Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 02 Ekim 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Washington izlenimleri
Baklava üstü finans yanında AB sosu

Devlet Bakanı Ali Babacan ve Hazine ekibinin, 24-25 Eylül tarihleri arasında Washington'da katıldığı, Dünya Bankası ve IMF'nin Yıllık Toplantıları'nda hava Türkiye'nin lehine esiyordu ki, "AB çanları" çalmaya başladı.
Washington'daki finans zirvesi,Türkiye'ye ilgisini 3 Ekim'e odakladı. Ekonomiden sorumlu bakan olarak Amerika'daki temaslarını sürdüren Babacan, ekonomiden çok "Başmüzakereci" konumunu kapsayan sorulara muhatap oldu. Babacan ile Washington'da bulunduğu 2 gece de görüşme olanağı buldum. Birincisi gazetemize verdiği özel söyleşi, diğeri basın toplantısı nedeniyle oldu...
Her ikisinde de Babacan saat 23.00'ten önce programını boşaltamadı. 3 Ekim tartışmalarının en yoğun olduğu günlerde, Ankara ya da Brüksel yerine, Washington'da olmanın ağırlığı hissediliyordu. Babacan ekonomi soruları karşısındaki "rahatlığını", "Müzakere Çerçeve Belgesi" sorularında sergilemekte "sıkıntı" çekti; topu Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Gül'e atmayı tercih etti.

Rabobank ilgisi
Türkiye'ye yöneliş; özelleştirme gündemi nedeniyle Ziraat Bankası ve 288 bağımsız çiftçi kooperatifinin merkez bankası gibi çalışan Hollanda bankası Rabobank ile yeni ortaklık anlaşması imzalayan Şekerbank'a odaklandı.
Şekerbank'ın yüzde 51 hissesinin Rabobank'a satışının onaylanmasının ertesinde, Washington'daki toplantılarda karşılaştığım BDDK Başkanı Tevfik Bilgin de, "Resmi heyet içinde değilim" açıklamasını getirdikten sonra, finans çevreleri ile ilgili yorum yapmaktan kaçınırken, Rabobank'ın gelişinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.

3 Ekim krizi olmaz
Babacan'ın "Yabancı sermayenin fonlar kadar, bankacılık sektörüne de ilgisi var" sözlerini destekleyen "hareketlilik", 3 Ekim'in uluslararası çevrelerinde "kriz" algılaması yaratmayacağı yolundaydı.
Citibank, J&P Morgan, Deutsche Bank gibi kuruluşların oturumlarında, Türkiye'ye yatırım yapan yabancı bankaların "Türkiye deneyimlerinden" olumlu söz etmesi, "cazip pazar" yaklaşımını kuvvetlendirdi.
Washington'daki Yıllık Toplantılar'ın klasiği haline gelen, American-Turkish Council (ATC) kahvaltısına sponsor olan Deutsche Bank A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Yardım, "3 Ekim finans çevreleri tarafından satın alındı; bundan böyle olumsuz bir hava doğması durumunda fiyatlarda çok önemli bir düşme beklemiyorum" sözleriyle, "zor viraj" algılaması olmadığı izlenimi verdi.
Yabancılar için "imtiyazlı ortaklık" dayatmasının, düne göre biraz daha kabul edilebilir bir alternatif olmasının da bunda payının olduğunu söylemek gerekir.

Özel bankalar ilgisiz
Washington'daki toplantılarda kamu bankalarının ağırlığı hissedildi. IMF ve DB toplantılarına bu yıl özel bankaların genel müdürleri pek ilgi göstermemişti. Bankalar Birliği Başkanı olması nedeniyle "ev sahibi" konumunda olan İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince'nin yanı sıra, Hakan Ateş'in katılmasıyla Denizbank da genel müdür seviyesinde temsil edildi. Finansbank, Anadolu ve Garanti Bankası genel müdür yardımcıları düzeyinde katıldı. Oysa IMF'nin yarım kalan birinci ve henüz başlamamış ikinci gözden geçirme toplantıları gündemdeydi.
Bankalar Birliği'nin uluslararası finans çevrelerine verdiği yemek, Amerika'daki en eski Türk lokantası, "Nizam's Restaurant" markasını taşıyordu. Sohbetler kadar döner, zeytinyağlı dolma, perde pilavı ve baklavanın yer aldığı mönünün Washington'daki ünü de, yemeğin cazibesini artırıyordu.

TÜSİAD Amerika'da Kıbrıs lobisi yürütecek
Washington'da bir yandan ekonomi çevrelerinin Türkiye'ye desteği, öte yandan da ABD Başkanı Bush'un önemli bürokratlarının Türkiye'ye yaptığı ziyaretlerle "stratejik ortaklık" mesajları yankılandı. Ta ki Washington Times gazetesinde yer alan Frank J. Gaffney imzalı "İslamcı Türkiye'ye Hayır" yazıya kadar. Makaleye ilişkin olarak yapılan ilk yorum, "Çok okunmuyor! Neo-con olarak isimlendirilen yeni-muhafazakâr kanattan. Eski Savunma Bakanı Danışmanı Richard Perle'nin yardımcılığını yaptı. Irak savaşının şahinler kanadını temsil ediyordu. Kurduğu lobi şirketi Türkiye lehine çalıştı. Tayyip Erdoğan'a muhalefet yapıyor."
Türkiye'nin önünü kesecek çevrelerin zamanlaması dikkat çekici. Ancak ABD'nin rolü Türkiye'nin AB'ye giden yolda önüne çıkan engelleri aşmasını sağlamak. Bu konumu iyi değerlendiren TÜSİAD'ın Washington Bürosu Temsilcisi Abdullah Akyüz, "Kıbrıs sorununu tartışmak üzere, Avrupa ve Amerika'dan uzmanların yanı sıra ilk kez Türklerin değil, Kıbrıslıların konuşmacı olduğu bir panel düzenliyoruz" diyor.

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Şaşkolozun bağı var, üzümü yoksa da yaprağı var...
Bektaşi babasına sormuşlar:
Melih AŞIK
Direksiyon Cadısı
Bizim erkekler metroseksüel değil, otoseksüel...
Fikret BİLA
Sezer ve Arınç'ın ortak uyarıları
1 Ekim siyaset dünyasında önemli bir gündür. ...
Hasan CEMAL
Kitabımı boynumda taşıyorum!
Evet, son kitabımı boynumda taşıyorum! Serçe ...
Güneri CIVAOĞLU
Muhabirlik nostaljisi
Metin Toker gibi başlayayım yazıya... "Gazete...
Abbas GÜÇLÜ
Pozitif Eğitim
Bu ismi yakında çok duyacaksınız. Pozitif Eği...
Hasan PULUR
Yumruk üzerine...
ÇAĞDAŞ, Atatürkçü, laik ve demokratik Türkiye...
Derya SAZAK
Trafik işkencesi
İstanbul trafiği 300 yerdeki yol yapım çalışm...
Meral TAMER
Ofer'i bırak, kruvaziyer turizmine bak!
3 yıldır Kanlıca tepelerinde deniz gören bir ...
Tamer HEPER
Yasalar hazırlıksız yapıldı
'Yeni yasaya göre polis bir evde arama yapama...
Serpil YILMAZ
Baklava üstü finans yanında AB sosu
Devlet Bakanı Ali Babacan ve Hazine ekibinin,...

© 2005 Milliyet