Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir şey anlamadım


Hakem maçı bitiriyor. Kendi sahasında 2-0'dan 4-2 kaybeden binlerce Konya seyircisi takımını alkışlıyor. Aslında maçın özeti burada yatıyor.
Konya takımı ilk yarıda mükemmel oynadı. İki gol buldu, en az iki üç tane kaçırdı. Buna karşılık Fenerbahçe takımının yarım pozisyonu yok. İkinci yarıda Konya biraz daha kontrollü oynadı. Fenerbahçe takımı oyuncu değişiklikleri ile maçı riske ederken, maç kontratak yolu açılan Konya'nın lehine gelişmeye başladı. Ama hem orta, hem de yardımcı hakemin el veya faul olan golü sayması maçın seyrini bir anda değiştirdi. Ve Fenerbahçe bir anda hiç ummadığı bir skor elde etti. Fenerbahçe takımı sezon başından bu yana geriye düşse de çok pozisyon ve gol bulabilen bir takım görüntüsü verdi. İlk kez dün gece maçın gidişatı puan alınamayacağını gösterir cinstendi.
Tabii ki sorular var. Fenerbahçe bu kadar konsantrasyon eksikliği nasıl yaşayabilir? Büyük kulüpler her maça ayrı konsantre olmalı. Teknik olarak soralım; Selçuk, Marco, Appiah maçın hiçbir bölümünde, 0-0 giderken de, 2-0 gerideyken de ceza sahasına hiç ama hiç girmediler. Yani Nobre, Anelka ve Alex'in dışında tehlikeli bölgelere koşu yapan hiç yoktu. İşin enteresan tarafı hücumda olmadıkları gibi, iyi yaptıkları defansif görevlerini de yerine getirmediler. Neredeydiler anlayamadım. Serkan çok yorgun olmasının dışında, çizgi halinde çıkan savunmada ofsaytı bozarak konsantrasyon eksikliği de yaşadığını gördük. Konya takım oyuncularına da bir soru. Hocanız santrfor sokuyor. Tecrübeli takımsınız. 2-1'den sonra havlu atmanın anlamı ne? Tabii ki garip bir gol yemek kolay değil. Ancak bayağı tecrübeli oyunculardan kurulu takımın çabuk toparlaması gerek. Dün ne Daum'un dahiliği, ne oyuncuların bireysel yetenekleri, orta ve yardımcı hakemin hatası ve Konya takımının psikolojik olarak dağılmasıyla gelen üç puan vardı.
Aykut Kocaman, takımı kaybetse de stoperleri bile oyuna sokarak, "ben takımımın futbol oynamasını istiyorum" felsefesinde olan bir hoca kimliği taşıyor.

rdilmen@milliyet.com.tr




SPOR
El feneri: 2-4
Demirören el koydu
Gerets kararsız!
'Derslik bir maçtı'
Ve Halilhodziç tamam
Rüyam gerçek oldu
'Ajan haber verirdi'
Minderde hakem isyanı
Organize suç kuşkusu
DTM'de yarış günü
Avrasya koşuluyor
Rossi 10. kez
Hertha'ya derin darbe
Rovers yükseliyor
Yiğido'ya ev hediyesi: 1-0
Erciyesspor doludizgin: 0-2
Haber turu...
Bir şey anlamadım
Ne maç oldu ama...
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Rıdvan DİLMEN
Bir şey anlamadım
Hakem maçı bitiriyor. Kendi sahasında 2-0'dan...
Erdoğan ŞENAY
Ne maç oldu ama...
Futbol oyunu budur işte... Müthiş bir tempo y...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet