Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 01 Ekim 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek


Avusturya'nın imtiyazlı ortaklık ısrarı, Avrupa Birliği'ni (AB) kilitlemiş görünüyor. Viyana'nın ısrarı nedeniyle AB, çerçeve belgesine nihai şeklini veremiyor. Avusturya, Türkiye için imtiyazlı ortaklıkta diretirken, Hırvatistan'la müzakerelerin açılmasını da istiyor.
Viyana'nın amacı nedir?
En deneyimli diplomatlarımızdan CHP Milletvekili Şükrü Elekdağ, Viyana'nın tutumunu, AB içindeki Türkiye karşıtı cephenin bir taktiği olarak yorumluyor.
Avusturya'nın öncülüğünü ve sözcülüğünü yaptığı Türkiye karşıtı cephenin izlediği taktikle ilgili olarak yaptığı benzetme de şu:
"Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek".

Amaç başka
Elekdağ'a göre Avusturya'nın bu taktiğinin amacı, Türkiye'nin dikkatini "imtiyazlı ortaklık" konusuna çekmek. AB, imtiyazlı ortaklık öngörüsünün Türkiye'nin kırmızı çizgisi olduğunu biliyor. Ankara, bunun çerçeve belgede telaffuzu halinde masaya oturmayacağını açıklamıştı. Şimdi, Viyana imtiyazlı ortaklıkta son ana kadar ısrar edip Ankara'ya "ölümü gösterecek", son anda da vazgeçerek "sıtmaya razı" edecek. Sıtma, çerçeve belgesindeki ağır ve özel koşullar oluyor.
Avusturya bu taktiği başarıya ulaştırırsa, bu arada Hırvatistan'la müzakerenin başlamasını da sağlamaya çalışacak. Elekdağ, Avusturya'nın,Hırvatistan duyarlılığına "din dayanışması" diyor.

İmtiyazlı ortaklık öngörüsü
Şükrü Elekdağ, çerçeve belgesi taslağındaki hükümlerin Türkiye için açıkça telaffuz edilmese bile özünde imtiyazlı ortaklık öngördüğü görüşünde. Çerçeve belgenin taşıdığı koşullar birlikte değerlendirildiğinde ortaya "ikinci sınıf" bir üyelik çıktığını vurguluyor.
Bu yargıya varmasının nedenlerini de şöyle açıklıyor:
Müzakerenin ucu açık, sonuçları garanti edilmiyor. Serbest dolaşım dahil çeşitli alanlarda kalıcı kısıtlamalar öngörüyor. Üye olmasa bile Türkiye'nin AB yapılarına sıkı sıkıya bağlanması öneriliyor. Kıbrıs'ın tümünü temsilen Güney Kıbrıs'ın tanınmasını, Kıbrıs Türkü'nün azınlık olarak Rumlara teslim edilmesini amaçlayan bir süreç öngörülüyor.

Soykırım koşul
Elekdağ, müzakere çerçeve belgesinin Avrupa Parlamentosu'nun (AP) aldığı Ermeni soykırımı koşulunu, Türkiye'nin kabul etmesini de hüküm altına aldığını vurguluyor. Bu konuda Başbakan Erdoğan'ın eksik bilgilendirildiğine dikkat çekerek, belgenin 8. maddesinin AP kararları ve deklarasyonlarını da Türkiye'nin uyması gereken karar ve belgeler olarak tanımladığını belirtiyor. Bu durumda Türkiye açısından Ermeni soykırımını tanıma gibi bir koşulun da metne girmiş olduğuna işaret ediyor.

İki düzlem
CHP'li Şükrü Elekdağ, AB üyeliğinin Türkiye için doğru ve onurlu bir hedef olduğunu vurguladıktan sonra şu öneriyi yapıyor:
Türkiye, bundan sonra AB ile ilişkisini iki düzlemde yürütmelidir. Bunu da AB'ye açıkça söylemelidir.
Birinci düzlem, müktesebat ilişkisidir. Türkiye, AB müktesebatını en iyi şekilde uygulamalıdır. Bunu göstermelidir. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi alanlarında en iyisini yapmalıdır.
İkinci düzlemde ise Kıbrıs, Ege, Lozan bağlamında azınlıklar gibi konularda tam üyelik sözü almadan müzakere etmeyeceğini açıklamalıdır. AB'ye, Helsinki zirvesinde Türkiye'ye verilen sözün tutulup tutulmayacağını açıkça sormalı ve tutulacağına ilişkin güvence aldıktan sonra bu konularda işbirliğine yönelebileceğini belirtmelidir.
AB konusuna başından beri siyasi kimliğinden çok diplomat kimliğiyle yaklaşan Elekdağ'ın önerileri hükümet açısından üzerinde durulmaya değer.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İşte Avrupa bu
AVRUPA konusunda Türkiye bir hayli tecrübeye ...
Çetin ALTAN
Şişirilmiş balonlar, patlamaya başladığında...
Önceki akşam Galatasaray-Tromso maçını NTV ka...
Melih AŞIK
Suç ve ceza!
Haber geçtiğimiz günlerde önce yerel, ardında...
Fikret BİLA
Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek
Avusturya'nın imtiyazlı ortaklık ısrarı, Avru...
Hasan CEMAL
3 Ekim'de büyük resme bakmak!
Evet, ip gergin! Taraflarda endişeli bir bekl...
Güneri CIVAOĞLU
Dönüşü olmayan nehir
Ne olacak bu "AB meselesi?.."
Can DÜNDAR
Biz, siz, onlar...
Fenerbahçe'nin Milan'la oynadığı Şampiyonlar ...
Abbas GÜÇLÜ
Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013)
Her ne kadar fazla bir işe yaramasa da kalkın...
Semih İDİZ
AB ile ilk müzakere edilecek konular belli oldu
3 Ekim'de ne olacağını halen söyleyemiyoruz. ...
Sami KOHEN
Viyana kapıları zorlanırken...
AVUSTURYALILAR Türkiye'nin AB üyeliğini engel...
Hasan PULUR
'Adaletin bu mu dünya?'
SUÇ ve ceza toplumun ikiz kardeşleridir. ...
Derya SAZAK
3. Viyana korkusu
Geriye sayım başladı.
Meral TAMER
Ar - Ge'ye 1 yılda 677 milyar $
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgüt...
Tamer HEPER
Teşhis yanlış
İnanamıyorum, bunu anlamak bu kadar zor mu? İ...
Yaman TÖRÜNER
Türk Maliyesi IMF'nin alt kuruluşu mu?
Mortgage (gayrimenkul kredisi) yasası Meclis ...
Güngör URAS
İstanbul 'sergiler kenti' oldu
İki yılda bir tekrarlanan bir sanat şöleni ol...
M. Ali BİRAND
Dananın kuyruğu Pazartesi kopacak
Avrupa Birliği bu işi iyi yönetemedi.

© 2005 Milliyet