Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 30 Eylül 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çantada keklik değil!


Avrupa Birliği, 3 Ekim'in eşiğinde ateşle oynadığının farkında mı?
Bilemiyorum.
Ama son zamanlarda Türk kamuoyunun üstüne üstüne öylesine varılıyor ki, böyle giderse yakın gelecek konusunda ateşle oynandığı söylenebilir.
Avrupa Parlamentosu'nun Ermeni soykırımı diyerek almış olduğu son karar bu açıdan çarpıcı bir örnek. Evet, Türkiye'nin AB üyeliğini 'soykırım önkoşulu'na bağlayan bu karar tavsiye niteliği taşıyor.
Bağlayıcı bir yanı yok.
Ama yine de böyle bir kararla Avrupa Parlamentosu, Türk kamuoyunun ortasına yeni bir dinamit daha fırlatmış oluyor.
Bu dinamitlerin sonu gelmiyor!
Kıbrıs'la ilgili olanı var.
Kürt sorunu ile ilgili olanı var.
Asker ile ilgili olanı var.
NATO'yla ilgili olanı var.
Çeşit çeşit dinamitler!
Her seferinde birini alıp fırlat... Öyle anlaşılıyor ki, Türk kamuoyunu sabır taşı sanıyorlar.
Oysa öyle değil.
Kamuoyu da değil.
Hükümet de değil.
AKP de sabır taşı değil.
Olmadık bir yerde çatlayabilir bu sabır taşı! Avrupa Birliği'nin bu noktayı iyi değerlendirmesinde yarar var.
Özellikle Türkiye'nin Avrupa yolculuğunu içtenlikle destekleyen çevrelerin bu uyarıyı bir kenara özenle not etmeleri gerekiyor.
Yoksa yangın çıkabilir!
Bizden söylemesi...
Türk kamuoyu da çantada keklik sayılıyor AB'ye destek konusunda.
Oysa bu da öyle değil.
Her an değişebilir.
Yine AKP ve hükümet de AB konusunda çantada keklik sayılıyor.
Oysa bu da öyle değil.
Her an her şey olabilir.
Özellikle AKP'nin Meclis Grubu öyle dışarıdan göründüğü kadar iç dayanışma içinde olmayabilir, çatlayabilir. Kıbrıs gibi, Ermeni soykırımı gibi, Kürt sorunu ve PKK gibi milli hassasiyet derecesi yüksek konularda birdenbire geri tepebilir işler...
1 Mart tezkeresini unutmayın!
Irak Savaşı'nın ve Amerika'ya tepkinin hiç beklenmedik bir anda AKP Meclis Grubu'nu nasıl böldüğü henüz belleklerde tazeliğini koruyor. Brüksel'deki 3 Ekim savaşları böyle giderse, yarın öbür gün örneğin Uyum Protokolü parlamentoya geldiği zaman TBMM'de neyin ne olacağı belli olmaz.
AB şunu iyi bilmeli:
Hükümet, AB uğruna ya da AB'deki kimi çevrelerin sandığı gibi asker korkusu yüzünden AB'nin her dediğini sineye çekecek değildir.
Yalnız kamuoyu değil, AKP hükümeti ve milletvekilleri arasında da AB yorgunluğu gitgide daha çok uç veriyor.
Hatta, AB taraftarı beyaz Türk çevrelerinde bile "Yetti artık!" tepkisi kulaklara çalınmaya başladı bile...
Bunlar kritik sinyaller!
AB ne kadar farkında?
Türk kamuoyu 1960'lardan bu yana 'Avrupa projesi'nin arkasında yer aldı. Avrupa hülyası aklından hiç çıkmadı. Ama böyle giderse, Türkiye konusunda AB böylesine bir vizyonsuzluk çukuruna yuvarlanırsa, bazı kanatları, 'ırkçılık'tan 'İslam düşmanlığı'na varan savrulmalar yaşarsa, bu hem AB için hem Türkiye için kötü olur.
Türkiye'de Kızılelma koalisyonu ellerini oğuşturarak 3 Ekim'i bekliyor. Türkiye'yi Avrupa yolundan saptıracak kararların heyecanı içindeler...
Bu fırsatı AB onlara tanıyacak mı?
İhtimal vermiyorum ama...
Yine de tedirginim.
Çünkü AB içinde vizyonsuzluk hiç de yabana atılmayacak bir olgu gibi bazen suyun yüzüne pat diye vurabiliyor.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa bıktırdı artık!
AKP Genel Başkan Yardımcısı Mir Dengir Fırat,...
Çetin ALTAN
AB'ye küsmek, yahut küsmemek...
"Ulus-devlet" modelinin 200 yıldan bu yana do...
Melih AŞIK
İnkâr Kapısı - 2
Amerika'da yaşayan yazar Elif Şafak, Bilgi Ün...
Fikret BİLA
Sağlık Bakanı Akdağ: İnsan nesliyle oynayabilirler
Bilimsel gelişmenin hızı sık sık hukuku gerid...
Hasan CEMAL
Çantada keklik değil!
Avrupa Birliği, 3 Ekim'in eşiğinde ateşle oyn...
Güneri CIVAOĞLU
Mola seçeneği
Çerçeve Belgesi'nin taslağında yer aldığı idd...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenci de borç batağında
Ekonomi, her geçen gün daha iyiye gidiyor ter...
Hurşit GÜNEŞ
Cari açık sorunu nasıl aşılacak?
Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu cari iş...
Faik ÖZTRAK
Kamunun borcunun azaltılması ihtiyacı sürüyor
Uluslararası finans kurumlarının yıllık sonba...
Hasan PULUR
"Kapkaç"ın mizahı...
HANİ "Işığı gören geliyor!" diye bir deyim va...
Derya SAZAK
Suç ve ceza
Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, ...
Meral TAMER
Zapsu: Her işe maydanoz olabiliyorum
Alman Liseliler Kültür ve Eğitim Vakfı ALKEV'...
Güngör URAS
Belarus AB'ye girmedi (Batmadı!)
Beyaz Rusya (Belarus) Avrupa'nın ortasında, R...
M. Ali BİRAND
Bu koşullar bizi korkutmamalı
Şu sıralarda karalar bağlayanlar çoğalıyor.

© 2005 Milliyet