oynasın Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nin yıldızı olacağız.
B: Yine fazla havalandınız. Şımardınız. Tipik Fenerbahçeli ruh hali işte. Ben onu bilir, onu söylerim.
Bir futbolcu kendi yarattığı kültürle, kaslarının, duygularının efendisi olabilirse, futbol denen vahşi ormanın da efendisi olur. O taktirde de, ne o ormanın cazip renkli zehirli çiçekleri, ne de parçalamaktan başka bir şey düşünmeyen görünmez düşmanları size bir şey yapabilir.
Bixente Lizarazu
Haberiniz var mı?
Süper Lig'de 2004-2005 sezonunda, futbolcuları kırmızı görmeyen takım olmadı. Toplam 87 kırmızı ve 1246 da sarı kartın gösterildiği 2004-05 sezonunda, 'en centilmen takım' olarak dikkat çeken Denizlispor'da futbolcular yalnızca 1 kırmızı ve 60 sarı kartla cezalandırıldı. Futbolcularına toplam 10 kırmızı, 71 de sarı kart çıkan Beşiktaş ise 'en hırçın' takım olarak dikkat çekti. Geçen sezon bir karşılaşmada en fazla sarı kartı, 8 ile 30. haftadaki Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor maçında Konyasporlu oyuncular gördü.
Maçın Kare Ası
Fenerbahçe'nin PSV Eindhoven'i 3-0 yenmesinin ardından gazete tirajlarının arttığı söyleniyor. Maçla ilgili yorumlardan sizin için Kare As yaptık:
Hulki İlgün (Muhteşemsin Fenerbahçe - Fanatik): Yıllar önce PSV'nin stadına gittiğimde şaşırıp kalmıştım. "Ah be! Bir gün Fenerbahçemiz'in de böyle bir stadı olsa, ortalığın tozunu atarız" demiştim. Cenab-ı Hakkım, Fenerbahçeli ve sevgili kulunum ya, "Al sana muhteşem Saracoğlu Stadı" dedi ve Sarı Kanaryalar'ın PSV'yi bu stadyumun yemyeşil çimlerine gömüp, mağlup ettiğini görmeyi nasip eyledi bana. Binlerce kez şükürler olsun.
Ercan Saatçi (Başarı formülü - Hürriyet): Alex ve Anelka narkossuz bir ameliyat gerçekleştirdiler. Serkan'ın da becerileriyle, ameliyat ağrısız sızısız 3-0 ile mutlu bir şekilde bitti.
Erdoğan Şenay (İşte bu Fenerbahçe - Milliyet): Hesselink'in iki sarı kart sonrası sahadan erken çıkışı ayrı bir avantajdı tabii Sarı - Lacivertli renkler için... Ama ne olacak yani, Avrupa maçlarında hep Fenerbahçe şanssız olmaya mahkum mu yaşayacaktı? Varsın şans biraz da bizim takımlara gülümsesin canım...
Gürcan Bilgiç (Ve tabular yıkıldı - Sabah): Yıllardır bugünleri özlemiş, böyle yazmaya susamışız. Sadece biz değil, oyuncular da susamış. Bu Fener'i kana kana içelim.
Küçük bir tespit
Geldiğinden beri gönderilmeye uğraşılan bir teknik direktör. PSV galibiyetinden sonra ilk defa dün alkışlandı tüm spor camiası tarafından. Bu konu üzerine küçük; ama önemli bir tespitimiz var. Hepsini yazsak, sayfamız yetmeyecekti; o yüzden her sezon şampiyonluğun adayı olarak gösterilen Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor'un başına gelenleri yazmakla yetinmek zorunda kaldık:
2003-2004:
MEDYA: DAUM GiTSİN!!!
Samet Aybaba gitti.
2003-2004:
MEDYA: DAUM GİTSİN!!!
Fatih Terim gitti.
2003-2004:
MEDYA: DAUM GİTSİN!!!
Mircea Lucescu gitti.
2004-2005:
MEDYA: DAUM GiTSİN!!!
Vicente Del Bosque gitti.
2004-2005:
MEDYA: DAUM GiTSiN!!!
Ziya Doğan gitti.
2004-2005:
MEDYA: DAUM GİTSİN!!!
George Hagi gitti.
2005-2006:
MEDYA: DAUM GİTSİN!!!
Şenol Güneş gitti.
2005-2006:
MEDYA: DAUM GITSIN!!!
Rıza Çalımbay gitti-gidiyor.
***
Futbolcu dövmede mi?
Beşiktaş camiasının yetiştirmiş olduğu en iyi hoca Samet Aybaba'dır.
(Sinan Engin - Ve Gool, TV 8)
Kavga etmesinler sonra!
Hadi Alex'ten alalım, golün yarısını Anelka'ya verelim.
(Sabri Ugan - Star)
Sen neymişsin yahu!
Benim sahadaki varlığım Türk futbolunda önemli stoperlerin çıkmasına neden oldu. Beni tutmaya çalışan oyuncuların ortaya çıkmasıyla bir ekol yarattığımı düşünüyorum.
(Hakan Şükür - Sabah)
Tü tü tü tü!
Elemterefiş kem gözlere şiş.
(Hulki İlgün - Fanatik)
Özlü söz 13!
Doğruyu söyle, canımı ye!...
(Ali Sami Alkış - Star)
Şair olsana!
Anelka,
Topla dans etti adeta.
(Sabri Ugan - Star)
Ben de anlamadım Abi!
Sen çok iyi bir form yakaladın Hasan. Samsunspor'a da oynadığın sürece süperdin. Necati'ye de harika bir gol attırdın. Bu öfke neden.
(Turgay Şeren - Akşam)
Ağzından bal damlıyor!
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde gruptan lider çıkar, Fenerbahçe'nin artık Avrupa'nın büyük takımlarından bir farkı yok.
(Ali Şen - Ve Gool, TV 8)
Nasıl gol atılır diye izliyorlarmış!
En çok sinirlendiğim, bir karış boyundaki Jaba'nın nispet yapar gibi kafayla gol atması. Cordoba kalesini boşaltıp tarlaya girdi. Jaba da bomboş kafayı çaktı. Cordoba yok, Jaba'yi marke eden yok, oh oh oh! Bravo doğrusu!
(Sanlı Sarıalioğlu - Vatan)
Tombaladan değil herhalde!
Nerden çıktı bu Alex?
(Turgay Renklikurt - Akşam)
Oooooooo!
Hem Ailton hem de Kleberson, esas sorunları olan uyum ve dil problemini aştıkları zaman bizim için daha büyük güç olacaklar.
(Rıza Çalımbay)
|
|
|

|