Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 02 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kritik 24 saat

Türkiye'nin kaderi AB'nin Lüksemburg'daki 24 saatlik müzakere maratonunda çiziliyor. Avusturya'nın imtiyazlı ortaklık inadı kırılırsa müzakereler söz verildiği gibi yarın başlayacak

GÜVEN ÖZALP Brüksel


Türkiye'nin 42 yıldır süren Avrupa yolculuğunun kaderi bugün bir kez daha, son dakikada, yoğun, gergin ve yorucu müzakereler sonucunda belli olacak.
Türkiye'nin kaderinin düğümlendiği soru, Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik müzakerelerinin, 17 Aralık 2004'te Brüksel'de yine son dakikada söz verildiği gibi, 3 Ekim'de, yani yarın başlayıp başlamayacağı... Lüksemburg'da bu akşam toplanacak olan AB dışişleri bakanlarının gündeminde, Avusturya engeli yüzünden son dakikaya kalan, "Müzakere Çerçevesi Belgesi'ne nihai şeklinin verilmesi" konusu var. Avusturya, müzakerelerin başlayabilmesi için onaylanması gereken belgeye, "imtiyazlı ortaklık" alternatifini sokmaya çalışırken; Türkiye, tam üyelik dışında bir hedefe gönderme olması halinde müzakerelere başlamayacağını net biçimde ortaya koymuş bulunuyor.

Toplantının ucu açık
Bu akşam Türkiye saatiyle (TSİ) 20.00'de başlayıp yarın akşam TSİ 18.00'e kadar sürmesi planlanan süreçte, AB'de "imtiyazlı ortaklık" ısrarında yalnız kalan Avusturya üzerinde, Dönem Başkanı İngiltere ve diğer üyelerin yoğun baskı kurması bekleniyor. Tartışmanın sonucunu ise Avusturya'nın direnci belirleyecek.
25 AB ülkesinin dışişleri bakanlarının Lüksemburg'da izleyecekleri program şu şekilde belirlendi:
  • 2 EKİM, TSİ 20.00: Bakanlar Lüksemburg'daki ilk temaslarını bir çalışma yemeğinde gerçekleştirecekler. Avusturya'nın tutumuna bağlı olmak kaydıyla bu toplantıda bir ilerleme sağlanabileceği belirtiliyor. Ancak bu ihtimal çok yüksek görülmüyor.
  • 2 EKİM, TSİ 21.30: Bakanlar bir resmi toplantı yapacaklar. İngiltere, bitiş saati açık olan bu toplantıda AB'nin Türkiye konusundaki kararının nihai hale getirilmesini istiyor. Tüm çabalar ise bu toplantıda Avusturya'nın ikna edilmesi üzerine yoğunlaşacak. Toplantı sonrasında bir açıklama yapmak için tüm düzenlemeler yapılacak. Toplantı sonrası bir basın açıklaması bekleniyor.


  • Hırvatistan kilit
  • 3 EKİM, TSİ 10.30: Hırvatistan'ın ele alınacağı Çalışma Grubu toplantısında Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Başsavcısı Carla Del Ponte'nin hazırladığı rapor ele alınacak. AB kaynakları, 2 Ekim'de Türkiye konusu karara bağlanamazsa bu toplantıdan çıkacak sonuç doğrultusunda Avusturya'nın tutumunun netleşebileceğini dile getiriyorlar. Avusturya, Hırvatistan'la gecikmeksizin müzakerelere başlanmasını talep ediyor.
  • 3 EKİM, TSİ 12.00: AB bakanları Türkiye gündemiyle bir kez daha bir araya geliyorlar. 2 Ekim'de uzlaşma olmazsa Türkiye'ye ilişkin karar bu oturumda netleştirilecek.
  • 3 EKİM, TSİ 18.00: Müzakerelere başlama kararının alınması ve Ankara'nın da AB tarafından onaylanan belgeleri müzakerelere başlamak için yeterli bir zemin olarak görüp Lüksemburg'a gelmesi halinde Hükümetlerarası Konferans yapılacak. Bir yanda AB ülkelerinin, diğer yanda Türkiye'nin yer alacağı toplantıda Dönem Başkanı İngiltere'nin Dışişleri Bakanı Jack Straw bir açılış konuşması yapacak. Bunun ardından Türkiye de kendi görüşlerini aktaracak. Bu toplantı en az 10 yıl sürmesi beklenen müzakerelerin başlangıç noktasını oluşturacak. Toplantının ardından taraflar bir basın toplantısı yapacaklar.


  • Analiz
    10'lar 'davetli'ydi, Türkiye değil

    BRÜKSEL Milliyet

    AVRUPA Birliği'nin genişleme sürecinde her aday ülke belli zorluklar yaşadı. AB'nin tüm kurumları belli aşamada aday ülkelerin hoşuna gitmeyecek girişimlerde bulundu ya da bu doğrultuda kararlar aldı. Ancak Türkiye'ye yönelik ton, her zaman diğer ülkelere yönelik olandan daha ağırdı.
    Avrupa Parlamentosu'nun (AP) geçtiğimiz günlerde aldığı kararların benzerleri diğer 10 aday ülke için de alındı. Ancak o ülkelerin içinde bulunduğu ortam ve yaşadıkları sorunların Türkiye'ninkilerden daha hafif olması alınan kararları da Türkiye hakkında alınanlara kıyasla hafifleştirdi. Başka bir deyişle, her ülke "kendi siyasi sorunları boyutunda zorlandı."

    AB'nin yaklaşımı farklı
    Azınlık sorunları, adli sistemdeki sorunlar, yolsuzluk, sınır ihtilafları gibi konular 1 Mayıs 2004'te üye olan 10 üye için alınan kararlarda yer buldu. Hatta Bulgaristan ve Romanya'nın, AB'nin beklentilerini karşılayamadıkları gerekçesiyle, Birlik'e katılımları 2007'ye ertelendi.
    Türkiye ile diğer 10 aday arasındaki en önemli fark ise AB'nin yaklaşımında yatıyor. Bu ülkelerin AB'ye katılımı, "komünizm nedeniyle ayrı düşen Avrupa'nın yeniden birleşmesi" olarak görüldü. Alınan kararların tonu da bu yüzden daha hafifti. Bu ülkelerin katılımı konusunda davet sahibi AB'ydi. Türkiye ise "AB kapılarını zorlayan bir ülke" olarak görüldü ve müzakere sürecinde de böyle görülmesi büyük ihtimal.
    Türkiye'yle diğer 10 ülkeyi birbirinden ayıran bir başka önemli farkı da sürecin sonu oluşturuyor. 2004'te üye olan 10 ülkenin katılımları aşamasında AB ülkelerinin hiçbiri referandum düzenlemedi. Oysa Türkiye daha müzakereye başlamadan Fransa ve Avusturya son aşamada sözü halklarına bırakarak referanduma gideceklerini açıkladı. Bu ülkelere yenilerinin katılma ihtimali de yüksek.




    DÜNYA
    Kritik 24 saat
    Neden Türkiye?
    Solana: Müzakere gününde başlayacak
    Bali'yi terör vurdu: 32 ölü
    Gül: Artık vebal AB'de
    Ankara bu gece uykusuz
    Hedef, ocağa kadar en az bir başlık
    'Soykırım' saatli bomba







     2003 yılında dünyada yaşananlar...

    © 2005 Milliyet